Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

UTİLİTARİZM NE DEMEK? (UTİLİTARİSME - MENFAATCILIK)

  1. Faydalı olanın veya sadece faydaya yönelik olanın karakteri. Siyaset ve bir siyasinin menfaatcılığı gibi. Bu meslek ahlâk ve amel kaidelerimizi hususî ve umumî menfaatlara dayandırır. Hareket düzeninde olduğu gibi bilgi düzenindeki bütün değerleri menfaate bağlar.
  2. Üstün değerleri menfaate, çok farklı mahiyette olabilen menfaate bağlayan doktrin.
    Hususî ve prensip olarak, J. Bentham ve J. Stuart Mill'in temsil ettiği İngiliz Utilitarist okul'un siyasî ve ahlâkî doktrini. Buna göre:
    Üstün değer, en büyük (Bentham) yahut en yüksek (St. Mili) arzulara sebep olan şahsî menfaattir.
      Başkalarına büyük ölçüde tâbi olan bu arzuların elde edilmesi, kendisi için daha çok haz elde etme vasıtası olarak başkalarının zevkini araştırmaktır. (Bantham ve St. Mili).
    St. Mili, buna şu ilâveyi yapmıştır: Buradan çağrışım yoluyla, her türlü şahsî menfaat araştırmasını nazara almadan zevkini araştırmağa yönelinecektir. Bu ise insanı gerçek ahlâka götüren diğergâmlıktır. St. Mili haz ve zevklerin takdirinde kemiyet kavramına keyfiyet kavramını da, zevklerin keyfiyetini de nazara almaık, katmak suretiyle bu mesleği geliştirdi ve böylece ruha ve kalbe ait hazlar gibi bazı hazların da, insanı diğerlerinin fevkine çıkaran derunî bir kıymeti olduğunu göstermeğe çalıştı. Onun keyfiyet takdirinden kastı, yüksek hazların (manevî ve zihnî) maddî hazlara tercih edilmesidir. Ona göre, kemiyet, keyfiyet ve süreklilik, ölçülü olmak gibi esaslar dairesinde hareket eden insanları hazları maddîden mâneviye, ferdîden umumîye, zihnî ve İçtimaîye doğru yükselen kademelere ayıracaklardır. İşte ahlâkın tecrübe ve ölçü yardımıyla düzenlenmesine «Fayda» denir ki bunun ticarî kârla ilgisi yoktur.
    Spencer ise Utilitarizmi kendi tekâmülcü anlayışı ile birleştirdi ve ahlâk'ın, insan tecrübelerinin neticesinde kanunlaştırılmış şartlardan ibaret olduğunu; hayır (iyilik)ın fayda ile birlikte göründüğünü, faydalı olması bakımından istendiğini ileri sürdü.
    Önceleri yalnız ahlâk sistemini ifade eden bu kelime, sonraları epistemolojik bir manâ kazanarak «Doğru» mefhumunun «Faydalı» mefhumuna irca edilmesi suretiyle «Fayda», hukuk ve ahlâkın esası yapılmak istenmiştir. L Boisse'in utilitarizm tarifi bu istikamettedir. Bizde de Prof. A. Güriz'in utilitarist ahlâkın münasebetini araştıran bir doçentlik çalışması mevcuttur: «Faydacı Teoriye Göre Ahlâk ve Hukuk, Ank., 1963».
    Bentham hayatı dolduran haz ve elem toplamının ölçülmesini teklif edecek kadar «Hesapçı» bir ahlâk anlayışı getirmiştir. S. Mill ise tatminsizliğin bencilliği yenerek, fikrî kültür seviyesini yükselterek, fakirlik ve hastalığın yenilerek, ölümün korkunç olmaktan çıkarılarak, insanın tatmine ulaşacağını ileri sürdü. Fakat St. Mill'in bu tavsiyelerinin hepsi sağlığı koruma (Hıfzıssıhha) esasları olmaktan öteye geçemedi, yoksa ahlâk kaideleri değil. Ayrıca insanı hayatı boyunca menfaate bağlı bırakması da onun esas meziyetlerini hiçe saymaktır. Eski Yunan ahlâklarında olduğu gibi, modern na- turalist veya ilimlerin metodlarından istifade eden ilimci ahlâk nazariyeleri, bu arada utilitarizm, ahlâkın prensibini akıl'dan çıkarmakta, ahlâkı bilgiye tâbi kılmakta, fazileti bilgiden ibaret saymakta, ba­sit bilgiden değerler çıkarmakta, ilmin dar çerçevesi ile bütün ideal varlıkları açıklamağa çalışmakta, değerleri olaylara (olgulara) irca ederek, bilginin izafîliğini ahlâk sahasında da yerleştirmek istemektedir. Halbuki Kant, bu pozitivist anlayışın aksine, ahlâk sahasında mutlak'ın ve mutlakçı anlayışın hâkim olduğunu göstermek ve ahlâkı fiilî bilgi'den çıkarmamak için bilginin izafiliği üzerinde ısrarla durmuştu.

Bizde Z. Gökalp, terbiyenin asla faydacı (utilitarist) esasa dayandırılamıyacağmı, terbiyeye «iktisadi faydalar» güden hedefler göstermenin çok yanlış olduğunu müdafaa etmiştir.
St. Mill'in «Utilitarizm» adlı eseri, Ş. Nazmı Coşkunlar tarafından dilimize «Faydacılık» adıyla çevrilmiş ve 1946'da M. E. Bakanlığınca bastırılmıştır.
Kaynak: Süleyman Hayri BOLAY, Felsefi Doktrinler Sözlüğü, Ötüken yayınları, İstanbul, 1979

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.