Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

CEMAL PAŞA KİMDİR? HAYATI VE ESERLERİ

(1872-1922) İttihat ve Terakkî Cemiyeti liderlerinden,
Bahriye nâzırı. Asıl adı Ahmed Cemal olup 6 Mayıs 1872 de Midilli'de doğdu. Babası askerî eczacı Mehmed Nesib Bey dir. Kuleli As­kerî İdâdîsi'nden (1890) ve Mekteb-i Har- biyye-i Şâhâne'den (1893) mezun olduktan sonra erkân-ı harbiyye tahsilini ta­mamlayarak erkânıharp yüzbaşısı rüt­besini aldı (1895). Bir süre Seraskerlik Erkân-ı Harbiyye Dairesi Birinci Şubesi'nde ve İkinci Ordu'ya bağlı Kırkkilise İstih­kâm İnşaat Şubesi'nde çalıştıktan son­ra 1898 yılında Üçüncü Ordu'ya bağlı re­dif fırkası erkân-ı harbiyye reisi olarak Selânik'te görevlendirildi. Bu sırada Os­manlI İttihat ve Terakkî Cemiyeti tara­fından gerçekleştirilen askerî teşkilât­lanma faaliyetlerine sempati duymakla birlikte hareket içinde aktif olarak yer almadı.
1905 yılında binbaşı olan Cemal Bey, bölgede yoğunlaşan Jön Türklük faali­yetlerine ilgi duydu ve Ekim 1906'da Os­manlI Hürriyet Cemiyeti'ne üye oldu. 1908 Jön Türk ihtilâlinden sonra Osmanlı İt­tihat ve Terakkî Cemiyeti'nin askerî kad­rosu içerisinde dikkati çekti, cemiyet ta­rafından İstanbul'da siyasî durumu kont­rol altında tutmak üzere gönderilen on kişilik heyette yer aldı. Daha sonra kay­makamlığa terfi etti ve Hey'et-i Islâhıy- ye âzası olarak Anadolu'ya gönderildi. 31 Mart Vak'ası üzerine İstanbul'a ge­lerek Ayastefanos'ta Hareket Ordusu'- na ve bu ordunun İstanbul'daki harekâ­tına katıldı. İstanbul'da durumun kontrol altına alınmasından sonra Üsküdar'da mutasarrıf olarak görevlendirildi. Bu gö­revi sırasında aldığı sert tedbirler dik­kati çekti.
Cemal Bey, Adana'da Ermeniler'in çı­kardığı olaylar üzerine (14 Nisan 1909) vali ve "kuvve-i müreffehe" kumandanı olarak oraya gönderildi. Olayların bastı­rılmasında ve sorumluların cezalandırıl­masında başarı gösterdi. 1910 yılında hastalanarak İstanbul'a döndü. 1911'- de Bağdat'a vali tayin edildi. Burada bil­hassa Arap milliyetçilerinin faaliyetleri­ne engel olmak için yoğun çaba göster­di. Gazi Ahmed Muhtar Paşa tarafından 22 Temmuz 1912'de kurulan "büyük ka­bine" ile çalışmak istemediğinden istifa ederek İstanbul'a geldi. Kendi isteğiyle Balkan Savaşı nda Konya Redif Fırkası kumandanı olarak görev aldı ve fırkası Pınarhisarı'nda yenilince Çatalca'daki sa­vunma hattına çekildi. Ekim 1912'de mi­ralaylığa terfi eden Cemal Bey koleraya yakalandığı için İstanbul'a döndü. Kâmil Paşa kabinesi tarafından İttihatçılar aley­hine gerçekleştirilen takibat çerçevesin­de büyük kabine aleyhine propaganda yaptığı iddiası ile Dîvân-ı Harb-i Örfîye teslim edildiyse de davası başlamadan serbest bırakıldı. Tekrar Çatalca'ya dö­nerek İkinci Kolordu Dördüncü Fırka ku­mandanlığı ve daha sonra menzil müfettişi umumîliği görevlerine getirildi.
Kâmil Paşa kabinesince I. Balkan Sa­vaşı sonunda büyük devletlerle yapılan pazarlıklara karşı İttihat ve Terakkî ta­rafından yürütülen propaganda hareke­tinde önemli rol oynadı. Enver Bey'in (Paşa) öncülük ettiği darbe girişimine destek verdi. 23 Ocak 1913'te Enver Bey liderliğinde gerçekleştirilen Bâbıâli Bas­kını ile sadârete getirilen Mahmud Şev­ket Paşa'nın emriyle İstanbul muhafızlı­ğına tayin edildi. Görevine hemen baş­layan Cemal Bey, darbe sonrasındaki karışıklığın sona erdirilmesinde önemli rol oynadı. İttihatçılar tarafından büyük kin beslenen nâzırlan korumaya alarak onların İstanbul'u terketmelerini sağla­dı. Gazetelerde mutedil yazılar yayımla­tarak durumu sakinleştirmeye çalıştı. Ünlü muhaliflerden Ali Kemal ve Rıza Nur beyleri Avusturya ve Fransa'ya gön­derdi.
İstanbul muhafızlığı görevinin yanı sı­ra Çatalca'da bulunan ordunun "üssü'l- hareke" kumandanlığını da yürüten Ce­mal Bey. muhafızlığı esnasında esas ola­rak İttihat ve Terakkî karşıtlarının hü­kümet aleyhine faaliyetleriyle uğraşmak­la birlikte kaçakçılığa ve özellikle kaçak tütün satışına karşı birtakım şiddetli ted­birler aldı. Prens Sabahaddin Bey'in kâ­tibi Satvet Lutfi Bey'in teşkilâtlandırdığı muhalifler grubunun hükümet değişik­liği teşebbüsünü daha hazırlık safhasın­da iken bastırdı. Muhaliflere karşı aldı­ğı tedbirler gerek İttihat ve Terakkî li­derleri, gerekse Sadrazam Mahmud Şev­ket Paşa ile olan ilişkilerinde sorunlara yol açtı. Cemal Bey'in tutuklamak iste­diği Prens Sabahaddin Bey, Talat Bey'in (Paşa) kendisini uyarması üzerine yurt dışına kaçtı. Eski sadrazam Kâmil Pa- şa'yı ev hapsinde tutarak ülke dışına gitmesi yolunda baskıda bulununca İn­giltere elçiliği duruma müdahale etti. Mahmud Şevket Paşa'nın bu alandaki tedbirlere karşı çıkması üzerine Cemal Bey muhafızlık görevinden istifa ettiy­se de istifası kabul edilmedi. Mahmud Şevket Paşa'nın 11 Haziran 1913 tari­hinde öldürülmesinden sonra muhalif­lerin muhtemel bir darbe girişimini ön­lemek üzere alınacak tedbirlerin uygu­lanması Cemal Bey'e bırakıldı.
Cemal Bey, iç siyasette durumu ta­mamen İttihat ve Terakkî kontrolüne aldıktan başka fırka içinde kendi duru­munu da kuvvetlendirdi. II. Balkan Sa­vaşı sırasında İttihat ve TerakkTnin Edir­ne'nin geri alınması yolundaki teşebbü­sünü destekleyen kanadın liderlerinden oldu. Bu fikre karşı olan nâzırlar üzerin­de cebir ve şiddet kullandığı iddia edi­lir. Cemal Bey, Edirne'nin geri alınma­sından sonra Teşkîlât-ı Mahsûsa'nm Sü­leyman Askerî Bey önderliğinde gerçek­leştirdiği Garbî Trakya Hükûmet-i Mu- vakkatesi'nin lağvının, Bulgarlar'la bir antlaşma imzalanabilmesi için bu devlet tarafından şart olarak ileri sürülmesi üzerine, buna karşı çıkan Süleyman As­kerî Bey'i ikna için İskeçe'ye gitti. Karar­laştırılan şartlar çerçevesinde bölgenin Bulgarlar'a teslimini sağladı. Daha son­ra OsmanlI - Bulgar Tedâfüî ve Tecâvü- zî Antlaşması için yapılan hazırlıklarda önemli rol oynadı.
Cemal Bey Kasım 1913'te Nâfia nâzır- lığına getirildi. Aralık 1913 tarihinde mir- livâlığa terfi etti ve 1914 Şubatında Bah­riye nâzın oldu. Bu görevi sırasında En­ver Paşa'nın önderliğinde gerçekleştiri­len ordu tensîkatında ve Bahriye'deki uygulamalarda paşa ile birlikte hareket etti. Kuzey Ege adalarının Yunanlılar'dan geri alınmasının İttihat ve Terakkî tara­fından birinci siyasî ve askerî amaç ha­line getirilmesinde etkili oldu. Fransız elçisi Bombard tarafından yapılan teklif uyarınca Haziran 1914'te Paris'e gön­derildi. Kendisinden, adalar meselesinin halli yolunda Fransızlar'ın desteğini sağ­laması ve bir Osmanlı - Fransız ittifakı için zemin hazırlaması istendi. Fransız deniz manevralarını takip eden Cemal Paşa, Fransız yetkililerine merkezî dev­letleri çenbere almak için Osmanlı Dev­leti ile ittifak yapmalarını teklif etti. An­cak Fransızlar, diğer müttefikler onayla­madıkça herhangi bir siyasî ittifaka ya­naşmayacaklarını Cemal Paşa'ya bildir­diler. Bunun üzerine 18 Temmuz 1914'te Paris'ten ayrıldı. Daha sonra Almanya İmparatorluğu ile sürdürülen pazarlık­larda aktif rol oynamamakla birlikte di­ğer İttihatçılar gibi bir siyasî ittifak için son alternatif olan bu girişimi destek­ledi.
Osmanlı donanmasına bağlı gemile­rin Rus Karadeniz filosuna ve Rus liman­larına saldırısı ile başlayan kabine kri­zinde Cemal Paşa savaş yanlısı grup için­de yer aldı ve savaşa giriş kararını des­tekledi. Osmanlı Devleti'nin savaşa gir­mesinden sonra Enver Paşa, Cemal Pa­şa'ya Mısır'da bulunan İngilizler'e kars askerî bir harekâta öncülük etmes:' teklif etti. Bahriye nâzırlığına ilâve ola rak Dördüncü Ordu kumandanlığına ge­tirilen Cemal Paşa, İngilizler'i Mısırda' çıkarmak için Kanal Harekâtı adı ver len bir planı uygulamaya koydu. 7 Oca> 1915'te Bi'rüssebi'de toplanan Osmar. kuvvetleri İngilizler'e karşı harekâta geç ti. Şubat 1915'teki Birinci Kanal Harekâ tı'nda ve 1916 Temmuzunda tekrarla­nan İkinci Kanal Harekâtı'nda istene' sonuçlar alınamadı. Bu yüzden Kanal Ha­rekâtı eleştirilere konu oldu ve hayale bir girişim olarak yorumlandı.
Cemal Paşa, Şam'daki ikameti sıra­sında Arap milliyetçi liderleriyle de ça­tıştı. Bir yandan ahalinin desteğini sağ­lamak için Mescid-i Aksâ'da cuma na­mazlarından sonra diğer yetkililerle bir­likte şikâyetleri dinleyip halkın verdiğ dilekçeleri işleme koyarken öte yandan Arap milliyetçi liderlerine karşı sert ted­birler aldı. 21 Ağustos 1915'te on bi' Arap milliyetçi lideri, oluşturulan asker mahkeme kararı ile idam edildi. Mayıs 1916'da yirmi bir lider daha idam edil­di. Arap isyan hareketiyle ilgili gelişme­ler ve bu husustaki belgeler, Âliye Di- vân-ı Haıb-i Öriîsi'rıde Rü'yet Olunan Mes'ele-i Siyâsiyye Hakkında İzahat adlı bir kitapta yayımlandı (İstanbul 1332 milletlerarası alanda bu konudaki tezin or­taya konulabilmesi için bu kitap La uĞrite sur la question Syrienne başlığı ile Fran­sızca olarak aynı yıl İstanbul'da neşredildi)
Cemal Paşa, 1915 Ermeni tehcirinin uygulanması ve Ermeniler'in gönderile­ceği yerler konusunda İttihat ve Terak­kî Fırkası ve hükümetle anlaşmazlığa düştü. Bu dönemle İlgili bir iddia da Ce­mal Paşa'nın müttefiklerle barış anlaş­ması yapmak üzere bir plan hazırlamış olduğudur. Rus Çarlığı Hariciye Nâzın Sazanov'un iddiasına göre Cemal Paşa. Osmanlı Devleti'nin Asya'daki topraklan üzerinde bağımsız bir Türk devleti ku­racak ve kendisi bu devletin sultanı ola­caktı. Boğazlar ve İstanbul Ruslar'a bı­rakılacak, Cemal Paşa ise müttefiklerin yardımı ile Osmanlı hükümetini devire­rek ülkenin yeniden inşası için mütte­fiklerden para yardımı alacakt. Yayım­lanan Rus belgelerine göre Rus hükü­meti planı kabule razı oldu. Ancak Fran- sızlar kendilerine vaad edilen toprakla­rı, Osmanlı İmparatorluğu yerine kuru­lacak devlete veren bu planı reddetti­ler. Bu planın gerçekten Cemal Paşa tarafından mı hazırlandığı, yoksa müt- ^nkler nezdindeki Taşnaksutyun Er- -seni temsilcisi Zavriev veya Ruslar ta- -rindan mı ortaya atıldığı hâlâ tartış- ralıdır.
1917 yılı Aralık ayında İngiliz Generali Venby'nin ilerlemesi karşısında Osman- ı ordusunun peşpeşe yenilgilere uğra-

  1. =sı üzerine Cemal Paşa, kabine ve fır­la içinde Dahiliye Nâzın İsmâil Canbo- s: ın başlattığı eleştiri kampanyası so- -ucu. Dördüncü Ordu kumandanlığı gö- ¦?/inden ayrılarak İstanbul'a geldi. Ce- -al Paşa'nın yenilgideki sorumluluğu, trhat ve Terakkî Fırkası Merkez-i Umû- ~£si ve diğer organlarında tartışılmışsa za kendisi bu alanda suçlu bulunma- -aştır. Cemal Paşa, İttihat ve Terakkî ftrkası'nın 1917 yılındaki son normal «cngresinde merkez-i umûmî âzalığına getirildi.

Talat Paşa kabinesinin istifasından srr.ra 1-2 Kasım 1918 tarihinde İttihat .e TerakkTnin yedi lideriyle birlikte ül-
dışına kaçan Cemal Paşa önce Berlin, 3aha sonra da Münih ve İsviçre'ye gide- .sk İttihatçılar'ın yurt dışı faaliyetlerinin rizenlenmesinde önemli roller oynadı. S. arada savaş sırasındaki faaliyetleri, *em Beşinci Şube tarafından yapılan so- -jşturmada, hem de 1919'da başlayan Zfvân-ı Harb-i Örfî yargılanmaları sıra- snda gıyabında sorgulandı. Beşinci Şu- :e sorgulamalannda Osmanlı Devleti'nin Arap unsurunun isyanına sebep olmak- a suçlanan Cemal Paşa Dîvân-ı Harb-i Îrfî tarafından gıyaben idama mahkûm adildi.
Daha sonra Rusya'ya giden Cemal Pa­sa. Sovyet Hariciye Komiseri Çiçerin'in resteğini alarak Afgan Emîri Emânullah Han'ın Afgan ordusunun modernleştiril- -esi için yaptığı teklifi kabul etti. Mos­kova'da iken Mustafa Kemal Paşa ile Bol- sevikler arasındaki ilişkilerin geliştiril- -esi için arabuluculuk rolü oynadı. Bol- sevikler'le ilişki ve Anadolu hareketine «arşı alınacak tavır konusunda Enver =aşa ile anlaşmazlığa düştü. E. H. Carr ıe L. B. Poullada gibi araştırmacılar, Ce- ~a\ Paşa'nın tamamen Bolşevikler'in bir îracı olarak Afganistan'a gittiğini ileri sürmektedirler. Cemal Paşa'nın İzvestia jazetesi muhabirine 28 Haziran 1922'- :e verdiği demeç ve Enver Paşa'ya 15 -asım 1921 tarihinde yazdığı mektup bu yorumlan destekler mahiyettedir. An- 3k Bolşevikler'in siyasetindeki değişik­le ve Hacı Sâmi Bey'in kendisi aleyhin­
deki propagandası sonucu Afganistan'­daki durumu sarsılan Cemal Paşa gö­rüşmeler yapmak üzere Tiflis'e gitti. Bu­rada yaverleriyle birlikte 21 Temmuz 1922 günü öldürüldü. Tiflis'te gömülen Cemal Paşa'nın naaşı daha sonra Erzu­rum'a getirilerek bu şehirde defnedil- miştir.
Cinayetin failleri hakkında çeşitli id­dialar bulunmaktadır. En kuvvetli ihti­mal, kendisinin Ermeni komitelerinin başlattığı ve ilk kurbanları Talat ve Said Halim paşalar olan suikastlar zinciri çer­çevesinde öldürülmüş olmasıdır. Erme­ni kaynakları. Cemal Paşa'yı Kerekin La- layan ve Sergo Vartaryan adlı iki Erme­ni fedainin öldürdüğünü iddia etmekte ve bu iddiayı çeşitli delillerle destekle­mektedirler. Buna karşılık Halil Paşa, Cemal Paşa'ya Rus gizli servisinin bir su­ikast yapacağı konusunda kendisine özel olarak bilgi verildiğini iddia etmektedir. Bu konuda yakında yayımlanan bir ma­kaleye göre ise Cemal Paşa, Moskova'­nın emri üzerine Gürcü komitesi tarafın­dan öldürülmüştür (F. Nuza, s. 455).
Cemal Paşa, Osmanlı İttihat ve Terak­kî Cemiyeti'nin askerî kanadı içerisinde Enver Paşa'dan sonra gelen ikinci adam olmuş ve asıl ününü bu yolla sağlamış­tır. Mustafa Kemal Paşa dahil pek çok önde gelen Osmanlı subayı Cemal Paşa'- ya destek vermiştir. Ancak Cemal Paşa'- nın İttihat ve Terakkî Cemiyeti nin ge­rek askerî gerekse genel politikalan içe­risindeki rolü Enver Paşa'ya nazaran ol­dukça sınırlı kalmıştır.
Cemal Paşa'nın Hâtırat: 1913-1922 adıyla 1922'de yayımlanan hâtıratı, bil­hassa 1913-1917 yılları arasındaki si­yasî gelişmelere ışık tutan çok önemli bir kaynaktır. Erinnerungen eines tür- kischen Staatsmannesadıyla 1922 yı­lında Münih'te Almanca ve daha sonra Memoires of a Turkish Statesman 1913- 1919başlığı ile Londra'da İngilizce ola­rak yayımlanan bu hâtırat, İttihat ve Te­rakkî liderleri tarafından yazılan en ge­niş hâtırat olma özelliğini taşır. Eser Hatıralar (Selek Yayınları, 1959) adıyla yeni harflerle de yayımlanmıştır. Cemal Paşa ayrıca özel ilgi duyduğu arkeoloji konusunda Alte Denkmaler aus Syrien, Palastina, und West Arabierıadlı bir eserin yazılması için destek sağlamış ve bu kitap 1918 yılında Berlin'de neşredil­miştir. Eserin Cemal Paşa tarafından ya­zıldığı hakkında da çeşitli iddialar ileri sürülmüştür.
BİBLİYOGRAFYA:
Cemal Paşa, Hâtırat: 1913-1922, İstanbul 1922; Hevsâl-i Millî (1330), s. 288-289; Said Halim ve Mehmed Talat Paşalar Kabineleri­nin Dtuân-ı Âlî'ye Şevkleri Hakkında Dîvâni­ye Mebusu Fuad Bey Tarafından Verilen Tak­rir Üzerine Berâ-yı Tahkîkat Kur'a İsabet Eden Beşinci Şube Tarafından İcra Olunan Tahki­kat ve Zaptedilen İfâdâtı Muhtevidir, İstanbul 1334; Âliye Dîvân-ı Harb-i Örfîsinde Ruyet Olunan Mesele-i Siyeısiyye Hakkında İzahat, İstanbul 1916; M. Yamauchi, The Green Crescent Clnder The Red Star: Enver Pasha in Soviet Russia, Tokyo 1919, s. 288-289, 299; F. Crutwell, A History of Great War, Oxford 1936, s. 351; F. Kazamzadeh, The Struggle for Transcaucasia, Princeton 1951, s. 27-30; Tarık Zafer Tunaya, Türkiyede Siyasî Partiler, İstanbul 1952, s. 199; a.mlf., Türkiye'de Siyasal Partiler: İttihat ve Terakki, İstanbul 1989, III, 221-222, 572-573; Ali Fuad Erden, Birinci Dünya Harbinde Suri­ye Hâtıraları, İstanbul 1954, s. 12-17, 129-138, 208-214, 240-244; Ali Fuat Cebesoy, Mosko­va Hâtıraları, 21/11/1920-2/6/1922, İstanbul 1955, s. 61-62, 274-299, 317; Kâzım Karabe- kir, İstiklâl Harbimiz, İstanbul 1960, s. 756-757, 760-764; a.mlf., İttihat ve Terakki Cemiyeti 1896-1908, İstanbul 1982, s. 177; a.mlf., İstik­lâl Harbinde Enver Paşa ve İttihat ve Terakki Erkânı, İstanbul 1990, s. 354; E. H. Carr, The Bolshevik Revolution 1917-1923, Harmondsworth 1966, III, 213; L. B. Poullada, Reform and Re- bellion in Afghanistan 1919-1929, Ithaca 1973, s. 239-250; E. J. Zürcher, The Unionist Factor: The Role of the Committee of Union and Prog- ress in the Turkish Nationalist Movement (1905- 1926), Leiden 1984, s. 59-66, 84; D. Fromkin, A Peace To End Ali Peace, New York 1985, s. 214-215; Mahmud Şevket Paşa, Sadrâzam ve Harbiye Hâzırı Mahmut Şevket Paşa'nın Gün­lüğü, İstanbul 1988, s. 167-169; Mim Kemal Öke, Hilâfet Hareketleri, Ankara 1991, s. 87- 88; F. Nuza, "Cemal Paşa yı Kimler Öldürdü Veya Öldürttü?", TK, XXI/243 (1983), s. 454- 464; D. A. Rustovv, "Djemâl Paşha", El2 (İng.), 11,531-532.
M. ŞÜKRÜ HANİOĞLU
KAYNAK: İSLAM ANSİKLOPEDİSİ, TÜRKİYE DİYANET VAKFI YAYINLARI, 7. CİLT, İSTANBUL

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.