Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

MARKSİZM-LENİNİZM NE DEMEK? (MARKSİSME -LENİNİSME) :

Alman iktisatçısı Karl Marks ve arkadaşı Engels'in ortaya koydukları ve daha sonra Lenin'in geliştirerek tatbike koyduğu yarı felsefî, İktisadî ve İçtimaî - siyasî görüşlerin bütünü. Marksizm ve Leni­nizm ihtilâlcidir, daima ihtilâlci metodlarla çalışır, ihtilâl onun «Lâzım-ı gayrı mufarık»ıdır. Marksizm aslında, iddia edilenin aksine, ilim değil, fakat esas itibariyle İçtimaî bir aksiyon (eylem) metodudur. Bunda da işçi sınıfını ve onun menfaatlarını ön plânda tutarak, bir işçi iktidarını son gaye edinir.
Stalin'in «Anarchisme et Socialisme» adlı eserinde ifade ettiği gibi, Marksizm sadece sosyalist bir teori olmayıp aynı zamanda bir dünya görüşü, âlemi maddeci ve İktisadî açıdan anlama ve izah etme gayreti ve dünyayı sosyalist ve komünist anlayış istikametinde değiştirmek için bir pratiktir. Marksizmin cemiyeti ve tabiatı izah ederken kullandığı metod diyalektik olduğu için diyalektik materyalizm adını alır, bu da esasında ontolojik ve mekânik maddeciliğe dayanır.
Varoluşçu filozof M. Ponty'ye göre Marksist olmak, aslında tek bir problem sayılan İktisadî, kültü­rel ve beşerî meseleleri tek bir açıdan düşünmektir. İşçi diktatörlüğünün kurulması da bu problemin Marks ve Engels'in düşüncesi istikametinde çözümüne bağlıdır. Marksizm, Tanrı'dan yüz çevirerek insana sonsuz hürriyet tanır. O kendisinin Tanrı'sıdır, kendi kendisini varlığa getirir. İnsanlar âlemin parçaları olduğundan âlemdeki ezelî evrim için çalışmaları lâzımdır. İnsan âlemin hizmetçisidir. O bu hizmeti fabrikadaki işçi gibi üretim aracı olarak görür.
Marksistlere göre, bu sistemin özelliği, sınıfsız bir cemiyetin (Eğer mümkünse) ve sosyalizmin kurucusu olarak işçi sınıfının tarihî vazifesini belirtmesi ve onu İktisadî bir temele oturtmasıdır. Marksizm «Bilimsel Sosyalizm» dediği İktisadî ve İçtimaî anlayışıyla, kapitalist üretim tarzlarını kendi açısından izah etmiş, zarurî olarak kapitalizmin yerine geçeceği kehânetini ileri sürmüştür. Marksizm her fırsatta, kendisinin canlı ve yaratıcı bir «bilim» olduğunu, dogmatik anlayışların hiçbiri ile bağdaşamıyacağını tekrar etmekle beraber, hiç bir sistemin ilim veya ilmî olmadığını, belki bazı ilmî verilere da­yandığını, fakat çoğu halde faraziye ve nazariyeler halinde kaldığını unutur; kendisinin de efsane gibi, din gibi, iman gibi hattâ daha da öte bir doğmatizm olduğunu, kendisinden başka hiç bir dinî inanışa, ilmî ve felsefî anlayışa asla hayat hakkı tanımadı­ğını da bilmezlikden gelir. Marks'a göre, asıl gerçeklik «Madde» oldu­ğu için, bu gerçeklik kalıcı olmayıp daima de­ğişkendir. Bu değişkenliği dolayısıyla madde, di­yalektik adımlarla ilerleyerek (Mekanik değil), de­ğişerek bütün varlıkları varlığa getirir, yani var eder. Maddenin diyalektik hareketi sırasında, madde atomdan moleküle, ondan canlı hücreye, bit­kiye, ondan hayvana, hayvandan insana, ondan da cemiyete doğru bir ilerleme ve gelişme gösterir, ay­nı zamanda mükemmelleşir. Bu ilerleme esnasında canlılar, şuur, insan, cemiyet ve tarih maddenin mahsulleri olarak meydana gelir. Bu ilerleme ve de­ğişme atlama ve sıçramalarla yani devrim(İhtilâl- ler)lerle, devlete baş kaldırarak olur. Her şey gibi devlet de değişeceğine göre, isyan edip onu yık­mak lâzımdır. Hegel'e göre, hür olmak, fiillerinde müstakil teşebbüslerde bulunmak olmayıp, âlemde­ki bir zarureti anlayıp ona boyun eğmektir. Marks'a göre de hür olmak, bu zarureti cemiyetlere teşmil ederek, cemiyetin feodal ve kapitalist düzeni aşa­rak komünist düzene varacağını zarurî olarak ka­bul etmek ve buna boyun eğmektir. Bu yüzden bir an önce bunu hızlandırmak ve şiddet hareketleri ile sop idare şeklini tahakkuk ettirmek lâzımdır.
Marks'ın şahsiyetinin esası baş kaldırmak ve devirmek olduğu için Komünistler, geleneğe önem veren bütün sosyal düzenleri zor kullanarak alt-üst etmeyi gaye edinmişlerdir. Çünkü Marks, idareci sı­nıfların, komünist isyanından korkup titremelerini ister. O, bu isyanını bütün varlığa teşmil eder, «Bü­tün tanrılara kinim var» demesi bu yüzdendir. Nite­kim Niçe de «Tanrı öldü» diyordu. Demek ki mevcut değerlerin hepsini yıkmakta Marks ile Niçe hemfi­kirdir.
Marksizm, hareket noktasını rasyonel (aklî) bir fikirden değil bir zümrenin başarısını hedef alan irrasyonel (akla uymayan) bir duygudan alır. Konusu olan «İktisadî münasebetler» müşahhas ve gerçek insandan uzaklaşarak formüller, doğmalar halini al­mıştır. Çeşitli kaynaklardan derlenmiş tutarsız fikir­ler, dünya işçileri adına «hak aramak», «öc almak» gibi İçtimaî, dinî ve millî gerçeklerle ilgisiz bir teme­le dayandırılmıştır. Marksizınin propagandaları sa­dece devleti, «burjuvaziye, millî ve dinî müessese- lere karşı sönmez bir kin, nefret ve düşmanlık tel­kin etmektedir. Mistik bir hal alan Marksizm, Mak- yavelci metodu ile gayri İnsanî bir tarzda yayılmış, nihilizm ile birleşerek fertleri ve milletleri şahsiyet­siz, hürriyetsiz, dinsiz, ahlâksız, isimsiz ve kültür­süz bir «yığın» yapmaya çalışmış, azınlığa dayandı­ğı, manevî değerleri toptan inkâr ettiği, istilâcı ve zorba olduğu, fikrini kabul ettirmek için zora baş­vurduğu, gayrî İnsanî bir tarzda yayıldığı, yayılırken milyonların ölümünü «İstatistik bir mesele» olarak kabul ettiği için; bütün bu mistik ve cezbeli haliyle sistem olmaktan çıkmış bir ihtilâl ve siyaset takti­ği, diyalektiğe dayanarak kehanetler savuran müp­hem bir dünya görüşü haline gelmiştir. Artık bu mis­tik anlayışın, sadece düşünmeden inanan, körü kö­rüne hareket eden cezbeli taraftarları, zorba mü'minleri olabilir.
Marksistler sosyoloji ve psikolojiyi fizik ilmiy­miş gibi göstermek, fizikteki hükümlerin kesinliğin­den faydalanarak cemiyetteki tanzimlerinde de fi­zikteki gibi kesin adımlar atmak gayretini güderler. Halbuki matematik ve fizikteki kesinliklere dayana­rak aya v.s.e gidildiği halde, ilimdeki kesinliğe öze­nen «Bilimsel sosyalizm» ile yani Marks'ın «İlmî Sos­yalizm»! ile hiç bir yere gidilememiş, bir adım bile atılamamıştır.
Marksizmin «Emek-Kıymet», «Artık Değer» ve kâr teorisi, «Kâr haddinin düşmesi ve denkleşmesi temayülü» gibi İktisadî teorileri ve emperyalizm na- zariyesi vardır.
(Bu hususta bk.: G. Wetter, Bugünkü Sov­yet İdeolojisi, I-II, İst., 1972; Z. F. Fmdıkoğlu, K. Marks ve Sistemi, İst., 1975; M. Eröz, Marks­izm - Leninizm ve Tenkidi, İst., 1974; H. Z. Ül- . ken, Tarihî Maddeciliğe Reddiye, İst., 1963.)
Süleyman Hayri BOLAY, Felsefi Doktrinler Sözlüğü, Ötüken yayınları, İstanbul, 1979

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.