Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

İDEALİZM (IDEALİSME - FİKİRCİLİK - FİKRİYYE - FİKRİYYÛN)

Fikrin izah ettiği eşyanın değil düşüncenin biricik hakikat olduğunu, ancak onun hakikî varlığa sahip bulunduğunu bütün hakikatların ve varlıkların aslı olduğunu, fikrin sadece bilgimizin konusunu teşkil edeceğini kabul eden felsefî doktrin. Bu mesleğe göre dış âlem, madde, zihnin, fikrin bir mahsulüdür, bir tasavvurudur. Böylece bu meslek düşünüleni düşünene, objeyi süjeye, dış âlemi insan zihnine irca eden, indimaç anlayışına sahip bir karakter taşımaktadır.
Şu halde idealizm metafizikte hakikî varlık olarak fikir ve tasavvur gibi maddî olmayan esasları kabul etmekte, dış âlemi inkâr etmekte, dolayısıyla dış âlemi hakikî varlık olarak kabul eden realizmin zıddı olmaktadır. İdealizmin metodu, saf ve a priori düşüncedir.
İdealizm, san'atta (estetikte) san'atkârın kendi idealini takip ederek dış âlemi, tabiatı ruhunun süz-
geçinden geçirmek suretiyle büyüleyici bir güzellik­te anlatmasını ister; bu haliyle o, san'atkârın tabiatı bütün kabalık ve çirkinlikleri ile taklid ederek an­latmasını, ifade etmesini isteyen realizmin yine zıddı olmaktadır.
Bilgi bahsinde (Epistemoloji'de) idealizm, bilgimizin sahih olarak fikir ve tasavvurlarımızdan ibaret olduğunu ileri sürmektedir.
İlk idealist filozoflar Elea mektebine mensup olanlardır. Bunlar hareketi ve dolayısıyla mekânın gerçekliğini inkâr etmişlerdir. Daha sonra Eflâtun idealizmi benimsemiş ve tam temsîl etmiştir. Yeniçağ'da Descartes ilk büyük idealist sayılabilir. Çünkü o ve takipçileri asıl realite olarak fikr'i kabul ediyorlar; bu fikirlerin, eşyaya ait tasavvurların bize Al­lah'tan geldiğine inanıyorlardı. Allah'ı mükemmel, doğru - yalan söylemez ve aldatmaz - bir varlık olarak kabul ettiklerinden, eşya ve tabiatın da doğru ve hakikî olduğuna, bizim âlemi ve eşyayı ancak Allah'ın zihine attığı yanılmaz ve doğru fikirlerle bilebileceğimize hükmediyorlardı. Descartes «Mükemmel varlık» tasavvuru şuura ait olduğu için ide­alist; fakat dış âlemi kabul ettiği için realisttir. Leibniz «Ezelî âhenk» düsturuyla kendi idealist anlayışını izah etmiştir. O, bu anlayışla tabiat olaylarını açıklamağa ve Dekart'ın insan şuuruna ait idealizmini kâinata yaymağa çalışır. Kant ise; bııtün bu görünüşlerin sebebini teşkil eden bizim ve eşyanın üstünde bir «numen» kabul etmekle, kendi sistemini izaha yol bulmuştur. Bilgiyi sujeye değil, transandantal şuura, ideale ait görmekle. Kant transandantal idealizmi kurmuştur. İdealizmin çeşitli tasnifleri vardır;

  1. - Ampirik idealizm: Berkley, Hume ve S. Mill'in temsil ettiği ve idraklerimizin sübjektif keyfiyetler oiduğunu ve binnetice dış âlemin sadece görünüşlerden ibaret bulunduğu fikirlerini ileri süren idealist görüş.
  2. - Akılcı İdealizm: Bu idealizm, Kant, Fichte, Schelling ve Hegel tarafından kabul edilen ve aklı tenkit eden idealist anlayıştır ki buna Romantik idealizm de denir.

İdealizm ayrıca şöyle de taksim olunabilir:

  1. - Sübjektif idealizm: Berkley ve Fichte'nin kabul ettiği anlayıştır ki «Ben»in kendi dışında «Ben olmayan»ı meydana getirdiğini iddia eder. Berkley varolmanın idrak olunmak olduğuna kanidir. Bu anlayışa göre, var olan varlık, şuurlar arası bir gerçekliktir.
  2. - Kritik ve transendantal idealizm: Kant'ın aklı tenkit eden idealizmidir. Ona göre bütün fenomenler ve eşya bizim zihnimizin şekillerine, kalıpla­rına göre teşekkül eder. Bilgimiz bu kalıplara girmeden meydana gelemez. Yani insan sübjektif ola­rak eşyayı ve fenomenleri idrak edebilir; bu kalıpla­ra girip de fenomen olan, eşya olan ve aslında «bizatihi» şey olan numen nedir? Onu bilemeyiz. Böylelikle Kant numen'i zihnin dışında bırakmış oluyor. Onun idealizmi aynı zamanda İzafîdir. Zira numen âleminin varlığını kabul ediyor ve bilginin zihindeki kalıplara «göre» teşekkül ettiğini ileri sürüyor. Husserl'in idealizmine de «Transcandantal» adı verilir. Husserl eski idealizm ve realizm anlayışını aşmıştır.
  3. - Objektif veya Mutlak idealizm: Bu da Hegel'in idealizmidir. Hegel, eşyaya menşe (kaynak) olmak ve onun meydana gelişini izah etmek üzere mutlak fikir, yahut ruh (Geist) kabul eder. Ona göre bütün âlem, varlıklar ve hadiseler fikirden ibaret olup onun haricinde hiç bir şey mevcut değildir. Varlık, ruh denen gerçekliğin yayılmasından ibaret­tir. Burada metafiziğin aradığı mutlak, fikirden baş­kaca bir şey değildir. Bunun için ona mutlak idealizm denilir. Hegel, Kant'taki ikiliği kaldırarak pan­teist görünüşlü ve zıtları birleştirici bir idealizm meydana getirmiş, mutlak fikrin seyrini, inkişafını izah için kullandığı diyalektik metod tersine çevrile­rek Marx ve Engels tarafından diyalektik materya­lizm ortaya konulmuştur. Modem idealizm, daha çok ilimle aksiyon (Ahlâk) arasındaki problemlerin çözümüne yönelmiştir.

İdealist felsefeler ne derece tenkit edilirse edil­sinler, hepsinin hakikat tarafı şudur: Biz herhangi bir şeyi ancak onun hakkında edindiğimiz fikirlerle tanıyabiliyoruz, demeleridir. İdealist teoriler, birbir­lerine zıt da olsalar, bilgi ile varlığın münasebeti problemini çeşitli şekillerde ortaya koymaktan doğmuşlardır.
Bilhassa Marksistler tarafından idealizm ve idealist filozoflar daima hücuma uğramış ve spiri- tualizmle birlikte can düşmanı olarak bilinmiştir. Çünkü onlar; fikir, tasavvur, kavram ve düşüncelerin reel insanı tâyin ettiğini ve insana hakim olduğunu, gerçekler dünyasının, fikirler dünyasının bir mahsulü olduğuna şiddetle karşıdırlar. Demek ki idealizm; eşyanın meydana gelişini fikirlerin bir mahsulü olarak görmekten ve dinî, ahlâkî, siyasî, estetik fikirlerin meydana gelişini de reel yapıdan, tarihî olarak tayin edilmiş olmaktan ve çeşitli kuvvetlerin tesirlerinden müstakil olduğunu, şuursuzu şu­urla, eşyayı düşünce ile izah etmekten ibarettir.
Süleyman Hayri BOLAY, Felsefi Doktrinler Sözlüğü, Ötüken yayınları, İstanbul, 1979

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.