Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

CEBERTÎ KİMDİR? HAYATI VE ESERLERİ

On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda yaşamış târihçi. İsmi Abdurrahmân bin Hasan'dır. Aslen Habeşistan'ın Cebert bölgesinden olduğu için, Cebertî diye meşhûr olmuştur. Dedeleri yedi nesilden beri Mısır'a yerleşmiş olup, Kâhire'de El-Ezher Câmiinde ders vermişler, birçok âlim yetiştirmişlerdir. Babası Ezher Medresesinde hey'et (astronomi) âlimi idi. 1753 (H. 1168) senesinde Kâhire'de doğdu. 1822 (H. 1237) senesinde vefât etti. 
Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevverede ilim tahsil eden Cebertî, Kâhire'deki Ezher Üniversitesinden mezun oldu. Aynı üniversitede ders vermeye başladı. Mısır'ın Fransızlar tarafından işgâl edilmesi sırasında, Napolyon Bonaparte, Cebertî'yi Mısır idâresi için kurulan âyan ve eşrâf dîvânına âzâ (üye) tâyin etti. Bu devre sona erince, Osmanlı Devletinin Mısır vâlisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa tarafından Saray muvakkitliğine tâyin edildi. Mısır târihiyle ilgili eserler yazdı. 1822 (H. 1237) senesinde Kâhire'ye dönerken Şubia yolunda öldürüldü. 
Eserleri: 
1. Acâib-ül-Âsâr fît-Terâcim vel-Ahbâr: Târih-i Cebertî adıyla da bilinen bu eserinde, 1688-1821 târihleri arasındaki olayları anlatmıştır. 1791 senesinden sonra yazmaya başladığı bu eser, Mısır târihi için önemli bir kaynaktır. Cebertî bu târihi hazırlarken, ihtiyarların hâtıralarından, devlet vesîkalarından, mezâr kitâbelerinden faydalandı. Kendi devrindeki hâdiseleri de kendi görüş ve hâtıralarına dayanarak yazdı. Bu eserin sosyolojik değeri yüksektir. 
2. Muzhir-üt-Takdîs bi-Zihâbi Devlet-il- Fransis: Bu eserinde Fransız işgâl devrini anlatmıştır. 1958 senesinde iki cilt hâlinde basılmış olan bu eser, iki defâ Türkçeye tercüme edilmiş, ikinci tercüme, Târih-i Mısır adıyla basılmıştır. 

KAYNAK: REHBER ANSİKLOPEDİSİ, 4. CİLT

CEBERTÎ, ABDURRAHMAN B. HASAN KİMDİR? HAYATI VE ESERLERİ
(ö. 1240/1825) 'Acâ'ibü'l-âsâr adlı eseriyle meşhur Mısırlı tarihçi.
1167 (1753-54) yılında Kahire'de doğ­du. Ataları Habeşistan'ın Cebert bölge­sinden geldikleri için kendisi de Cebertî nisbesiyle şöhret buldu. Mensup olduğu Cebertî ailesi Hanefi mezhebinde ve İs­lâm'a çok bağlı kimseler olarak tanın­mıştır. Hac için veya mücâvir* olarak Medine ve Mekke'ye yürüyerek gelme­leriyle meşhur olan bu aileye mensup âlimlerin Mescid-i Nebevî'de, Harem-i şerifte ve Ezher'de ders verdikleri üç revak vardı. Babası Şeyh Haşan da Ez- her âlimlerindendi. Cebertî on bir yaşın­da iken Kur'ân-ı Kerîm'i ezberledi. Ba­bası oğlunda kabiliyet gördüğü için onun yetişmesine özen gösterdi. Ona büyük bir servet, kıymetli hocalar, öğrenciler ve devlet ileri gelenlerinden meydana gelen çok iyi bir çevre bıraktı. Cebertî Ezher'den mezun olduktan sonra astro­nomi, matematik, geometri alanların­daki bilgisini arttırdı. Osmanlı Veziri Koca Yûsuf Paşa Cebertrnin astronomi alanındaki engin bilgisine vâkıf olup ona takvimler hazırlattı ve bundan dolayı kendisini ödüllendirdi. Cebertî iyi yetişmiş Ezher âlimlerinin geleneğine uyarak öğretim halkaları teşkil etti, öğrenci yetiştirmeye önem verdi. Napolyon Mısır'ı işgal edince onu ülke yönetiminde bir vasıta olarak kullandığı âyan ve eşraf divanına üye tayin etti. Mehmed Ali Paşa'nın saray muvakkiti olarak da görev yapan Cebertî Hanefîler'le ilgili iftâ dairesine de nezâret etti.
Cebertî Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ya baştan beri cephe aldı ve ölümüne kadar muhalefetini sürdürdü. 1822'de oğlu Halîl öldürüldü. Bu konuda birçok söylenti çıktı ve olayın, Cebertî'nin Mehmed Ali Paşa'nın idaresini tenkit etmesiyle ilgili olduğu dedikoduları yayıldı. Bu olaydan duyduğu büyük üzüntü sebebiyle Cebertî'nin gözleri görmez oldu, evine kapandı, vefatına kadar böyle kaldı. Onun bir suikasta kurban gittiği de söylenir. Cebertî İlmî usullere riayet eden objektif bir İlim adamı idi.
Eserleri. 1. 'Acâ^ibii'l-âşâr" fi't-terâcim ve'l-ahbâr. 1688'den 1821 'e kadar meydana gelen olayları ihtiva eden dört ciltlik bir Mısır tarihidir (Bulak 1297). 2. Mazharü't-takdis (Muzhirut-takdts) bizehâbi (zevali) Devleti'l-Fransîs. Cebertî Mısır'ın Fransızlar tarafından işgalini (1798-1801) konu alan bu eserini 1216 da (1801-1802) tamamlayarak Osmanlı Veziri Yûsuf Paşa'ya ithaf etti. Kitabında kendisinin Fransızlarla ilişkisinden. General Menou zamanında divanda üye olduğundan söz etmediği gibi 'Acâ'i-bü'l-âşâr'daki fikirlerinin aksine Napolyon Bonapart'ı ve Fransızlar'ı küçük düşürücü tenkitlere, Osmanlılar'ı, padişahve veziri öven ifadelere yer verir. Osmanlı Veziri Yûsuf Paşa İstanbul'a dönünce eseri III. Selim'e sundu. Eser padişahın isteği üzerine Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi tarafından Türkçe'ye tercüme edildi. 1807 yılında tamamlanan tercüme Târih-i Mısır adıyla yayımlanmıştır (İstanbul 1282). Mazharü't-takdis Mütercim Âsim Efendi tarafından da tercüme edilmiş (Osmanlı Müellifleri, 1, 377), ayrıca Alexandre Cardin eseri Fransızca'ya çevirmiştir (Journal d'Abdurrahman Gabarti pendant ioccupation française en Egypte, İskenderiye 1835, Paris 1838). Muhammed Atâ Mazharuttakdîs'\n Arapça orijinalini Yevmiyyâ-tü'l-Ceberti adıyla iki cilt halinde neşretmiştir (Kahire 1958).
Zeoertî'nin kaynaklarda zikredilen Y zh :asaru Tezkireti'ş-Şeyh Dâvûd el- Az:âkî, Nakdün li-Kitâbi EH leyle ve fevte ve Düstûru takvîmi'l-kevâkibi's- mb a adlı üç eseri daha vardır (bk. Keh- tâne.Y. 133).
BİBLİYOGRAFYA:
Cc^erü. '/Acâ5ibul-âsâr, Beyrut, ts. (Dârü'l- Kârss l-III; a.mlf., Târîh-i Mısır (trc. Mustafa 3e%et>. İstanbul 1282; Brockelmann, GAL S^pL II, 730-731; Osmanlı Müellifleri, I, 377; ieT-cs. Mu"cem, I, 675-676; Muhammed Ab- a_ı]ah İnan, Mü'errihû Mışri'Tİslâmiyye ue mesâdirü't-târîhiTMışrî, Kahire 1388/1969, s. 177-189; Süleyman Ahmed es-Saîd, Te'sil mâ L-erede fî târihi'I-Cebertî mine'd-dahîl, Ka- *ırs 1979, tür.yer.; Leylâ Abdüllatîf Ahmed. Di- S>âl fî târih ue mü 'errihî Mışr ue'ş-Şâm ebâ ni-'asri'l-"Oşmâni, Kahire 1980, s. 190-214; -al:l Mardem Bey, Acyânü'l-karni'ş-şâliş caşer, Ee.-ut 1981, s. 144; Abdülfettâh ed-Dîdî, Yenâ- bi u l-fikri'TMısriyyi'l-mu âsır, Kahire 1982, s. r-!5; Ali Berekât, Rü'yetu T Cebertî li-ezmeti'l- -=.âti'l-fikriyye, Kahire 1987; Muhammed Enis, "el-Cebertî beyne Mazhari't-takdîs ve 'Acâ'i- Kİ-âsâr", Mecelletü Külliyyeti Tâdâb, XVIII/
Kahire 1956, s. 59-70; David Ayalon, "The Historian al-Jabartı and his Background", 5SOAS, XXIII (1960). s. 217-249; a.mlf., "Dja- barfi", El2 (İng.), II, 355-357; P. M. Holt. "Al- .'abartî's Introduction to the History of Otto- man Egypt", BSOAS, XXV (19621, s. 38-51; S. Moreh, "Reputed Autographs of 'Abd al-Rah­man al-Jabartı and Related Problems", a.e., XXVIII (1965), s. 524-540; İsmail K. Poonawa- la. "The Evolution of al-Gabartı's Historical Thınking as Reflected in the Muzhir and the Acâ'ib", Arabica, V, Leiden 1968, s. 270-288; 3. B. Macdonald, "Cebertî", İA, III, 39-40; Ah- -ned Abdürrahîm Mustafa. "'Acâ'ibü'l-âşâr fı't-terâcim ve'l-ahbâr li-cAbdirrahmân el- Cebertî", Tİ, IV, 553-563.
MEHMET MAKSUDOĞLU
KAYNAK: İSLAM ANSİKLOPEDİSİ, TÜRKİYE DİYANET VAKFI YAYINLARI, 7. CİLT, İSTANBUL

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.