Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

SOFİZM NE DEMEK? (SOPHİSME - SAFSATACILIK)

Mantıkî olarak, sadece görünüşte doğru olan ve ileride başkalarını aldatmak yahut kendisini kandırmak için ileri sürülen akıl yürütme. Aldatma niyeti taşımadan ileri sürülen yanlış bir akil yürütme bir paralojizm (Mantık ve akıl dışı muhakeme) teşkil eder.
«Sofizm» eskiden maharet, kabiliyet, mâhirâne buluş manâlarına gelirken, daha sonraları muhakeme oyunlarıyla halkı iğfal eden ve bunu meslek ve san'at haline getiren sofistlerin faaliyetlerine ad oldu; böylece «Safsata» ve «Bâtıl iddia» manâlarını kazandı.
Sofizmin, görünüşte doğru, hakikatta ise yan­lış ve akla aykırı olan muhakeme tarzı ve delilleri ya bir menfaat temini veya izzet-i nefsi korumak gaye­siyle başkalarına karşı ileri sürülmüştür. Sofizm isbatları doğru olan veya öyle zannedilen bir takım öncüller (Mukaddemler)den hareket eder, fakat akla aykırı düşen, inanılması mümkün olmayan neticelere götürür. Öncüllerle neticeler arasındaki bu aykırılık, bu paradoksal durum insanı şaşırtır ve yanlış, sakat neticeleri reddetmeği de insan her zaman beceremez ve âcizlik içinde kalır.
Bu şekliyle sofizm, İlkçağ'da Yunanistan'da ortaya çıktı. «Fizikçiler» adı verilen ilk Yunan filozoflarına ve onların yolundan giden bir takım doğmatik düşünürlere bir aksülâmel (tepki) olarak doğan bu cereyan, şüpheciliğin başlangıcıdır. Bu cereyanla dikkatlar tabiattan, dış dünyadan insana çevrilmiş, insan düşüncenin konusu olmağa başlamış ve böylelikle antropolojik bir devir başlamış, insanın iç dünyasıyla, tasarı ve istekleriyle ilgilenen sübjektif karakterli bir anlayış ortaya çıkmıştır.
Bu cereyanı ortaya atan ve kendilerine «Sofist» denen kimseler ilk defa diyalektiği (cedeli) ve belâgatı kullanmışlar, münakaşa canbazlıkları yaparak para kazanmaya, menfaat temin etmeğe, hitabet kudretini kullanarak gençleri iğfale, ak'ı kara, ka- ra'yı ak gibi göstermeğe başlamışlar ve neticede hakikat diye bir şey tanımayıp değerlerle ve inanç­larla alay etmişler, onları hafife almışlar, «ikna» metodunu esas kabul etmişlerdir. Bunlar bahse ko­nu olan şeyden başka bir şeyi isbat etmek, isbatı istenen bir şeyi doğru kabul etmek, sebep olmayan bir şeyi sebep olarak göstermek, eksik istikrâ (tümevarım) larda bulunmak, arızî sebepleri hakiki imiş gibi göstermek, kelimelerin benzer manâlarından is­tifade ile birini diğerinin yerine kullanmak, kelime oyunları yapmak gibi bir çok kandırma yolunu be­nimsemişlerdir. Bunların bir kısmı, münakaşa ve hitabeti pek âmiyâne ve mübtezel bir hâle soktukları için Sokrat, Eflâtun ve Aristo tarafından tenkide ve hücuma mâruz kalmışlardır. Hattâ Aristo'nun «Organon» adlı mantık kitabının altıncı cildi «Refulations Sophistiques» (Sofistik Anlayışa Reddiyeler) adını taşır. İşte böylesi kimseler sebebiyle «Sofizm» safsata ve şarlatanlık manâsını kazanmıştır. Bununla beraber sofistler arasından Protogoras, Gorciyas ve Kalikles gibi filozoflar çıkmıştır.
Protogoras, mutlak varlığın olmadığını, her şeyin değiştiğini iddia eder ve tabiat felsefesine karşıdır.
Protogoras'a göre, «İnsan her şeyin ölçüsüdür». Bu, herkes için geçerli olan umumî bir bilginin mevcud olmaması manâsına gelir. Çünkü ona göre, duyularla elde edilen bilgiler, İzafîdir, esas bilgi algı ve sanıdır; duyular âlemi, herkese bir başka çeşit gösterirler. Âlem, şu anda bize duyuların tanıttığı nisbette vardır. Bir şeyin doğru olması, şu anda bir kimseye doğru gibi görünmesi demektir. Doğru olan şey, aynı zamanda faydalı olandır. Bilgi doğruya değil, faydalıya bağlıdır.
Gorcias ise ilk nihilisttir, Elea'dan mülhemdir. Bu zat, hiç bir şeyin mevcud olmadığını, olsa bile bilinemiyeceğini, bilinse bile başkalarına bildirile- miyeceğini iddia etmiştir.
Sofistler ilk şüpheciler oldukları gibi, bilgide ilk izâfiyetçi ve duygucudurlar. Değerleri ve kavramla­rı isimden ibaret saydıkları için nominalisttirler; doğ­runun ve hakikatin miyarı olarak faydayı aldıkları için pragmatizmin, insanı ve iç âlemi konu edindik­leri için de sübjektivizmin ve hümanizm (dar manâsıyla)in ilk temsilcileri sayılırlar. Sofistlerden Protogoras ve Antifon «Sözleşme» nazariyesini J. J. Rousseau'dan çok önce savunmuşlardır. Hasılı sofist­lerin ve sofizmin felsefe tarihinde büyük tesirleri, zararları ve hizmetleri olmuştur.
Kaynak: Süleyman Hayri BOLAY, Felsefi Doktrinler Sözlüğü, Ötüken yayınları, İstanbul, 1979

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.