Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

DETERMİNİZM = (DETERMİNİSME - MUAYYENİYETÇİLİK)

Zorunsuzluk ve hür iradeyi kabul etmeyip, fizik, ruhî ve ahlâkî bütün olayları bir takım zarurî sebebler zincirinin zaruretle tayin ettiğini iddia eden teori. Bu scbebler zincirine karşı bizim irademizin hiç bir tesiri olmadığı için hadiselerin meydana gelişinde şahsî nüfuzu inkâr eder ve hadiselerin meydana gelişini sebeblerin kuvvetine atfeder. Bu felsefî meslek, bütün hadiseleri hususiyle illiyet kanuniyle izah eder. Determinizm bir şeyin diğer bir şeyle şartlandırılması, bir hadiseyi, onu meydana getiren şartların bütünüyle tayin etmek manâsına da gelir. Objektif rasyonalizmin ulaştığı en tam ve mutlak determinizm örneği Spinoza'nın küilî determinizmidir.
İki türlü determinizm vardır: 1 - Fizik, kimya, biyoloji gibi tecrübî ilimlerde hakim oian tecrübı de­terminizm; buna göre bütün olaylar değişmez bir şekilde muayyen (tayin edilmiş) ve sebebiidir. Bu determinizm belli bir durum ve şartlar topluluğu içinde, hâsıl olacak olayın hâsıl olmamasının imkân­sızlığını kabul eder. Hadiselerin sebeblerini tecrübe dışında ve aşkın olmadığını, ancak hadiselerin kendisinde ve tabiatta mündemiç (immanent) olduğunu ileri sürer. Bu anlayışı ile de tabiatın ve âlemin üs­tünde bir sebebin varlığını, Allah'ı kabul etmez. Determinizm tabiî kanunların küllî oluşunu, değişmez ve düzenli oluşunu gösterir. Bundan dolayı imkân, tesadüf, mucize, muhtar irade diye bir şey kabul et­mez. Bunun için tabiatta ilk sebeb ve mutlak bir başlangıç olamıyacağını iddia eder. Determinizmin zaruret anlayışı da buradan gelir. 2 - Psikolojik determinizm: Bu determinizm insandaki hürriyet ve ihtiyarı inkâr ederek insanın bütün kararlarının verilmiş ve bilinen sebeblerden doğduğunu iddia eder. Yani insanın şu veya bu şekilde hareket etmesi mutlaka şu veya bu sebeblerin neticesi olup irade namında hür ve müstakil bir başlangıç yoktur. Bu­nun için deterministler insanı eşya gibi mütalâa ederler.
Bunlardan başka sosyal, sosyo'oüst. tarhî, biyolojik ve coğrafî determinizm çeşitleri vardır.
Yaklaşık olarak 1820'lerde kullanılmaya başla­nılan «Determinizm» kelimesi başlangıçta bir maki­nenin çalışmasını tam izah için kullanılmıştı. Laplace ve Poisson gibi âlimlerin eserleri, kâinatın da biz­zat bir makine gibi düşünülmesine ve kâinatın mut­lak determinist bir izahına yol açtı. Tabiat ilimlerinin çeşitli dallarında kullanılan determinizm daha çok bir metod olarak kullanılırken, bu metodun bazı ne­ticelerinin fuzülî bir gayretkeşlikle bütün kâinata teşmil edilmesi ile küllî bir determinizm ortaya çıktı ki bu ilme aykırı, metafizik hipotezden öteye geçme­ni,ştir. Buna dogmatik determinizm de denmektedir. Metodik determinizm İlmî araştırmaya rehberlik et­tiği halde, İkincisi sezgiyi ve hürriyeti inkâr ederek mutlak bir önceden tayin ile insânî iradenin kendiliğinden hareket etme imkânına hiç bir fırsat bırak­mamıştır. Bu mutlak determinizme göre kâinat sistematik bir yapıya sahiptir, onun bütün parçaları tıpkı bir makine gibi zarûrî münasebetlerle birbirlerine sımsıkı bağlıdırlar. İnsan bu kâinatın ve ta­biatın bir parçası olarak onun kanunlarına tâbidir, binnetice bütün fiilleri diğer bütün olaylar gibi ön­ceden tayin edilmiştir. İnsanın bütün fiillerinin onu meydana getiren şartlar tarafından tayin edildiğini iddia eden ve dolayısıyla insan hürriyetini ortadan kaldıran bu anlayış, geçen asırda büyük bir buhra­na sebep olmuş, başta E. Boutroux olmak üzere bir çok âlim ve filozof bu küllî determinizme ve meka­nizme cephe alıp, mücadele açmışlardır.
Küllî determinizmin insan hürriyetini inkâr et­mesi neticesinde ahlâk felsefesinde de bazı farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Bunlar şöyle özetlenebilir:

  1. İnsanın arzu ve fiillerinin iç ve dış sebeplerle tayin edilmiş olduğunu, dolayısıyla salt bir irade hür­riyeti olamayacağını müdafaa eden görüş; buna göre: a) Mekanik determinizm, insan iradesi ve fiilî dış âmillerin eseridir, iddiasındadır, b) Sosyal determinizm, insanın arzu ve iradesi her zaman, içinde bu­lunduğu İçtimaî şartlara bağlıdır, bu şartlar iradeyi tayin ederler, iddiasındadır, c) Tarihî determinizm de insanın fiillerini tarihin ve tarihî olayların tayin ve tesbit ettiği iddiasındadır.
  2. İnsanın irade ve fiillerinin iç âmillerin, ben'in ve şahsiyetin mahsulü olduğunu ileri süren anlayış.

Bütün bu görüşlerin kaynağı olarak modern determinizm şu iki iddiaya dayanır: 1) Matematik ilimler tam aklîdirler ve mutlak determinizmin tam ifadesidirler. 2) Matematik ilimler kesin olarak reali­te alemine tatbik edilebilirler.
Bugün artık determinizm, ilim felsefecilerinin ve bilhassa Heisenberg, De Broglie, Von Neumann, F. Perrin gibi fizik âlimlerinin tenkitleriyle sarsılmış ve sınırlandırılmıştır. Bu mânâda o, ölçüiü, kısmî ve izâfîdir. L. de Broglie'nin «Madde ve lşık»ta dediği gibi, fizik determinizmin duvarında genişliği M. Planck sâbitesi ile ölçülebilen bir çatlak meydana gelmiş, bu da onun sınırını ortaya koymuştur. Böylece küllî mekanizmle birlikte küllî determinizm de büyük sarsıntıya uğramıştır.

Georges Gurvitch «Sosyal Determinizmin Çeşitleri ve İnsan Hürlüğü Üzerine Altı Konferans» (İst., 1958, Çev: N. Ş. Kösemihal) adlı eserinde, determinizmin kadercilik, metafizik, deneyüstü, mantıkî ve matematik bir zaruret olmadığını ileri sürer ve kollektif hayatın zorunsuzluk ve kesintilerle do­lu olduğunu, kaderciliğe karşı gelen determinizmin daima zorunsuzluk ve kesikliliğin müdahalesine baş vurduğunu, toplumun kaderi gibi insanın kaderinin de önceden kestirilemiyeceğini söyler.

ilmi determinizm hususunda Paulette Fevrier'nin «Determinisme et Indetermi- nisme, Paris, 1955» adlı eseri ile J. Ullmo'- nun «La Pensee scientifique Moderne, Pa­ris, 1958» isimli kitabına bakılabilir.
Süleyman Hayri BOLAY, Felsefi Doktrinler Sözlüğü, Ötüken yayınları, İstanbul, 1979

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.