Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

ALKOLÜN TESİR BASAMAKLARI

1- Zihnî Faaliyetler
Kandaki alkol nisbeti %0,05 (onbinde beş) ise, (ki bu nesbet alkol, aç karnına içilen iki şişe biradan da ileri gelebilir) önce sadece insana has olan, davranışların  en  yüksek  seviyesi   sayılan   zihnî   faaliyetlere   zararı   olur.   Matematik hesaplan yanlış yapar. Kararları ve hükümleri hatalıdır. Dikkati azalmıştır.  Hafızası bozuktur.  Duyduğu sesler hakkındaki  hükümleri  yanlıştır.   Edep  hissi   azalmıştır.   Kalabalıkta utanmadan idrannı açıkta yapabilir.
2- Fizikî Faaliyetler
Kandaki alkol yüzdesi %0,l (binde bir) olunca, beynin alt kısmına ve arkadaki motor merkezlere tesir eder. Beyinciğe tesiri olur. Kasların intizamlı çalışması bozulmuştur. Şahıs
bunun için düzenli yürüyemez, yalpalar. Dil kaslarının intizamlı çalışması olmadığından, boğuk ve anlaşılmayacak tarzda konuşur. Şahısta görme bulanıktır. Yürüme yanında, koşma ve diğer atletik kabiliyetler de bozulmuştur.
49
48
3- Hayatî Faaliyetler
Kandaki alkol yüzdesi %0,5 (binde beş) veya daha fazla olursa, alkol beyin sapına tesir eder. Solunum felç olur, kalb durur. Şahıs alkol zehirlenmesinden ölür gider.
Beyin Hücrelerindeki Tahribat   İlk Kadeh İçki
İle Başlar. (29)
Herkes çok içki içmenin vücuda zararlı olduğunu kesinlikle kabul eder. Ancak bazı alışkanlar; "Evet, şüphesiz içki içmek zararlıdır. Ancak bu çok fazla içilirse meydana gelir. Az içilirse zaran olmaz" derler. Bu sözlerle o şahıslar ancak kendilerini aldatırlar. Bugün kesin deliller göstermiştir ki, içki az miktarda alınsa da kesinlikle vücutta kalıcı zararlar bırakmaktadır. Hatta beyin hücrelerindeki tahribat ilk kadeh içki ile başlamaktadır.
Kılcal Damarların Tıkanması
Alkolün beyin üzerindeki zincirleme tesirlere nasıl sebep olduğu meselesi fizyoloji âlimlerini uzun zamandan beri uğraştırıyordu. 1940 yılından bu yana sayıları çoğalan âlimier, alkolün bu tesirlerinin direkt değilde, dolayısı ile olduğunu anladılar.  Şöyle ki, beyin hücreleri normal faaliyetlerinin devamı için, bütün vücud hücrelerinde   olduğu gibi, oksijene muhtaçtırlar. İşte alkol, beyin hücrelerini oksijenden mahrum ederek, beynin farklı kısımlarına tesir eder. Bu teori kuvvetli desteğini şu misâlde bulur: Çeşitli çalışmalar göstermiştir ki, bir pilot 2700 metrenin üzerine çıkanca âdeta sarhoş bir şahsın haline benzer uyuşukluk halini hissedebilir. Aynı pilot, oksijen maskesi takmadan 5400 metrenin üzerine çıkacak olursa, oksijensizlikten solunum merkezinin faaliyeti duracak ve pilot hayatını kaybedecektir. Güney Corolina (Karolin) Tıp üniversitesinden Prof .Dr. Melvin Knisely ve çalışma arkadaşları, yaptıkları çeşitli tecrübelerle alkolün beyin hücrelerini nasıl oksijenden mahrum ettiklerini göstermişlerdir. Normal ve sıhhatli bir insanda, kalb kanı atardamarlardan geçirerek, vücudun bütün organlarına yayılan  fevkalâde  ince kılcal damarlara kadar pompalayacak biçimde yaratılmıştır. Kılcal damarlarda seyreden alyuvarların taşıdığı oksijen dokulara verilir ve dokularda birikmiş artıklar ve karbondioksid kana geçer. Bu oksijen ve karbondioksit alışverişinin davamı ile dokuların hayatiyeti devam eder. Sıtma, tifo gibi elliden fazla hastalık tipinde ise bazı sebeplerden dolayı alyuvarların kümeler halinde pıhtılaşmasından, ince olan kılcal damarlar tıkanır. Neticede dokular oksijensiz kalır ve dokulardaki hücreler ölürler.
İçki ve Göz Küresi
Alkol, yukarıda bahsi geçen hastalıklardakine benzer mekanizma  ile  kapillerle   de  yani  kılcal  damarlada  tıkanmaya, dolayısı ile oksijensiz kalan o bölgelerdeki hücrelerin ölümüne yol açmaktadır. Dr. Knisely, çalışmasında, göz küresi saydam tabakasının hemen altında yayılmış bulunan kılcal damarları ışıklandırmıştı. Böylece, bu araştırmacı, insanda görülen elliden fazla değişik hastalıklarda, ' kanda pıhtılaşma ve kılcal damarlarda tıkanma olduğunu müşahade etti. Araştırıcının en enteresan müşahedesi ise, alkolle alâkalı idi. Dr. Knisely, alkol verdiği hayvanlarda da bu pıhtılaşmayı gördü. Öyle ki hayvana verilen alkol yüzdesi arttıkça, gözdeki kılcal damarlardaki alyuvarlarda da, pıhtılaşma oranı artmakta idi.
Dr. Knisely ve arkadaşları, özel bir hastanede yatan alkol ile zehirlenmiş olan hastaları 17 ay gibi uzun bir zaman müddetince incelemeye tâbi tuttular. Hasta yatırıldığı zaman müşahadelerinde objektif olabilmek ve sonra kandaki alkol yüzdesini ölçmek için, hastadan kan aldılar. Gruptan iki kişi, hastanın göz kılcal damarlarını dikkatle incelediler. Netice olarakta kandaki alkol miktarı arttıkça, gözdeki kılcal damarlarda kan akış hızının yavaşladığını buldular. Kandaki alkol yüzdesi arttıkça, tıkanmış kılcal damarlar sayısı da artmaktadır. Alkol yüzdesi en yüksek olanlarda, önemli sayıda kılcal damarlar tahrib olmakta ve gözde kanlanmalar teşekkül etmektedir.
Beyin Ne Durumda?
Normal olarak bir insan beyninde, milyarlarca sinir hücresi (nöron) bulunur. Bu hücrelerin bir özelliği doğumdan sonra, ölüme kadar sayılarının sabit kalmasıdır. Yani sinir hücreleri doğumdan sonra sayıca çoğalmazlar.
İşte, yukarıda bahsedildiği gibi, alkol göz yuvarlağındaki kılcal damarları tıkayıp hücrelerde ölüme sebep olduğu gibi, beyinde de aynı neticeye sebep olmaktadır, tik kadeh içkiyi içen şahısta dahi alkol beyinde bazı kılcal damarlarda tıkanmaya, dolayısı ilede birkaç bin sinir hücresinin oksijensizlikten ölümüne yol açmaktadır. Bu içki alışkanlığı devam ederse, beyinde telâfisi kesinlikle mümkün olmayan milyonlarca sinir hücrelerinin ölümüne yol açacaktır.
Dr. C.B. Courville isimli meşhur bir nöropatolog, alkolün sinir sistemi üzerindeki tesirlerini, "Effects of Alcohol on teh Nervous System of Man"  isimli kitabında neş-retmiştir. Bu araştırıcı, kendi otopsi müşahadelerine dayanarak, uzun seneler alkol almış şahısların beyinlerinin, âdeta içine su çekilmiş sünger gibi ödemli (sıvı birikmiş) olduğunu söylemiştir. Ayrıca aynı şahısların beyinlerinde çok sayıda küçük kanama odakları olduğunu, damarlarda fazlaca bir kan birikimi bulunduğunu da belirtmiştir. Dr. Courville, alkolik şahısların beyinlerinin kanamaya daha müsait olduğunu, normal şahısları öldürmeyecek kadarki darbelerde bile alkoliklerin öldüğünü kaydediyor.
Alkolizm ve Delilik
Norveçli psikiyatrist Dr. Otto Haugh, kendi geliştirdiği çalışmaları ile alkolik şahısların beyinlerindeki tahribatı açıkça göstermiştir. Bu şahıs pneumoencephalog-raphy (pnömo ensefalografi) diye adlandırıldığı metoduna göre, lokal anestezi altında omirilikten az miktarda beyin omirilik sıvısı almakta ve bunun yerine beyine zarar vermeyen hava verilmektedir.   Hava,   beyin   boşluklarındaki   sıvının   yerini almakta, beyin hudutları görülmektedir. Alkolik şahıslarda beyindeki bu boşlukların büyüdüğü, röntgen filminde fark edilmektedir. Bu alkolik şahsın beyninin yenmesi değildir de nedir? Şaşırtıcı bir sonuç, bira içenlerde beyin hasarının, alkol yüzdesi en fazla olan içkilerden olan, viski içenlerdeki kadar, hatta daha fazla olması idi. (3°)
Amerika Birleşik Devletleri'nde akıl hastanelerine yatırılan hastaların büyük ekseriyetinde, orta veya uzun müddet içki içtiklerine dair hikâye vermektedirler. Psikiyatrik hastalardan, alkolizm hikâyesi olanlar kesinlikle bilinmemekle beraber, %25-33 olarak tahmin edilmektedir. Alkol alanlar, kendi kendilerini delilik tehlikelerine attıklarını unutmasınlar.
KAYNAK: ALKOLLÜ İÇKİLER SİGARA VE DİĞERLERİ, PROF. DR. ALPARSLAN ÖZYAZICI, DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI YAYINLARI, ANKARA -2001

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.