Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

CÂVİD BEY, MEHMED KİMDİR? HAYATI VE ESERLERİ

(1875-1926) İttihat ve Terakkî Cemiyeti'nin malî siyasetinin belirlenmesinde önemli rol oynayan Osmanlı Maliye nâzırı ve iktisatçısı.
Selânik'te doğdu. Dönme camiasından rüccar Receb Naîm Efendi'nin oğludur, k ve orta öğrenimini Selânik'te yaptık­tan sonra İstanbul'a giderek Dersaâdet '.Iekteb-i İdâdî-i Mülkî (İstanbul Lisesi) ve Uekteb-i Mülkiyye-i Şâhâne'de okudu. '896'da mezun olunca Ziraat Bankası Muhasebe Kalemi'nde göreve başladı. Bir yıl sonra Maarif Nezâreti Mektûbî alemi İstatistik Şubesi'ne geçti. 1898 - den itibaren bu göreve ek olarak Aya- sofya Merkez Rüşdiyesi'nde hesap, Dârülmuallimîn-i Âliye'de ilm-i servet (ik­tisat) hocalığı yaptı. 1899 yılında Maarif Nezâreti Rüşdiye İdaresi kitabetine ge­tirildi. 1902'de siyasî gayelerle görevin­den ayrılarak gelişmiş İktisadî yapısı ve etnik durumuyla meşrutiyet taraftarı muhalefetin gelişip güçlendiği bir mer­kez olan Selânik'e döndü ve yeni kuru­lan Mekteb-i Feyziyye adlı lise seviyesin­deki bir okulun müdürlüğünü üstlendi. Burada iken gizli Osmanlı Hürriyet Ce- miyeti'nin teşkilâtlanmasında ve Selânik mason locasında aktif rol alan Câvid Bey, 1907'de cemiyetin İttihat ve Terakkî Ce­miyetiyle birleşmesinden sonra da faali­yetlerini sürdürdü. II. Meşrutiyet'in ilâ­nından hemen sonra Selânik'ten ayrıla­rak İstanbul'a döndü ve seçimlere hazır­lanmaya başladı. Seçimler sonunda Mec- lis-i Meb'ûsan'da I. (1908-1912) ve II. 1912) dönem Selânik mebusu. Selânik'in Balkan Savaşı sonunda Yunanistan sınır­ları içinde kalması üzerine de III. dönem­de (1914-1918) Kal'a-i Sultânî (Çanakka­le) sancağı mebusu oldu. Ayrıca 1916 ve 1917 yıllarında İttihat ve Terakkî'nin yö­netici kadroları içinde yer aldı.
Câvid Bey ilk defa Tevfik Paşa kabi­nesinde (14 Nisan-5 Mayıs 1909) Maliye nâzırlığına getirilmek istendiyse de ken­dilerinden izin alınmadığı gerekçesiyle İttihat ve Terakkî'nin karşı çıkması yü­zünden göreve başlayamadan istifa et­mek zorunda kaldı. Az sonra 25 Hazi­ran 1909'da Hüseyin Hilmi Paşa'nın kur­duğu kabinede Maliye nâzırlığına geti­rildi ve İbrâhim Hakkı Paşa hükümetin­de de (12 Ocak 1910-29 Eylül 19111 aynı görevi yürüttü. Fakat malî ve İdarî alan­da önemli reformlar yapmaya çalıştığı bir dönemde bazı anlaşmazlıklar yüzün­den nâzırlıktan istifa etti. 1912 seçim­lerinin ardından Said Paşa kabinesine Nâfia nâzın olarak tayin edildi. Savaşlar dolayısıyla artan askerî harcamalar yü­zünden daha da bozulan malî durumla başa çıkamayacağını anlayan Maliye nâ­zımın istifası üzerine yeniden bu göre­ve getirildi ve 22 Temmuz 1912'de Said Paşa'nın istifasına kadar görevde kaldı. İttihat ve Terakkî'nin Bâbıâli Baskını ile (23 Ocak 1913) iktidarı ele geçirmesinden bir yıl sonra tekrar Maliye nazırı oldu. Nazırlığı sırasında, giderek yaklaşan dün­ya savaşında Osmanlılar'ın tarafsız kal­ması karşılığında kapitülasyonların kal­dırılabileceğini düşünüyordu. Hatta bu yönde Fransızlar ve İngilizler'le temas­larda bile bulundu. Ancak Osmanlılar'ın Enver Paşa'nın zorlamalarıyla Almanya yanında savaşa girdiğini öğrenince he­men kabineden istifa etti.
1917 yılı başlarında özel teşebbüsü geliştirip güçlendirmeyi amaçlayan Os­manlI İ'tibâr-ı Millî Bankası'nın kurulu­şunu gerçekleştirdi. Talat Paşa'nın Şu­bat 1917'de sadrazamlığa gelmesinden bir süre sonra Maliye nazırlığını üstlen­di. Savaşın kaybedilmesi üzerine kabine ile birlikte nâzırlıktan ayrılmak istediy­se de malî durumun ciddiyeti sebebiyle yapılan ısrarlar üzerine Ahmed İzzet Pa­şa kabinesinde de aynı görevi kabul et­ti. Ancak Talat, Enver ve Cemal paşala­rın yurt dışına kaçmalarından sonra İt­tihat ve Terakkî'nin en önde gelen üye­lerinden birisi olarak kabinede bulun­muş olması kendisini bu partiye dönük hücumların ana hedefi haline getirdi. Bu çok kısa ömürlü kabine ile birlikte Câ­vid Bey de nâzırlıktan ayrıldı (8 Kasım 1918).
Kısa bir süre sonra Düyûn-ı Umûmiyye İdaresi Türk dâyinler vekilliğine se­çildi. Fakat Damad Ferid Paşa hüküme­tinin İttihatçılar ı yargılamak üzere oluş­turduğu Dîvân-ı Harb-i Örfî'de yargılan­dı ve gıyabında on beş yıl kürek cezası­na mahkûm edildi. Bunun üzerine bir müddet İstanbul'da saklandıktan sonra Fransa'ya, oradan da İsviçre'ye kaçtı. İs­viçre'de iken kendisi gibi Avrupa'ya da­ğılmış İttihatçı liderlerle temaslarını sür­dürdü. Bu arada Avrupa'daki genç Türk öğrencilerini yönlendirerek İttihat ve Te- rakkî'ye yeni güç odakları sağlamaya ça­lıştı. İsviçre'de bulunduğu sırada Şehzade Burhâneddin Efendi'nin eski karısı Ali­ye Hanım'la evlendi (1921). Şubat 1921'- de toplanan Londra Konferansfna An­kara hükümeti delegasyonunun danış­manlarından biri olarak katıldı. Burada­ki hizmetlerinin "millî hükümet" temsil­cilerince beğenilmiş olmasının verdiği güvenle otuz dört aylık bir ayrılıktan son­ra İstanbul'a döndü ve yeniden Düyûn-ı Umûmiyye dâyinler vekilliği görevine baş­ladı.
21 Kasım 1922'de Lozan'da başlayan konferansa Türk delegeleri müşavirle­rinden biri olarak katılan Câvid Bey, Türk heyeti başkanı İsmet Paşa ile İktisadî konularda görüş ayrılığına düştü. Bu hu­susun daha sonra basına aksetmesi üze­rine İsmet Paşa, aralarında Câvid Bey'in de bulunduğu bazı müşavirleri heyet­ten çıkardı. Böylece Câvid Bey yeni siya­sî oluşumun dışına itilmiş oldu.
1924 yılı başlarında, meclis reisi ve İstanbul milletvekili Fethi Bey'in (Okyar) İstanbul Ticaret ve Sanayi Odası'ndan is­temiş olduğu bir raporu hazırlayan heye­te başkanlık etti. Haziran 1926'da Mus­tafa Kemal'e karşı hazırlanan suikast girişimi, bu harekete teşebbüs eden ve etmeyen bütün İttihatçılar ın ve genel olarak muhalefetin tasfiyesini mümkün kılan bir ortam hazırlayınca, olaydan so­rumlu tutularak 19 Haziran 1926'da tu­tuklandı; ancak kısa süre sonra serbest bırakıldı. Ardından tekrar tutuklandı ve İstiklâl Mahkemesi tarafından sorguya çekildi. Lozan Konferansı sonrasında Ka­ra Kemal'in teklifiyle bazı İttihatçılar ın Câvid Bey'in evinde yaptıkları iki günlük toplantı ve bu toplantıda ele alınmış do­kuz maddelik bir program taslağı gizli bir komitenin varlığının delilleri sayıldı; bu komitenin İttihat ve Terakkî'yi yeni­den diriltmeye ve anayasayı zorla değiş­tirmeye dönük bir teşebbüs içinde ol­duğu ileri sürüldü. Bunun üzerine Câvid Bey ölüm cezasına çarptırıldı ve iki gün sonra da cezası infaz edildi (26 Ağustos 1926).
Liberal bir iktisat anlayışına sahip olan ve İktisadî kalkınmayı dünya ekonomisiyle bütünleşmede gören Câvid Bey, on yıllık İttihat ve Terakki döneminin (1908- 1918) alt yılı aşkın bir bölümünde bizzat Maliye nâzın, diğer zamanlarda da ma­liye ile ilgili aktif çalışmalarını sürdür­müş bir siyaset adamı olarak İttihat ve Terakkfnin İktisadî politikalarına dam­gasını vurmuştur. Ülkedeki sermaye bi­rikiminin dünya ekonomisiyle bütünleş­meyi sağlayacak güçte olmaması sebe­biyle bir yandan özel teşebbüsü geliştir­meye, öte yandan da yabancı sermayeyi çekmeye yönelik düşüncelerinin uygula­maya yansıyan en belirgin yönlerinden biri, yabancı sermayeli şirket ve banka­ların korunması ve desteklenmesi oldu. Ne var ki siyasî istikrarsızlıkların da et­kisiyle kalkınmayı harekete geçirecek ölçüde bir yabancı sermaye akımı sağ­lanamadı.
İmparatorluğun hızla dağılması, milli­yetçi akımların güç kazanması ve I. Dün­ya Savaşı gibi olaylar Câvid Bey'in dü­şüncelerinde değilse bile uygulamaların­da önemli farklılaşmalara yol açtı. Kapi­tülasyonları kaldırma teşebbüsleri, Os­manlI İ'tibâr-ı Millî Bankası nın kurul­masına öncülük etmesi, İstihlâk-i Millî Cemiyeti'ne katılması onun bu tür uy­gulamalarının örnekleridir. Câvid Bey'in başta Maliye Nezâreti olmak üzere bir­çok kamu kuruluşunda çok önemli ye­niden teşkilâtlanma faaliyetleri gerçek­leştirmesi, muhaliflerinin bile kabul et­tiği analiz ve tartışma gücüyle siyasî tar­tışmaları zenginleştirmiş olması gibi özel­likleri üzerinde pek durulmamıştır. Bu­na rağmen "Câvid Bey mâliyesi", "Câvi- dizm" gibi tanımlarla onun yabancı ser­maye ve dış borçlarla ilgili olumlu görüş­leri çok sık tekrar edilegelmiştir. Kendi­sine yapılan bu tür atıflar, devletçiliğin ağır bastığı dönemde onun liberal ikti­sat anlayışını olabildiğince eleştirerek uygulanmakta olan millî iktisat politi­kasının farklılığını göstermek ve savun­mak amacına yöneliktir. Câvid Bey'in bu anlamda güncelliğini uzun süre koru­muş olmasının sebebi, onun liberal dü­şüncenin en önemli temsilcilerinden biri olmasında aranmalıdır.
Câvid Bey'in maliye ve iktisat alanın­da yayımlanmış kitap ve makaleleri de vardır. İlk yazıları, Abdülhamid dönemin­de Servet-i Fünûn'öa "İlm-i Servet" baş­lıklı tefrikasıyla neşredilmiştir. Daha çok Paul Leroy Beaulieu ve Charles Gide'e dayanarak yazdığı İlm-i İktisâd adlı ki­tabı (I-IV, İstanbul 1315-1317), dönemin en kapsamlı eseri olarak bir temel kay­nak niteliği taşımıştır. Bir süre sonra bu kitabın iki baskısı daha yapılmıştır (İlm-i İktisâd, İstanbul 1326; Ma'lûmât-ı İktisâ- diyye, İstanbul 1329). Ayrıca yine öncü ni­telikte İhsâiyyat adlı bir istatistik kita­bı vardır (İstanbul 1325). II. Meşrutiyetin ilânından sonra, arkadaşları Rızâ Tevfik ve Ahmed Şuayb ile birlikte. Türkiye'de­ki pozitivist hareketin belli başlı yayın organlarından biri kabul edilen Ulûm-ı İktisâdiyye ve İctimâiyye Mecmuası'- nın (Aralık 1908-Ağustos 1910 arasında 24 sayı) müdürü ve yazarlarından biri olan Câvid Bey, 1908 öncesinde Sabah, sonra da Tanin gazetelerinde makale­ler yazmıştır.
BİBLİYOGRAFYA:
BA. Sicill i Ahval Defteri, nr. 79, s. 467; Kan- demir, İzmir Suikastının İçyüzü, Ankara 1955, II, 29-49; Mücellitoğlu Ali Çankaya, Mülkiye Ta­rihi ve Mülkiyeliler, Ankara 1968-69, 111, 678- 717; Yahya Kemal (Beyatlı), Siyâsî ve Edebî Portreler, İstanbul 1976, s. 141-153; Mehmet Zeki Pakalın, Maliye Teşkilâtı Tarihi (1442- 1930), Ankara 1978, IV, 237-266; Zafer Top­rak. Türkiye'de .Millî İktisat. 1908-1918, An­kara 1982, s. 18, 23-24, 51-52, 370-371, 422, ayrıca bk. Dizin; Tarık Zafer Tunaya, Türkiye'­de Siyasal Partiler, İstanbul 1989, III, 331-335; Samet Ağaoğlu, Babamın Arkadaşları, İstan­bul, ts., s. 66, 69; "M. Cavid Bey'in Hatıratı", Tanin, 30 Ağustos 1943 - 22 Aralık 1946; aynı makale, Devrim, 26 Ocak 1971 - 30 Mart 1971; Dankvvart A. Rustow,              "Diâwid",          El2 (Ing.), 11, 497-498; "Cavid            Bey",      Türk ve        Dünya Ünlü­ leri Ansiklopedisi, İstanbul 1983-85, III, işes­in1-
SELİM İLKİN
KAYNAK: İSLAM ANSİKLOPEDİSİ, TÜRKİYE DİYANET VAKFI YAYINLARI, 7. CİLT, İSTANBUL

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.