Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

AİLEDE OTORİTE KİMDE OLMALI?

Aile içi ilişkiler konusundaki tartışmalardan biri de ailede reisin kim olacağıdır. Veya ailede otoritenin gerekli olup olmadığı konusudur.
Otorite gerekli midir?
Farklı vücut ve ruh yapılarıyla kadın ve erkek evlilikte bir bütünlük oluştururlar. Bu farklılıkların görev bölünmesinde göz önüne alınması tabidir.
Araştırmacı Pitts'e göre W; otoritenin kimde olduğu-nun bilinmesi gerekir ve otorite aile refahını sağlayan kişiye verilmelidir.
Anne ve baba arasında sevgi ve saygı olmalı, çocuğa sağlanacak disiplinde tam bir birlik bulunmalıdır. Ana-babanın geçimsizlik ve ahenksizlik içinde olduğu ailenin çocukları, ne sosyalleşme bakımından gelişir ne de ahlâk yönünden uygun tesirler altında bulunur.
Otorite olmayıp, aile çevresinde anneye ve babaya ait iki ayrı kaide ve yasak topluluğu olursa, çocuk neye itaat etmesi gerektiği hakkında bir fikir edinemeyecektir. Bu halde çocuk hangi tarafı memnun edeceği konusunda te-reddüte düşer. Daha sonra bu ikiliği kendi menfaatları doğrultusunda kullanarak, çok zararlı özellikler ve bozuk bir şahsiyet geliştirir.
Otoritede eşitlik olabilir mi?
Yıllardır ideal aile tipi olarak gösterilen anne-baba otoritesinde eşitlik demek olan demokratik aile yapısı için, tanınmış Amerikalı psikolog Bronfenbrenner çeşitli araştırmalar yapmıştır M. Araştırma sonuçlarına göre, ailede disiplin veren kişi baba ise, erkek çocuklar iyi ve sorumlu yetişmektedir. En bağımlı (serbest hareket edemeyen, ebeveynine çok sık muhtaç olan) ve üstelik kendisine en az güvenilebilen gençler, ailelerinde anne ve babaları eşit otoriteye sahip olanlardır. Bu gençlerin ailelerinde anne veya babanın egemenliği söz konusu değildir. Böyle aileler, girişim duygulan eksik, kararları için başkasından destek bekleyen gençlerin yetişmesine zemin hazırlamaktadır. Kısaca Bronfenbrenner'e göre demokratik ailede yetişen gençler sorumluluklarını yeterince yüklenememektedirler.
Başkan belli olmalı
Aslında her grubun bir başkanı olur ve bu bellidir. Yönetim kurulu başkanı olmayan bir firma veya komutanı olmayan bir ordu anlamsız, beceriksiz olur ve çabucak parçalanıp dağılır. Aynı durum aile için de geçerlidir. Ailenin bir lidere ihtiyacı vardır, çünkü bu bir iştir ve meşguliyettir.
Kutsal kitabımızı ve binlerce yıllık tarihi, geçmiş toplumlardaki aileleri göz önüne alırsak ailenin başkanlığını erkeğin, kocanın, babanın yapması gerekliliği ağır basar.
Tabii babanın aile reisi olması demek aileyi etkileyen kararlar alırken annenin (reis yardımcısı) hiçbir fikir beyan edemeyeceği anlamına gelmez. Anne, ailenin bir birim olarak çalışmasında çok önemli bir rol oynar.
Yazar Helen Andel erkek liderlerin psikolojik yapılarının uygunluğuna dikkati çekmektedir. Erkekler daha girişken, daha faal, daha kararlı ve daha baskın oldukları için liderliğe daha yatkındırlar.
Sağlıklı aile
İdeal aile tipi demek olan sağlıklı ailede baba otoriter roldedir, yani dışa karşı aileyi savunan, düzeni sağlayan, aile birliğini elinde tutan, gelir sağlayan kişidir. Her şeyden önce eşi ve çocukları için güven kaynağıdır. Çocuklar babayı anneye göre daha güçlü, daha bilen, daha çok saygı uyandıran kişi olarak bilirler.
Anne ise çocuğun yanındadır. Şefkat doludur. İlgi ve sevgisini bebeğe dengeli ve tutarlı şekilde verebilir. Babanın yardımcısı, besleyen, büyüten, evde sıcaklık ve sevgi sağlayan kişidir.
Aile ortamı sıcaktır ve muhabbet doludur. Böyle ailede büyüyen çocuk sevmeyi öğrenir.
Sağlıklı ailelerde baba başkan, anne de yardımcısıdır. Karı-koca uyumludur. Anlaşamadıkları konuları birlikte konuşurlar. Konuşarak çözüm bulamadıkları çok ender durumlarda ise, son kararı verme sorumluluğu erkektedir.
Anne otoriter roldeyse
Günümüzde kadının statüsü gittikçe değişmekte, daha çok aktif olmakta, çalışmaya yönelmekte ve adeta erkeksi rollere bürünmektedir. Kadını erkekten ayıran ruhi farklar bu şekilde törpülenmekte, kadın da erkek gibi hissi açıdan fakir ve bencil olmaktadır. Böylece evde kadının hakim olduğu "anne tipi aile'ler gittikçe artmaktadır.
İlk bir yaşında, annenin çocuğa karşı ilgi ve bakımı, desteği uygun doyum sağlayabilecek seviyede ise çocuk gelecek gelişim basamaklarını kolay aşar. Anne otoriter, erkek rolünü üstlenmişse çocuğa yeterli duygusal doyumu sağlayamaz. Çocuk sevgi açlığı çeker. Bu eksikliğin belirtileri hayatı bDyunca sürer. Başkalarından destek, yardım umar. Yabancılarla ilişkilerinde ürkek olur, uüş-manlık duyguları besler. Bundan dolayı kişi, ileri yaşlarda kendi hayalinde bir doyum çabasında olur. Çevresin-
deki insanların yardımlarını kendisine bir borçmuş gibi bekler. Bu karşılığı göremeyince, sert ve düşmanca tepkide bulunur.
Çocuk sevgi mahrumiyetini ağız yoluyla gidermeye çalışabilir. Parmak emme yanında bazen aşırı yemek (oburluk) ve şişmanlık görülür. Burada besin, sevgi yerini tutmaktadır. Fazla yemekle bir çeşit güven sağlamaktadır.
Bazen de çocuklaşma arzusunu bastırır, bu kez ya saldırgan bir karakter taşır, adetâ sevgi açlığının intikamını çevreden alır.
Cinsel kimlik 3-6 yaşlarında kız çocukların anneyi, erkek çocukların babayı benimsemesi ile gelişir. Babanın uygun bir erkek örneği olmadığı durumlarda erkek çocuğun bocalaması kaçınılmaz olur. Meselâ; babanın silik, güçsüz, güvensiz bir kişiliği varsa, erkek çocuk babasını benimsemekte güçlük çeker. Annenin kadınsı özellikler göstermeyişi de, kız çocuk için benzer bir güçlük doğurur. Müşfik, hissi, yumuşak özellikler yerine sert ve emredici olan yani erkeksi davranışları belirgin olan anne, kız çocuğuna uygun bir örnek olamayacaktır. Bu durumda yalnız kız çocuk değil erkek çocuk da anne ve baba kişiliği, yani kadın ve erkek cinsiyeti arasında bocalayacaktır. Erkek ve kadın kişiliklerinin ters yüz olup, yer değiştirdiği ailelerde, bütün çocukların kimlikleri etkilenecektir. Böyle ailelerin çocuklarında cinsel uyum bozukluklarının sık ortaya çıkması bu yüzdendir.
Kaynaklar
1) Türkiye'de Aile Yapısı: Dr. Serin Timur, Hacettepe Ü. Yayını, 1972.
2)  Ruh Sağlığı, Prof. Dr. Refia Semin, İstanbul, 1979.
3)  Ruh Sağlığı Bilgisi, Doç. Dr. Mitat Enç, İnkılap ve Aka Y., 1979.
4) Gençlerimiz ve Sorunları. Doç. Dr. Aysel Ekşi, İstanbul Ü. Yayın-!an, 1982.
46
Şiddet, karı-koca arasında hiçbir meseleyi halletmemekte, ancak geçimsizlerin keskinleşmesine sebep olmaktadır.
EVLİLİKTE MUTLULUK SANATI, DOÇ. DR. SEFA SAYGILI, ELÎT YAYINLARI, İSTANBUL / KASIM 2005

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.