Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

SELEFİYE

IV. Hicrî asırda ortaya çıkan bu mezhep Hanbelî mezhebi mensuplan tarafından ortaya atılmıştır. Selefiye mezhebi, Selefin akidesini ihya etmek ister. Bu mezhep, VII. Hicrî asırda kuvvetlenmiş, İbn Teymiye tarafından yeniden canlandırılmış ve mezhebe yeni bazı şeyler de yine İ. Teymiye tarafından ilâve olunmuştur.
Selefiye, Mu'tezile ve diğer mezheplerin aksine, Yunanı münakaşa metodu kullanmayıp, aka'id tedrisatını Sahabe ve Tâbiîn devrindeki şekline döndürmek istemiş ve onlar gibi sadece Kitap ve Sünnet'e müracaat ederek Kur'an-ı Kerim'den akidenin aslını, dayandığı delili alıp ve âlimlerin Kur'an-ı Kerim dışındaki deliller üzerinde düşünmekten men etmiştir. Selefîlere göre, itikâdî esaslar ancak nasslardan elde edildiği için, delilleri de yine nasslardan alınır. Bu, Selefiye'nin, dalâlete sevk eder düşüncesiyle akla değil, nassın belirttiği delillere inandığını gösterir.
Selefiler aklî ve mantıkî yolların İslâm'a sonradan Yunan düşüncesinin tesiriyle sokulduğunu, bu metodların Sahabe ve Tabiîn (Eslâf - Selefler) nazarında asla bilinmediğini söyleyerek kendi fikirlerine eslâf (geçmiş İslâm büyükleri) ile delil getirirler. Bunlar aklı, nakilden sonraya bıraktıkları için, Kur'an-ı Kerim'in akıl ile te'vil, tefsir ve izahında, akla âyet ve hadislerin yardımcı olduğu miktardan öteye bir kudret tanımazlar. Akıl bunlara göre hâkim değil, ancak şahit olabilir.
Selefîler, ölmüş bir kul aracılığıyla Allah'a tevessül etmeyi vahdaniyete aykırı görürler ve bunun gibi Peygamber Efendimizin kabrini ziyareti, bir velînin kabrine yönelerek dua etmeyi de vahdaniyete aykırı bulurlar.
Selef mezhebi, Kur'an ve Sünnet'te, Allah'ın sıfatları ve fiilleri hakkında ne varsa, mecazî manâyı düşünmeksizin, olduğu gibi kabul eder; bu cümleden olarak, te'vil ve tefsire gitmeksizin, Allah'ın eli. yüz'ü ve üstte bulunmasını kabul eder. Buna mukabil el'i kuvvet veya nîmet ile, yüz'ü zat'la dünya semâsına inmeyi de Allah'ın kullarına yakın olması tarzında tefsir etmeyi kabul etmez.
Ibn Teymiye'ye göre Selef mezhebi, Mücessime ile Muattıla (Mu'tezile) arasındadır. İbn Batuta «Rıhle - Seyahatname, Mısır, 1938, C. I, S. 57 - 58) adlı eserinde naklettiğine göre, H. 705 yılında kendi­sinin Şam'da bulunduğu bir Cum'a gününde, minberde İbn Teymiye vaaz ederken şöyle der: «Allah dünya semasına şu benim inişim gibi iner.» Sonra da inişi göstermek için kendisi minberden bir basamak aşağı iner. Bunun üzerine İbn Zehra diye tanınan bir malikî fakihi itiraz eder ve söylediği şeyin yanlışlığını ileri sürerek reddeder. İbn Teymiye'nin taraftarları fakih'i daha fazla konuşturmazlar. Rivayet, İbn Hacer al-Askalânî'nin (ed-Dürer el-Kâmine, C. I., S. 164, Mısır) adlı eserinde de mevcuttur. Aynı hususlar İ. Teymiye'nin «Mecmu'at ür-Resâil el-Küb- râ, I, Kahire, 1966» adlı eserinin 11. risalesinde de mevcuttur.
Şimdi, İbn Teymiye, bu sözü ve hareketiyle, doğrudan doğruya Mücessime'ye kaymış olur; kendisi her ne kadar Selefiye'nin mücessimeden olmadığını söylerse de. Zira «Allah benim indiğim gibi şöylece iner» demek, tam manâsıyla antropomorfik bir izah tarzıdır. Kaldı ki bu izah, kendi te'vil tanı­mayan tutumuna da aykırıdır. Allah'ın inişini kabul etmek, O'nun hareketli olduğunu kabul etmek de­mektir; halbuki hareket ve sükûn cismin sıfatlarm- dandır. Ayrıca Allah'ın hareketli olması, O'nun za­man ve mekân dahiline girmesine yani yaratılması fikrine götürür ki bu da İslâmî itikada ne derece uy­gun düşer? İzahtan vârestedir.
Öte yandan «Allah'ın eli, yüzü vardır, fakat bi­ze benzemez» demek de mücessimeye götürse ge­rektir. Zira, meselâ, meleğin sureti var, bize benze­mez, eli-yüzü var ama bize benzemez, dediğimiz za­man manevî bir varlık olarak onun bir sureti bizim­kinden gayri bir eli-yüzü olduğunu kabul etmiş olu­yorsak, Allah'ın eli ve yüzünün olmasını ileri sürdü­ğümüz zaman da ondan daha ileri, Allah'a cisma­nîlik atfetmiş oluruz. Bu durumda Aristo'nun İlk Mu­harrik dediği tanrısı, İbn Teymiye'nin el-yüz sahibi. Arşa oiurup-kalkan; arza inip-çıkan çeşitli yönlerde olabilen Tanrı'sından daha mücerrettir. Hiç olmazsa Aristo O'na sadece, suret izafe ediyordu. İ. Teymi­ye'nin bu anlayışı ile İslâm'ın «Tenzîh» ve «Tevhîd» akîdesi, Hıristiyanlığın «Teşbih»ine yaklaştığı için L. Gardet ve Goldziher gibi koyu Hıristiyan müsteş­rikler, İ. Teymiye'nin tutumunu kitaplarında öğmüş- lerdir.
Kanaatımızca, İbn Teymiye te'vilden kaçacağım derken İslâmî itikat çizgisini zorlamış görünmekte­dir. Müteşabih ayetleri tevil etmezsek, meselâ «Biz insana şah damarından daha yakınız» âyetini de te­vil etmemiz gerekir. Bu da Allah'ın tamamen pan­teist bir anlayışla kabulüne götürür. Bu durumda, «Melekler saf saf oldukları halde Rabbın geldi» âye­tinin A. B. Hanbel tarafından «Rabbının emri geldi» şeklinde tevil edilmesi de doğru olmaması gerekir. Bu da O'nun hareketliliğine ve yaratılmışlığına gö­türür.
Selefiye vahdaniyet, sıfatlar, insanın fiilleri, Kur'an-ı Kerim'in mahluk olmaması gibi bir çok me­selelerde imâl-i fikr edip, düşüncelerini ileri sür­müştür.
Selefiye, ifratları bir tarafa, nassları bâtıl itikat­lardan, sofilikten, bid'atlardan ve taklitçilikten temizlemek için Kur'an ve Sünnet'e dönüş niyetiyle.
İslâm'ın öz ve asıl hayatiyetinin araştırılarak yenileyici bir hareket getirmek düşüncesiyle, teşebbüs ruhuna kavuşmak inancıyla ortaya çıktığı için, son­raki devirlere derin tesirler bırakmıştır.
Kaynak: Süleyman Hayri BOLAY, Felsefi Doktrinler Sözlüğü, Ötüken yayınları, İstanbul, 1979

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.