Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

VAHHABÎLİK

1787'de ölen Muhammed b. Abdulvahhâb tara­fından kurulmuş bir mezhebdir. Bu zat, İbn Teymiye'nin bazı fikirleri ifrata götürerek ona taassupla bağlanarak tatbik mevkiine koymuştur. Bunların başlıca fikirleri şöylece özetlenebilir:

  1. Esas delil, kitaptır. Akıl delil olamaz.
  2. Müteşabih âyetler, muhkem âyetler gibi, delildir; bunların zahiri murad edilmiştir. Bu sebeple bunları te'vil ve tefsir etmek küfürdür, bunlar zahiri manâsıyla manâlandırılır.
  3. İmanda, amel dahilî olarak mevcuttur. Amel imandan bir cüzdür. (Bu görüş Mu'tezile'nin ameli imanın bir rüknü saymasının aynısıdır). Bu sebeple tembellikle bir vakit namazı geçirenin kanı heder, malı helâl sayılmıştır.
  4. Tevessül, küfür ve şirktir. Meleklerden, peygamberlerden ve ruhlardan medet ummak, peygamberden şefaat beklemek küfürdür.
  5. Vahhabîler, bid'atın manâsını çok acaip bir şekilde genişleterek bid'at ve küfür saymadık bir şey bırakmamışlardır. Bu cümleden olarak tasavvuf bid'attır; tarikata girmek, mürşide bağlanmak. onu vesile edinmek, rabıta kurmak şirktir, küfürdür. Kabirler üzerine kubbe yapmak, adak adamak, kabirleri ziyaret etmek, küfürdür, dalâlettir.
  6. Vahhabîler, vakıf müesseseierini bâtıl saymışlar, girdikleri İslâm şehirlerindeki bilhassa Mekke ve Medine'deki büyük Osmanlı evkâfını dağıtmışlar ve talân etmişlerdir. Bunun yanında sigara ve kahveyi de haram saymışlar, daha ifrata giderek Hariciler gibi işi bu hususta da tekfire kadar götürmüşlerdir. Ayrıca namazdan sonra tesbih çekmek, minare yapmak, el öpmek gibi hareketlere de karşı çıkmışlardır.

Böylece şirk, küfür ve günah sayılmayan bir dinî hareket pek kalmıyor. Vahhabîler kendilerine muhalif saydıkları kimselere karşı kılıç kullanmışlar ve kılıç zoru ile fikirlerini yaymağa çalışmışlar; sünneti yerleştirmek ve bid'atı söndürmek adına başlatılan hareket İslâm âleminde büyük bir nifak'ın ve fesâd'ın ortaya çıkmasına vesile olmuştur; şiddet ve sertlikle devam eden hareket, İngilizlerin yardımı ve tahriki ile Osmanlı devletine isyan şekline dönmüş ve senelerce Osmanlı idaresini ve ordularını işgal etmiştir. Neticede M. Ali Paşa'nın yardımıyla ancak isyancılar dağıtılabilmişlerdir.
Vahhabîlerin yeni bir meskûn bölgeye girdikleri veya yerleştikleri zaman ilk yaptıkları iş kabirleri yerle bir etmek olmuştur. Bu hususta türbelerden başka açıkta olan mezarlıklardaki kabirleri de yıkmışlardır. Hattâ Hicaz'da idareyi ellerine geçirir geçirmez, derhal bütün sahabe kabirlerini yerle bir etmişlerdir. Bu hususta, Peygamberimizin kabrini de yıkmağa yeltendikleri zaman olmuşsa da muvaffak olamamışlardır. Bunlardan Peygamberimize «Efendimiz» denmesini dahi bid'at sayanlar mevcuttur. Bu yüzden Ravza-i Mutahhara (Peygamberimizin kabri)nin örtüsünü, lime lime oluncaya kadar, yenilenmesini yasakladıkları zamanlar olmuştur. Fakat bugün bu ifratlar bir hayli yumuşamıştır.
19. asrın sonlarında ortaya çıkıp daha sonra gelişen C. Efganî ve M. Abduh'un temsil ettikleri rasyonalist İslâm pozitivist anlayışı, söylenenin aksine Vahabbîlikten çok, İbn Teymiye'ye ve şekilci, ilimci anlayışla, Selefiye'ye dönüşü temsil eder.
Vahhabîlik, dinde akla, tefsire ve te'vile yer vermemek, Tevhîd akidesini «Amelî Tevhid» diye anlamak, Müslümanları tekfir etmek, onları müşrik sayarak silâh çekmek, Halife'ye isyan etmek, İslâm âlemine batılıların teşviki ile ve onların işine yarayacak bir fitne sokmak, medeniyet eserlerini tahrip etmek gibi yanlış ve sapıklıklarla dolu bir anlayıştır. Hareket noktalarında haklı oldukları taraflar var­dır, fakat ulaştıkları neticeler ve tutumları daima zarar teviid etmiştir.
Tarikat ve tasavvuf erbabını müşrik saymak; bu yolun her seviyeden insanı ve kitleleri nasıl bir imân ve ahlâkî nizamla «İnsan-ı Kâmil» idealine göre yetiştirdiğini, kültür ve san'atın gelişmesine nasıl yardım ettiğini, faziletli insanlarla İçtimaî, İktisadî hayatı nasıl nizama soktuğunu ya görmemek veya kasten inkâr etmek demek olur.
Vahhabîlerin OsmanlIlarla münasebeti üzerinde llâhiyat Fakültesinde Dr. Vehbi Ecer bir doktora tezi hazırlamıştır. Tez basılmamıştır.
Kaynak: Süleyman Hayri BOLAY, Felsefi Doktrinler Sözlüğü, Ötüken yayınları, İstanbul, 1979

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.