Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

CENÂBÎ MUSTAFA EFENDİ KİMDİR? HAYATI VE ESERLERİ

Meşhur Osmanlı âlim ve şâiri. Amasya'da doğmuş olup, doğum târihi bilinmemektedir. Babası ile Bursa'ya yerleşti. Cenâbî Mustafa Efendi, Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) torunu hazret-i Hüseyin'in soyundan olduğu için seyyiddir.
Cenâbî Mustafa Efendi, İstanbul'a gelerek çeşitli medreselerde ilim tahsil etti. Sonra büyük âlim Ebussu'ûd Efendiden dînî ilimlerle, bunların kolları olan âlet ilimlerini tahsil etti. Kendini yetiştirdikten sonra İstanbul'un ve Edirne'nin sahn medreselerinde müderrislik yaptı.
Fazîleti, güzel ahlâkı sebebiyle herkes tarafından sevildi. Sultan Üçüncü Murad Han tarafından da taltif edilip, takdîrini kazandı. Kâdı olmayı tercih ettiği için 1587 senesinde Halep kâdılığına tâyin edildi. 1589 senesinde rahatsızlandı. Bu sebepten kâdılıktan ayrıldı. 1590 senesinde Halep'te vefât etti.
Dînî ilimlerde olduğu gibi, Arap edebiyâtında ve târih ilminde de kendisini yetiştirdi. Bahr-i İlim isimli iki büyük cilt hâlinde, çok güzel ve sağlam kaynaklı Arabî târih kitabı yazdı. Bundan başka birkaç eseri daha vardır.
Cenâbî Mustafa Efendi, Arabî ve Türkçe çok güzel şiirler de yazdı.
KAYNAK: REHBER ANSİKLOPEDİSİ, 4. CİLT

 

CENÂBİ MUSTAFA EFENDÎ KİMDİR? HAYATI VE ESERLERİ
(ö. 999/1590) el- cAylemü 'z-zâhir adlı eseriyle meşhur olan Osmanlı tarihçisi.
Halep. Mekke, Bursa ve Edirne kadı­lıklarında bulunan Niksarlı Emîr Haşan Efendi'nin oğlu olup aynı zamanda Ana­dolu seyyidlerindendir. "Fahrü'l-müder- risîn" ve "Emîrzâde" olarak da anılan Ce­nâbî Efendi, daha önce pek çok âlim ye­tiştirmiş bir aileden gelmektedir. Tahsi­lini İstanbul'da çeşitli medreselerde ta­mamladı. Devrin meşhur müfessir ve şeyhülislâmı Ebüssuûd Efendi'nin hiz­metine girerek bir süre ondan ders gör­dü. 1573'ten itibaren Dâvud Paşa. Kari­ye, Sahn, Süleymaniye ve Selimiye med­reselerinde müderrislik yaptı. 1586 yı­lında Remzizâde'nin Kudüs'e tayini üze­rine boşalan Halep kadılığına gönderil­di. 1588'de azledildi; 1590'da Halep'te vefat etti.
Cenâbî Mustafa Efendi, kendisiyle ay­nı dönemde yaşamış olan Kınalızâde Ha­şan Çelebi ile Beyânî tarafından doğru­luktan ayrılmayan bir kişi olarak tanıtıl­maktadır. Şiirlerinde Cinânî mahlasını da kullandığı için zaman zaman Bursalı Mustafa Cinânî (ö. 1595) ile karıştırılan Cenâbî, özellikle Arap edebiyatı ve tarih konularında kaleme aldığı eserlerle ta­nınmıştır. Rumeli kazaskerliği rûznâmçe defterlerinden, İstanbul'da kendi adıyla anılan 20 akçeli bir medresesi olduğu anlaşılmaktadır (Rûznâmçe Defteri, Şer'iy- ye Sicilleri, İstanbul Müftülüğü Arşivi, nr. 4, s. 7, 31; Rûznâmçe Defteri, Nuruosma- niye Ktp., nr, 5193/4, vr. 54a).
Eserleri. Cenâbî'nin en meşhur ese- el-cAylemü'z-zâhir fî ahvâli'1 - eve "j ve'l-evâhir adlı umumi tarihidir. el-H. filü'l-vasît ve'l- caylemü'z-zâhirüi-r.- hît, el-Bahıü'z-zehhâı ve'l-'ayiem_ tayyâr, el-Bahr, Târîhu'l-Cenâhi ac.e rıyla da anılan, ancak daha çok "Cer.;: Tarihi" diye meşhur olan bu eser, ke­disine umumi tarih yazan ilk Türk ta:~ * çisi olma niteliğini kazandırmıştır. K> tün İslâm devletlerinin ayrı ayrı ele a * dığı eser Arapça yazılmış bir İslâm te rihi olup günümüze ulaşmayan bireoi kaynaktaki bilgileri de ihtiva etmece dir. Devletlerden hareketle ve her : * ne bir bölüm (bab) ayrılmak suretiyle a mukaddimeden sonra seksen iki deve tin ele alındığı eser, Hz. Peygamber :e rinin de ilâvesiyle seksen altı bölürr. : <e rak düzenlenmiştir. el-'Aylemü'z-zı hir'in başlıca bölümlerini peygambe'-e: tarihi, İslâm öncesi devletler ve kavrr- ler, Hz. Peygamber ve Hulefâ-yi Râs a- devri, Sam ve Endülüs Emevîleri, A::.e sîler, İdrîsîler, Ağlebîler, Muvahh;a s- Tolunoğulları, Fâtımîler, Eyyûbîler. hirîler, Saffârîler, Gazneliler. Büvey^'e- Selçuklular, Karamanoğulları, Osrra- lar, Hârizmşahlar, Çobanoğulları. Ka~ koyunlular, Akkoyunlular vb. devlet en­tarilileri teşkil eder.
Metot bakımından klasik Arap tanr- çiliği geleneğine uygun şekilde yaa.-- eserde başvurulan kaynakların ter-.r ne yer verilmesi ve nerelerde hangi s? nakların kullanıldığının belirtilmesi le nâbî'nin tarih anlayışını göstermes ra­kımından önemlidir. 1587'de tarra- lanan eser Sultan III. Murad'a itha* « takdim edilmiştir. 997 (1588-89 yun kadar gelen Osmanlı tarihi bölümü eserin yaklaşık beşte birini oluşturur. Her hükümdar devrinin sonunda o dönemde vefat eden ulemânın biyografileri de bu­lunmaktadır. Bu biyografiler özellikle Os­manlI tarihine ait kısımda oldukça ayrın­tılıdır. Münasebet düştükçe coğrafî bil­giler de verilmiş ve esere yer yer şiirler serpiştirilmiştir. Kâtib Çelebi'nin belirttiği üzere eserin tamamı müellifi tarafından Türkçe'ye tercüme edildiği gibi Nihâye- tü'l-merâm adlı Arapça muhtasarı da Dürr-i Meknûn veya Gülşerı-i Tevârih adıyla Türkçe'ye çevrilmiştir (bk. TSMK, Revan, nr. 1136). el-cAylemü'z-zâhir da­ha sonra yazılan birçok tarih kitabına kaynak olmuş ve örnek teşkil etmiştir. Başta Kâtib Çelebi olmak üzere (bk. Fez- leketut-teuânh, Beyazıt Devlet Ktp., nr. 10 318) Âlî Mustafa Efendi, Süheylî Çele­bi, Mehmed b. Mehmed, Müneccimba- şı ve Hezarfen Hüseyin Efendi Cenâbî'- nin tarihinden faydalanarak yeni eserler meydana getirmişlerdir. Ebü'l-Abbas Ah­med b. Yûsuf el-Karamânî'nin Ahbârü'd- düvel'i de bu eserin bir hulâsası gibidir.
Henüz yayımlanmamış olan eserin sa­dece İstanbul kütüphanelerinde yirmiye yakın nüshası vardır (eserin Arapça yaz­maları Süleymaniye Ktp., Yenicami, nr. 831, 832, Reîsülküttâb, nr. 608-609, Ayasofya, nr. 3033, Hamidiye, nr. 896; Râgıb Paşa Ktp., nr. 983, 985-986; Köprülü Ktp., nr. 1031-1032; Murad Molla Ktp., nr. 1429- 1430, 1454; TSMK, nr. 111. Ahmed, 2958, Revan, 1568; Nuruosmaniye Ktp., nr. 3098, 3099-3100, 3101-3102'de; Türkçe muhta­sar tercümesi TSMK, nr. Revan, 1136, Ha­zine, 1607; Nuruosmaniye Ktp., nr. 3097 ve 3107'de kayıtlıdır; yurt dışında bulunan çeşitli nüshaları için bk. Brockeimann, GAL, II, 300; SuppL, II, 411-412; C. Zeydan, II, 319-320; Babinger, s. 122). E. Fagnan eserin Mağrib ve İspanya 'nın coğrafyasıyla ilgili kısımlarını özet halinde İngilizce'ye çevirmiştir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap-Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde Egemen Tülek, eserin mukaddimesiyle II. Selim ve 111. Murad dönemlerine ait kısmın tenkitli metnini mezuniyet çalışması olarak hazırlamıştır (1975, Şarkiyat Enstitüsü Ktp., nr. 232).
Cenâbî'nin kaynaklarda adı geçen diğer eserlerinden bazıları şunlardır: Risâle fî binâ3 i Ayasofya ve kal cati Kostantiniyye, es-Sebcu's-seyyâr, Nihâyetul-merâm ve bahıu cevâhiri'l-kelâm (Keşfü'z-zunûn, 1, 851; il, 976; Hediyyetü'l-^âriftn,II, 436-437; Jzâhu'l-meknûn, 692; Osmanlı Müellifleri,111, 39-41; GAL SuppL, II, 411-412; Kehhâle, XII, 246-247).
BİBLİYOGRAFYA:
Rûznâmçe Defteri, Şer'iyye Sicilleri, İstanbul Müftülüğü Arşivi, nr. 4, s. 7, 31; Rûzrıâmçe Defteri, Nuruosmaniye Ktp., nr. 5193/4, vr. 54; Beyânî, Tezkire, İÜ Ktp., TY, nr. 2568, vr. 22; Kınalızâde, Tezkire, I, 262-265; Atâî, Zeyl i Şekiik, s. 118, 308-309; Keşfü'z-zunûn, I, 26, 224, 291, 851; II, 976, 1181; Kamusu l-a'lâm. 1838; Sicill-i Osmânî, II, 88; Osmanlı Müellifleri, III, 39-41; Brockeimann, GAL, II, 300; Suppl., II, 411-412; İzâhu'l-meknûn, II, 692; Hediyyetü'l-Cârifin, II, 436-437; Ziriklî, el-A^lâm, VIII, 231; Babinger (Üçok), s. 120-122; C. Zeydan. Âdâb, II, 319-320; "Cennabî", İA, III, 100; F. Rosenthal, "al-Djannâbî", £/2(lng.l, II, 452.
MEHMET CANATAR
KAYNAK: İSLAM ANSİKLOPEDİSİ, TÜRKİYE DİYANET VAKFI YAYINLARI, 7. CİLT, İSTANBUL

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.