Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

EŞ'ARİYE (EŞ'ARİLİK MEKTEBİ)

Islâm Dünyasında zuhur eden kelâmî cereyan­ların en kuvvetlisi olan Eş'arilik, ismini mesleğin müessisi Ebu Haşan Eş'arî (Öl. 324-935)'den almaktadır. Eş'arilik Mu'tezile mezhebine aksülamel olarak ortaya çıkmıştır. Metafizik mes'elelerin akıldan üstün olduğu kanaatına dayanır ve Ehl-i Sünnet itikadı çerçevesinde kalmış İslâmî düşüncenin imân felsefesi sayılır. Eş'arilik bir kelâm doktrini olmakla beraber fıkhî görüşlere de sahiptir.
Eş'arilere göre akıl, hiç bir zaman mutlak hakikata ulaşamaz. O, duyularda ve zihinde bizi daima aldatır, nihayette de bir takım mütenakız (çelişken) küllî hükümlere ulaşır. Bu bakımdan metafizik meseleleri halledemez. (İlk Eş'ariler bilhassa bu kanaatte idiler.)
Mu'tezile felsefî fikirler ileri sürmüşlerse de bu fikirler, kelâmın birkaç meselesini aşamamıştır. Halbuki Eş'ariler, felsefenin bütün meseleleriyle meşgul oldular. Allah meselesini halledebilmek için varlık ve bilgi meseleleriyle de meşgul olarak bunlara kendi metodlarına uygun çözümler getirdiler. Eflâtun'la Aristo'yu birleştiren filozoflara karşı kelâmcılar küllîler meselesinde, isimci (nominalist)dirler. Onlara göre küllî, mücerred ve zihnî bir itibardır; hariçte yoktur. Küllîler (universaller) zihnin bir itibarından, beş küllî kelimeden (cins, nevi, fasıl, has­sa, arâz) ibarettir. Sonradan Eş'arî kelâmcıların bir kısmı realizme dönmüşlerdir.
Eş'ari'den sonra bu mektebin en kuvvetli temsilcileri İmam Bâkillânî, İmam Cüveynî ve bunun talebesi İmam Gazzalî'dir. Bunlarla Eş'arilik tam tekâmülünü sağlamış ve sağlam bir şekilde yerleşmiştir. Bilhassa Gazzalî ile kelâm felsefeleşmiştir. Gazzalî'den sonra bu felsefeleşmeyi devam ettirenler Fahreddin Râzî, Amidî ve N. Beyzavî'dir. Gazzalî arada felsefî bir köprü vazifesini görmüştür. Gazzalî İslâm dünyasının en keskin zekâlarından biri, en orijinal filozofu ve en büyük tenkidcisidir. Kendisi kelâmcı olarak işe başlamasına rağmen, şüpheciliği, tenkidciliği, mes'elelere getirdiği çözüm şekilleri ile Meşşaî felsefesine yönelttiği tenkitleri, yakınî bilgi ve sebeblilik anlayışı ile hem Hıristiyan ortaçağında, hem de Yeniçağ'da pek çok filozofun çeşitli fikirlerinin öncüsü ve müjdecisi olmuştur. Ay­rıca iktisada, ticaret hukukuna, siyasete, tasavvufa ve ahlâk'a dair orijinal eser ve fikirlere sahiptir.
Eş'ari felsefesi bir nevi irade felsefesi (volon­tarizmidir. Skolastiğin büyük temsilcilerinden Duns Scotus, Ockham'lı VVilliam ve Roger Bacon'da görü­len ferdiyetçilik ve iradecilik Lâtince tercümeler, İspanya ve Sicilya yoluyla İslâm düşünürlerinden ve bilhassa Eş'arî düşünürlerden geçmiştir. Eş'arîlerdeki ve bilhassa Gazzalî'deki irade felsefesi, farklılıklar olmakla birlikte, Malbranche ve Schopen- havr'in iradeciliği ile mukayese edilebilir. Ockham'lı VVilliam, Saint Thomas vasıtasiyle Eş'arilikten tesir almış ve bu mektebin fikirleriyle beslenmiştir. Eş'arilik doktrini Lâtince tercümeler yoluyla Peter D'illy ve Nicalaus de Autricuria gibi filozofların yetişme­sine sebep olmuştur. Nihayet Yahudi filozofu (İslâm âieminde yetişmiş) İbn Cebirol ve onun yolundan gi­den Guillaume D'Overgne bu İslâmî doktrinin tesir­leri altında kalarak yetişmişlerdir. Bunlar ve benzeri filozoflar, Gazzalî başta olmak üzere Eş'arî dü­şünürleri taklid etmişlerdir. Bunun da sebebi Eş'arilerin bilgi nazariyesinde Kelâmî meselelerde, meta­fizik anlayışta sebeplilik, tabiat ve küllîler meselesinde kendilerine has bir çok incelikleri ihtiva etme­sidir. Ayrıca Eş'ari Mektebi'nin atomcu görüşü de, Yunandakinden tamamen farklı olup, orijinallik ta­şıyan bir doktrindir.
Eş'arilerin atomcu doktrini, âlemin yaratılmış olmasından, onu yaratan bir Allah'ın varlığını istidlâl ederek bunu hareket noktası kabul eder. Yunan atomcuları bir yaratıcı kabul etmedikleri gibi yaratmayı ve maddeden müstakil ruhu da kabul etmiyor­lardı. Onlar atomların başsız sonsuz, sonsuz sayıda ve yaradılmamış (ezelî) olduklarını kabul ediyorlar­dı. Eş'ariler ise, atomların mahdut olduklarını bu se­beple sınırsız olamıyacaklarını, onların başlangıç (mebde') ve sonları (münteha) bulunduğunu, me­kânda yer işgal ettiklerini fakat cevherî değil, arızî olduklarını, ezelî ve yaratılmamış atomların mevcut olamıyacağını, yaratılmış olmaları hasebiyle atom­ların mecmuundan meydana gelen âlemin de yara­tılmış olduğunu; maddeye devamlılık izâfe edilemi- yeceğini, aksi takdirde Allah'ın bir kısım varlıkları yaratmakta serbest olmadığı fikrini kabul zorunda kalınacağını, maddenin bir arâzlar mecmuası oldu­ğunu, atomların da her an gelip geçen bir takım arâzlar mecmuası olduğunu, bu bakımdan hassalar- da, renklerde ve hayatta görülen ayrılıkların atom­lara eklenmiş arazlar neticesi hasıl olduğunu, bun­ların her an tecelli eden İlâhî tekvinin tesirleri oldu­ğunu, zamanın da bölünmesi kâbil olmayan an'lar- dan ibaret olduğunu, birbirinden müstakil ve bölü­nemez atlayışlar yapan harekette de, zamanda ol­duğu gibi, devamlılık bulunmadığını ileri sürerler.
Eş'arî felsefesinin mühirrf bir nazariyesi de kesb nazariyesidir. Bu, insan iradesiyle Allah'ın Takdiri arasındaki bir te'lif ve uygunluktur. Buna göre insan irade ve ihtiyar (seçme) sahibidir, bu ih­tiyarın muayyen ve mukadder olan şey üzerine bir tesiri yoktur. Yalnız ona kasıt ve niyet halinde ka­tılır ki buna «Kesb» denir.
Münakaşalarında, tenkid ve hücumlarında fel­sefî şüpheciliğe dayanan Eş'ariler, duyuların ve ak­lın hakikata ulaşmak için yetersiz olduğunu göster­mek için Yunan felsefesinden istifade etmişler; fa­kat bir çok noktalarda onları aşmışlar ve geleceğe ufuklar açmışlar Ve ışık tutmuşlardır. Münakaşa ve delillerinin kuvveti sayesinde bir müddet sonra Mü- cessime, Müşebbihe, Sıfatiye, Kaderiye, Cebriye ve Mu'tezile gibi Ehl-i Sünnet'in dışına çıkan cereyan­lardan eser kalmamıştır.
Önceleri bir iman felsefesi halinde başlamış olan Eş'arî düşüncesi sonradan akla daha çok ehemmiyet vermiş ve metafiziği de bırakmamış, rasyonal bir ilâhiyat kurmuştur. Bu rasyonalizm, Mu'tezile'nin ibtidaî ve doğmatik rasyonalizmi de­ğil, fakat tenkitçi ve İslâm ilmi ve felsefesinin inki­şaf ettiği çağda onun bütün eser ve meyvelerinden istifade eden sistemli bir «Felsefî Kelâm» cereyanı ve metafizik olmuştur.
Süleyman Hayri BOLAY, Felsefi Doktrinler Sözlüğü, Ötüken yayınları, İstanbul, 1979

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.