Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

SOSYOLOJİZM NE DEMEK? (SOCİOLOGİSME - CEMİYETÇİLİK)

Sosyolojinin, hususiyle psikolojiye müracaat etmeden sosyal olayları izaha yeterli olduğunu; yahut felsefî ve ahlâkî problemleri çözmeğe kabiliyetli yegâne ilim olduğunu iddia eden doktrin. Bu doktrin, toplum'u doğru bilginin kriteri olarak kabul eder.
Estetik de; estetik duygunun, maşerî (kollektif) şuurdan doğan bir şey olduğunu, san'atın dahilî kanununun, sosyal karakterin estetik bir heyecan hasıl etmesinden ibaret olduğunu iddia eden doktrin.
Ahlâk'da ise; Yükümlülük (mecburiyet) duygusunun, ferdî vicdanlarda, kollektif olma taleplerinin aksetmesidir ve vazifelerin tek kanununun, sadece, cemiyet olduğunu iddia eder.
Kollektif şuura ferd-üstü bir varlık tanıyan bu yeni pozitivist Okulun kurucuları arasında Roberty, Durkheim ve Gumplovvicz vardır.
Sosyolojizm insanda, organik hayatı aşan akıl, ilim, san'at, ahlâk ve din gibi çeşitli duygu ve unsurların cemiyetten geldiğini iddia ederek her şeyi cemiyetten çıkarır ve cemiyeti her şeyin temeli yapar. Tıpkı Marks'ın her şeyin temelini iktisat, Freud'un da cinsiyet sayması gibi. Bunların hepsi naturalist ve ircacı nazariyelerdir. Sosyolojik kanunları, psikolojik kanunları, psikolojinin kanunlarının özel bir hali sayan psikolojizmin aksine Durkheim'in sosyoloji mektebi de psikolojiyi sosyolojiye irca etmeye çalışmış, ruhî olayların tam açıklanmasının sosyoloji ile mümkün olacağını, her şeyin cemiyet cemi­yete ait şekil ve müesselerin, bunlara hâkim olan kollektif şuurun bilinmesi zarureti ile izah edilebileceğini iddia etmiş ve cemiyete «Tanrı» demiştir. Halbuki İçtimaî ruh ve kuvvet, hayat ve madde ka­nunlarına irca edilmeden ele alınması gerekirdi. İşte Durkheim ve arkadaşları sosyal olayları ve cemi­yeti bir eşya gibi gözönünde bulundurmakla, dolayısiyle maddecilikle itham etmişlerdir. Çünkü bu mektebin anlayışında, herhangi bir cemiyetteki bir insan, hareketlerini ya otomatik olarak veya fizik kanunlar karşısında tepkiler şeklinde yapabilme durumlarına düşmekte, dolayısiyle de İçtimaî bir yasak karşısında kendisini «Yükümlü» hissedebilmesi için, yasağa uyup uymamak hususunda kendisinin tayin edilmemiş olması ve bir dereceye kadar muhtar ol­ması gerekir. Freud'un psikolojik, Marks'ın İktisadî ve İçtimaî determinizmi gibi, Durkheim de sosyolojik determinizmi kabul etmektedir. Kollektif şuuru ve sosyal şekilleri, sosyal gerçekliğin izahında tek fak­tör olarak ele alan sosyolojistler, böylelikle metafizik bir düşünceye ve tek yanlı bir izaha saplanmış­lardır. Halbuki kendileri metafiziğin de aleyhindedir- ler.
Bu cereyan memleketimizde Ziya Gökalp tara­fından temsil edilmiş; Necmeddin Sadak ve bazı kimselerce de desteklenip, devam ettirilmiştir. Bu cereyan. Cumhuriyet devrinde, pozitivizmin devamı ve takipçisi olarak, Maarifin okullarında okutulan esas sosyolojik görüşü teşkil etmiştir. Bizde bu görüşe karşı, prens Sabahaddin'in memlekete soktuğu ve daha sonra M. Ali Şevki ve Tahsin Demiray gibi taraftarlarınca devam ettirilen Le Play'ın «Tecrübî Sosyoloji»si yerleştirilmek istenmiş ise de, okullara giremediği için tutunamamıştır.
Sosyolojizmin çeşitli hizmetleri olmuştur. Yal­nız sosyolojistlerin sosyal olayların İlmî bakımdan incelenmesinin, kendi inhisarlarında bulunduğunu iddia ettikleri ve tarihî gelişmeleri tek taraflı olarak ele aldıkları zaman, iddialarının doğruluğundan şüp­he etmek gerekir. Öte yandan sosyolojizm, ferdin kendi hür iradesi ile benimsediği değerleri, ona zorla kabul ettirdiğinden, ferdi esir etmekte, hürriyetini ortadan kaldırıp onu uyuşukluğa ve uysallığa mahkûm etmekte insan şahsiyetini sürünün varlığında eritmektedir.
Sosyolojizm hususunda Sorokin'in «Çağ­daş Sosyoloji Teorileri» adlı kitapta geniş bilgi ve tenkitler mevcuttur.
Bu okulun büyük temsilcisi Durkheim'in şu eserleri dilimize çevrilmiştir: 1 - îş Bölü­mü, (İçtimai Taksim-i Amel), çev: A. Midhat, İst., 1334; 2 - Meslek Ahlâkı, çev: Mehmed Karasan, İst., 1949, 1962; 3 - İçtimaiyat Usû­lünün Kaideleri, Çev: Selmin Evrim, İst., 1943; 4 - Ahlâk Terbiyesi, çev: H. Cahid, İst. 1923- 24; 6 - Terbiye ve Sosyoloji, (Fauconnet ile birlikte), çev: 1. Memduh Sosyal, İst., 1950; 7 - Ahlâk ve Hukuk Kaideleri Hakkında Dersler, çev: H. Nail Kubalı, İst., 1947
Kaynak: Süleyman Hayri BOLAY, Felsefi Doktrinler Sözlüğü, Ötüken yayınları, İstanbul, 1979

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.