Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

BRAUDEL, FERNAND KİMDİR?

(1902-1985) Akdeniz ve Akdeniz dünyası ile ilgili çalışmalarıyla dünya çapında ün kazanan tarihçi ve Annales okulunun
önde gelen temsilcisi.
Fransa'nın kuzeybatısındaki Meuse ilinde doğdu. Orta öğrenimi, XIX. yüzyı­lın katı geleneklerini sürdüren eğitim anlayışı içinde klasik bilgilere ağırlık ve­ren bir yönde gelişti. 1923'te Sorbonne Üniversitesi'nden tarih "agrĞgĞsi" ola­rak mezun oldu. 1937 yılına kadar Ce­zayir ve Paris'te lise tarih öğretmenliği ve Sao Paolo Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaptı. 1937'de Paris'te Ecole Pra- tique des Hautes Etudes'e müdür oldu.

  1. Dünya Savaşı'nda Almanlar'a esir düştü: Lübeck esir kampında kaleme aldığı "La MĞditerranâe et le Monde mâditer- ranâen â l'6poque de Philippe II." adlı ünlü doktora tezini 1947'de savundu. Bu tezde ortaya attığı yeni tarih görüşü bazı tarihçileri şaşırtırken bazılarını da âde­ta büyüledi.

Braudel bu yeni görüşlerinin çoğunu, iki ünlü tarihçi Marc Bloch ve Lucien Febvre tarafından 1929'da Strasbourg'- da kurulan Annales dergisinin etrafın­da oluşan okula borçludur. 1946 yılın­da bu derginin yöneticileri arasına gi­ren Braudel 1949'da Collöge de France'a seçilirken 1956'da da Ecole des Hautes Etudes'ün VI. kısmının başkanlığı göre­vinde hocası Lucien Febvre'in yerini aldı. VI. kısmın milletlerarası niteliği ve her bilgi alanından, her milletten araştırma­cının bir arada bulunması Braudel'in gö­rüşlerini önemli ölçüde etkiledi. 1962'de de Maison des Sciences de I Homme'un ilk yöneticisi oldu.
Başta Annales dergisi olmak üzere birçok dergide çok sayıda makalesi yayımlanan Braudel'in Cambridge Econo- mic History of Europeve The Ency- clopaedia Americana'yayazdığı maka­le ve maddeler geniş bir okuyucu kitle­sine ulaşmasını sağlamıştır. İlim dünya­sına büyük katkılarından ötürü Brüksel, Oxford, Madrid, Cenevre, Floransa, Varşo­va, Cambridge, Sao Paolo, Padova, Lond­ra, Chicago, Saint-Andrevvs ve Edinburgh üniversiteleri ona fahrî doktorluk unva­nı vermişlerdir. Braudel bunun dışında çok sayıda araştırmayı teşvik etmiş, şim­di hemen her biri büyük tarihçi olan çe­şitli milletlerden genç araştırmacıların yetişmesine ön ayak olmuştur. Akdeniz'e olan ilgisinden ötürü OsmanlI tarihine de büyük bir yakınlık duymuştur. Braudel üç cilt halinde kendi ülkesi Fransa'nın tarihini yazarken Kasım 1985'te öldü.
Braudel ve Annales Okulu. 1929 da Strasbourg'da yayın hayatına başlayan Annales d'Histoiıe Economique et So- cialeadlı dergi, bir süre sonra bir yeni­likçi tarihçiler topluluğu haline gelerek o zamana kadar hâkim geleneksel tarih anlayışına karşı sonradan "yeni tarih" veya "Annales tarihçiliği" adı verilecek olan tamamen değişik bir tarih anlayışı oluşturmaya başlamıştır.
Geleneksel tarih, "olay anlatıcılığf de­nilen (Osmanlı tarih geleneğindeki vekâyi' tarihçiliğinin bir benzeri), uzun bir zaman diliminde en çok göze çarpan ve hızlı de­ğişen olayları ve ünlü kişilerin yaptıkla­rını tarih olarak kabul eden bir anlayış içinde sosyal, ekonomik ve kültürel âmil­ler gibi etkileri çıplak gözle görüleme­yen unsurları pek dikkate almamaktay­dı. Annales okulu ise ilk olarak bu an­layışın karşısına tarihin bölümlere ayrı­lamayacağı ilkesini çıkardı. Bu okulun mensuplarına göre tarihçinin görevi, si­yasî veya askerî olayları öne çıkarmak veya tarihte büyük adamların değişti­rici rollerini abartmak değildir. Çünkü bunlar aslında geçici ve önemsiz sonuç­lardan ibarettirler. Tarihçinin asıl göre­vi, sosyal ve tarihî değişim sürecinin bü­tünlüğünü yakalayabilmektir ki Bloch buna "histoire totale" (toplam tarih) adı­nı vermektedir.
Annales okulunun yerleştirdiği ikinci ilke de tarihin, hızlı değişenden (buna "olay" demektedirler) çok yavaş değişeni ("olgu" veya "yapı") araştırılan ilim dalı olduğudur. Böylece Annales okulunun or­taya koyduğu "yeni tarih" eski anlayışın tamamen tersine insan toplumlarında değişmez herhangi bir şeyin olamaya­cağını, yavaş değişenlerin eski tarihçiler tarafından değişmez olarak algılandığı­nı, ancak bunların da değiştiğini ve asıl tarihçiliğin bu uzun süreç değişmelerini ortaya çıkarmak olduğunu ispata yönel­miştir. Annales okulunun bu anlayışı bü­tün dünyada büyük bir ilgiyle karşılan­mış, insan bilimlerinin tamamını tarihin çatısı altında bir tek ilim haline getirme yönünde ciddi adımlar atılmıştır. Bu doğ­rultuda o zamana kadar hiçbir dönem­de tarihî konular arasında yer almamış olan tabii değişmelerle insan toplumla- rının değişme süreçleri arasındaki iliş­kiler araştırılmaya başlanmış, iktisat ta­rihi yeni bir canlılık kazanırken sosyal tarih denilen yeni bir disiplin önce orta­ya çıkmış, sonra da mesafe kazanmaya başlamıştır. Yine bu doğrultuda tarih il­mi matematik tekniklerden ve bilgisa­yar teknolojisinden faydalanır hale gel­miştir.
Annales okulunun bütün dünya tarih­çi çevrelerinin üzerinde olduğu gibi Türk tarihçileri üzerinde de büyük etkileri ol­muştur. Esas olarak Fuad Köprülü, Ömer Lütfi Barkan ve Halil İnalcık gibi önde gelen Türk tarihçileri bu yeni tarih an­layışının prensip ve tekliflerinden belli ölçülerde etkilenerek bu doğrultuda ça­lışmalar yürütmüşlerdir.
Braudel in bizzat ifade ettiği üzere "Annales tavrı", Bloch ve Febvre'in mey­dana getirdiği birinci nesilde belirlen­miştir; daha sonra gelenler yeni örnek­ler, yeni formüller ve yeni deliller getir­mişler, ancak yeni usuller icat etmemiş­lerdir. Bu okul çerçevesinde Braudel'in tarih ilmine en büyük katkısı, iki dev eseri olan iki ciltlik Akdenizile üç cilt­lik Maddî Uygarlık, Ekonomi ve Kapi­talizmadlı kitaplarında uyguladığı me­totta ortaya çıkmaktadır. Her iki eser de üç katlı birer bina olarak inşa edil­miştir. Yazarın kendi ifadesiyle zemin kat yavaş değişenin, dip dalgalarının ve­ya doğrudan doğruya yapıyla ilgili un­surların tarihidir. Birinci kat ise ekono­minin ve toplumla ilgili hususların ince­lendiği kesimdir. Bir başka ifadeyle bu­rada yapı ile ilgili olmayan fakat yine de nisbeten yavaş değişen bir alanın tari­hi söz konusudur. Nihayet sonuncu kat, hızlı değişeni yani olayı ve siyaseti ince­lemektedir.
Tarihî sürecin böylece üç katlı olarak ele alınmasının sonucu olarak belli bir dönemin ve belli bir tarih kesitinin değiş­me eğilimlerine yaklaşan Braudel, Bloch tarafından geliştirilen "histoire totale" kavramını "histoire globale" (bütüncül ta­
rih) haline getirmiştir. Bu anlayışa göre her şey tarihin ilgi alanı içine girmekte, eski anlayışta olduğu gibi insanın yal­nızca bazı hareketleri tarihî kabul edil­mekten çıkmaktadır. Braudel'e göre, de­ğişmeye etki etmesi ve onu açıklaması şartıyla, en basit sayılan İnsanî olay ve olgular da artık tarihin konusudur.
Braudel'in tarih metodunun ikinci un­surunu, "temporalitâs" (zamansallıklar) adı­nı verdiği kavram oluşturmaktadır. Bu­na göre tarih, zamanın her kesitinde ve­ya eş zaman dilimi içinde bütün mekân­larda aynı yoğunlukta bir değişme sü­reci göstermemektedir. Tarih türdeş bir akış değildir, zamana ve mekâna göre farklı tarihî yoğunluklar yani zamansal- lıklar söz konusudur. Braudel buradan hareketle Annales okuluna kadar hâkim olan Batı merkezci tarih anlayışına da karşı çıkmıştır. Bu eski anlayışa göre dünya tarihi Batı tarihinin az veya çok gecikmiş bir kopyasıdır. Oysa Braudel dünya tarihinin, birbirlerine az veya çok temas eden özel tarihlerden yani zaman- sallıklardan oluştuğunu ve bütünsel ta­rihin, bütün bu farklı zamansallıkların gündeme getirilmesi ve bağlantılarının kurulmasıyla oluşturulabileceğini belirt­mektedir.
Nihayet Braudel'in sonuncu büyük kav­ramı "longue durâe'dir (uzun süreç). Bra­udel bu kavramı asıl değişme sürecinin tabanını belirlemek için kullanmaktadır. Daha açık bir ifadeyle kısa zaman dilimi içinde meydana gelen değişiklikler, olay denilen ve esas değişme sürecini düşük ölçekte belirleyen tarihî durumlardır. Bu­na karşılık uzun süreç değişimleri yapı­larda meydana gelen değişiklikler olup tarihî sürecin engebelerini belirlemek­tedirler.
Braudel temel nitelikteki eserlerinde Osmanlı tarihine de büyük bir ilgi gös­termiştir. Maddî Uygarlık, Ekonomi ve Kapitalizm'öeOsmanlı İmparatorluğu­nun kendi başına bir "ekonomi-dünya" oluşturduğunu, yani siyasî ve coğrafî sa­hası içinde kendine yeterli bir ekonomik birim meydana getirdiğini, ancak bu kendine yeterliliğin Osmanlı ekonomisi­nin durgun kalmasına, uzun zaman dili­mi içinde pek fazla değişme gösterme­mesine yol açtığını söylemektedir. Buna karşılık Batı ekonomi dünyasının kendi­ne yeterli olmaması onun uzun zaman dilimi içinde dünyaya yayılmasına yol aç­mış, yani yapıları Osmanlılar'a göre da­ha hızlı değişmiş, bunun sonucu olarak da OsmanlIlar geri olmadıkları halde Batı'nın değişme sürecinin hızından ötürü nisbî bir gerilik görüntüsü sergilemişlerdir.
Braudel'in Osmanlı tarihine karşı asıl büyük ilgisi Akdenizadlı büyük araştırmasında ortaya çıkmaktadır. Bu kitabın II. cildinin büyük bölümü Akdeniz'deki Osmanlı-İspanya çatışmasının sosyal, ekonomik ve siyasî sonuçlarına ayrılmıştır. Özet olarak Akdeniz hâkimiyeti için XVI. yüzyılda birbirleriyle çarpışan bu iki büyük güç, yüzyılın sonundan itibaren birinin doğuya İran'a, diğerinin de Atlantik yönüne dönmesi sonucu Akdeniz'i aynı anda terketmiştir. XVI. yüzyılın bu iki devletinin gerek Akdeniz'deki çatışmaları gerekse Akdeniz'den çekilmeleri bunların dışındaki Batılı güçlerin lehine olmuş ve her ikisi de XVII. yüzyıldan itibaren gerilerken üstünlük diğer ülkelere geçmeye başlamıştır.
Eserleri. Fernand Braudel'in çok sayıdaki eseri arasında başlıcaları şunlardır: 1. La Mediterranee et leMonde mediterraneen â l'epoque de Philippe II.(1949). Müellifin bu en önemli eseri ilk neşrinden sonra yeni bilgiler ışığında defalarca genişletilmiş ve yeniden yazılmıştır. Eser İngilizce, İtalyanca, İspanyolca, Portekizce, Lehçe, Almanca ve Türkçe'ye (Akdeniz ve Akdeniz Dünyası,trc. Mehmet Ali Kılıçbay, l-II, İstanbul 1989-1990) çevrilmiştir. Eserin verilerine dayanılarak gerçekleştirilen bir televizyon dizisi dünyada hayranlık uyandırmıştır. 2. Ecrits sur I'Histoire (1969). 3. Afterthougts on Material Civilization and Capitalism (Baltimore 1977). Civilisation Materielle adlı kitabıyla ilgili olarak Amerika'da verdiği konferanslardan oluşan bu eser Mustafa Özel tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiştir (Maddî Medeniyet ve Kapitalizm,İstanbul 1991). 4. Civilisation Materielle, Economie et Capitalisme, XVe-XVIIIe siecle (I-III, 1979).
Siân Reynold'un İngilizce'ye çevirdiği eser (Civilization and Capitalism: 15 th - 18 th Century,I-III, London 1981-1984) Mehmet Ali Kılıçbay tarafından da Maddî Uygarlık, Ekonomi ve Kapitalizmadıyla Türkçe'ye tercüme edilmiştir (I-III, Ankara 1992). S. Le Destin de la France (I-1982-1985).
BİBLİYOGRAFYA :
Fernand Braudel, "Sur une conception de l'histoire sociale", Ecrits sur l'Histoire, Paris 1969, s. 175-191; a.mlf., "Personal Testimony", Journal of Modern History, XLIV/4, Chicago 1972, s. 448-467; R. Hugh-Trevor-Roper. "Fernand Braudel: the Annales and the Mediterranean", a.e., s. 468-479; T. Stoianovich, French Historical Method: the Annales Paradigm, Ithaca 1976; Ömer Lûtfı Barkan, "Fernand Braudel: La Mediterranee et le monde mediterranneen â l'epoque de Philippe II.", İFM,X 11/3-4 (1951), s. 173-192; Sarah Peltant, "Conversations avec Braudel", Psychologie, sy. 14, Paris 1971, s. 10-14; Jack Hester, "Fernand Braudel and the Monde Braudellien", a.e., s. 20-28; H. G. Kroeningsberger. "Fernand Braudel and the Mediterranean", The Listener, New York 1974; Halil İnalcık, "The Impact of the Annales School on Ottoman Studies and New Findings", Revieıv, sy. 1, Binghamton 1978, s. 69-96; Mehmet Ali Kılıçbay, "Annales Okulunun Sonuncu Piri Fernand Braudel", TT, V/26 (1986), s. 44-52.
MEHMET ALİ KILIÇBAY
KAYNAK: İSLAM ANSİKLOPEDİSİ, TÜRKİYE DİYANET VAKFI YAYINLARI, 6. CİLT, İSTANBUL

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.