Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

EKZİSTANSİYALİZM (EXİSTANSİYALİSME VAROLUŞÇULUK)

Ümitsiz bir pesimizm ile stoacılığın karışımı olan ve âlemin saçma olduğu fikrinden hareket eden bu felsefî meslek, prensip oiarak, realiteyi en soi (Kendinde - Kendi şuuruna sahip olmayan), varlık olarak değil, fakat yalnızca varoluşunun tezahürleri, tesirleri ve neticeleri olarak görmekten ibarettir. Bunu yaparken ne nesnelerin «en soi» ve «pour soi» (Kendi varlığının şuuruna sahip olan, kendisi için varlık) cihetini ayırmağa dikkat eder. Varoluşçuluk, umumiyetle mutlak'ın ve küllî değerlerin inkârına kadar gider. (G. Marcel gibi katolik ekzistansiyalistlerin muhalefetini hariç tutmak lâzım.) İnkâr edilen küllî değerlerin yerine Kudret iradesi (Niçe'de) ka­bul edilmiştir. Fakat onu esas karakterize eden husus, bir aksiyon arzusu, kör bir varoluş iradesi'dir. Ekzistansiyalizme göre, varlık, şu tek tek var olmakta olan fertlerdir.
Ekzistansiyalizm Fransa'da ve Almanya'da değişik anlayışta filozoflar tarafından temsil edilmiştir. Fransa'da J. P. Sartre, A. Camus ve S. de Benuvoir romanlar ve tiyatro eserleri vasıtasiyle felsefî görüşlerini geniş kitlelere yayma imkânı bulmuşlardır. Bunların ekzistansiyalist anlayışı samimî ve şiddetli bir karamsarlık (pesimizm) - ki bu, Şopenhavr ve Ni- çe'den gelen bir tesirdir - karakterize eder. Bu anlayış, dünyaya hâkim olduğunu söyledikleri saçma­lık karşısında muasır gençliğin yalnızlık, bunalım ve ümitsizlikten doğan hislerinin felsefî bir üslûb içinde açığa vurulmasıdır. Bu bunalım daima istikrarsızlığın hissedildiği ibtilâ halindeki şiddetli bir varoluş iradesiyle birlikte bulunur. Yalnız bu varoluş iradesi saçmalıkdan (Absude), münasebetsizlikten, suç ve günahtan zevk alacak dereceye kadar varan bir hümanizmi kabul ve müdafaa eder. Bu hüma­nizm beşerî varlığı, durmadan yenilenen bir varoluş gibi değil, ancak kendine has aksiyonu lie değer ka­zanan bir ilerleme ile tayin edilmiş ve meydana gel­miş bir öz olarak görür. Sartre ve Camus, gayet ce- surâne bir şekilde, bütün küllî değerleri, her türlü ölüm ötesi inancını inkâr ederler; ve ilk sebepler ve yaratılış meselesini de, hiç üzerinde durmaksızın reddederler.
Onlar bu babda komünizme ve ateizme ulaşır­lar; ve aksiyonun kullanılması hususunda marksist materyalizme eş bir dinamizm gösterirler. Yalnız marksizmden ilim ve tarihe dair şüpheci tutumlarıy­la açıkça ayrılırlar; iyimserlikle İnsanî ilerlemeye tatbik edilen tabiat kuvvetlerinin rolü hususundaki marksistlerin safdil imanları ile alay ederler, onları küçük görürler.
Sartre insanın hür olmasını, Allah'ın olmadığı fikrine dayandırır. Böylece insanın günlük hayattaki müşahhas varlığını ele alarak, hür insanı kendisi­nin ve hürriyetinin yaratıcısı olarak görür; onu yaratıcı yerine koyar. O hürriyet deyince şuurun yal­nızlığını anlıyor. Gizlenme, yalan, cemiyetten kaç­ma, hayal kurma, proje v.b.. bu hürlüğün görünüş­leridir. Böylece inkarcı bir anlayışla insanı, tabiat­tan, cemiyetten, kişiden ve en başta Allah'dan ayır­makta, insanla Allah arasındaki münasebete inan­madığı için insanın Allah ile ve âlem ile olan bağla­rını kesmekte ve insanı kendi başına yapayalnız kal­mış, bu saçma âleme «atılmış» zavallı bir varlık ola­rak görmektedir. Onun için insan kendisini hür ola­rak yaratır ve varlığa getirir. Bu yüzden ateist ve ni­hilist olan varoluşçuluk teselli bulmaz ve dayanıl­maz bir yokluk ve hiçlik uçurumuna bakmaktadır. Bu bakımdan bu felsefe inkârdan, imansızlıktan do­ğan bir buhranı, bir çöküntüyü ve bir bedbinliği dile getirir; bu doktrin, şüpheciliğin, karamsarlığın ve ba­riz bir stoacılığın karışımıdır.
Şimdiye kadar bahsettiğimiz, iki varoluşçu an­layıştan materyalist ve ateist olanıdır. Bu mektebe Alman filozofu Heidegger'de dahildir. Bu ateist var­oluşçuluğa paralel olarak; Alman K. Jaspers ve Fransız Katolik G. Marcel gibi dindar filozofların temsil ettikleri Spiritualist (Ruhcu) bir varoluşçu fel­sefe gelişmiştir. Bu filozoflar stoacı davranışı ve ümitsizliği kabu! etmezler. Fakat ateist olanlarla, in­sanın varoluşunun öz'ünden önce geldiği hususun­da mutabıktırlar; terk edilmişlik ve sıkıntı, bunalım hususunda onlardan ayrılırlar. Dindar olan varoluş­çular sonsuzluk ihtiyacının ve âlemin saçmalığının, Hıristiyanlıktaki «aslî günah» ve «kurtuluş» fikri ile anlaşılır hale geleceğini ve izah edilebileceğini isba- ta çalışırlar.
Bilhassa ateist olan varoluşçu filozoflar arasın­da müşterek sayılabilecek noktalar şöyle sıralana­bilir:

  1. - Hepsi varoluşun sonluluğu, sınırlılığı üze­rinde durarak, ölümle biten varlığın ürküntü, bunal­ma, sıkıntı, bulantı, tasanın içine düştüğünü, bu­nun da tekrar ümitsizliğe ve ölüme götüreceğini ile­ri sürerler. Hepsi avunmalar altında gizli bir yokluk ürküntüsü bulurlar.
  2. - İnsanda varlığa çıkışın yoklukla kuşatıl­dığını söylerler. Bu yüzden ideallerin, inançların, ha­tıraların, değerlerin inkârına, nihilizme, inançlara ve aşkın varlığa «isyansa kadar varırlar. Onlara göre, insan mutlak olarak hür olduğu için, varlık saçma'- dır, bulantı ve bunalım'dır. İnsan en yüksek değer­dir. Toplum önemli değil, «şu varlık», «şu ferd» önemlidir. İnsan hürriyetini sonsuzca tatmalıdır. O, hayatını, stoada olduğu gibi, kahramanca yaşama­lıdır, devam ettirmelidir.
  3. - Hepsi, az-çok, varoluşu sadece insana hasrettikleri için, objektif düşünceye, ilimlerin konu­su olan gerçeklere temas etmezler.
  4. - Zaman, sonlu ve müşahhas varoluşa bağ­lı görülür, dolayısıyla ilimlerin ölçülmüş zaman'ı in­kâr edilir, ilimci çığırlara cephe alınır, tabiatın ta­rihi reddedilir ve yalnız insanın tarihi kabul edilir.
  5. - Hemen hepsi aşkın varlıkla insanın mü­nasebetlerini kesmişlerdir. İkinci Dünya Harbinin doğurduğu havanın tesiriyle bedbin olan bu felsefe irrasyonalist bir cereyandır. Bu felsefe, rasyonaliz­me ve fizik ilimlere karşı çıkmakta, Bergson, Nietz- sche (Niçe) ve Dilthey'den faydalanmıştır. Böylece akıl ile elde edilen bilginin değerini azaltmıştır. Bu felsefe insana dair fikirlerini Niçe'nin «İnsan olma gururu» dediği esas fikrine dayandırır.

Ateist varoluşçuluk memleketimizde daha çok filozoflarının romanları ve piyesleri ile tanınmıştır. Bu eserler ve telkin ettikleri fikir, din düşmanları ve marksistler tarafından, hassaten gençlerdeki Allah inancını yıkmak için kullanılmış ve kullanılmaktadır. Aslında J. P. Sartre ve diğerleri marksistler nazarın­da zararlı birer «Burjuva Filozofu»durlar. Edebiyata akseden eserlerin yanında hiç birinden ciddî bir eser tercüme edilmemiştir. Sadece K. Jaspers'in «Felse­feye Giriş» ile Foulquie'nin «Varoluşçuluk»u özet ha­linde «Ekzistansiyalizmin Beş Klasiği» «Hareket Ya­yınları arasında çıkmıştır. Öte yandan Sezai Kara- koç ve «Diriliş» çevresi, bu varoluşçu felsefeden faydalanarak İslâmcı bir varoluş felsefesi geliştir­meğe çalışmaktadır. Ayrıca J. Rittler'in «Varoluş Felsefesi Üzerine, İst, 1954» adlı üç konferansı zik­redilebilir.
Varoluş felsefesinin, varoluş'u öz'den önce al­masına karşılık, öz'ün daha önce ve daha mühim olduğunu ileri süren «Özcülük - Essensiyalizm» fel­sefesi ileri sürülmüştür. Bunun başında da Yeni To- mascı cereyanın kuvvetli temsilcilerinden olan, Ka­tolik E. Gilson bulunmaktadır.
Süleyman Hayri BOLAY, Felsefi Doktrinler Sözlüğü, Ötüken yayınları, İstanbul, 1979

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.