Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

CEZERİ, İSMÂİL B. REZZÂZ KİMDİR? HAYATI VE ESERLERİ

Bedîüzzamân Ebü'l-Izz Ismâîl b. er-Rezzâz el-Cezerî (XII -XIII. yüzyıl) Mekanik alanında eser veren bir İslâm bilgini. Hayatı hakkında, kitabının girişindeki kısa açıklamanın dışında bilgi yoktur. 1181-1206 yılları arasında Âmid'de (Di­yarbakır) Artuklu hanedanının himayesin­de bulunduğunu söyleyen Cezerî, 1205'- te tamamladığı Kitâb fî ma'rifeti'I-hi- yeli'l-hendesiyye (el-Câmic beyne'l-cil- mi ve'lcameli'n-nâfic fî şınâ^ati'l-hiyel) adlı ünlü eserini Emîr Nâsırüddin Mah- mud'un isteği üzerine kaleme almıştır.
Kitap altı kısma ayrılmış olup ilk dört kısım onar, son iki kısım da beşer bölüm­den meydana gelmektedir. Bu kısımlar su saatleri ve kandil saatleri, ziyafetler­de kullanılan kaplar ve sürahiler, el yı­kama ve kan alma için kullanılan kaplar, çeşmeler ve mekanik yollarla hareket eden (otomatik) müzik aletleri, su pom­palayan makineler, muhtelif aletler üze­rinedir. Kitapta her aletin şekli renkli mürekkeplerle çizilmiş ve çalışması ay­rıntılı olarak izah edilmiştir; bu ayrıntı­lar da çeşitli renklerle gösterilmiştir. Ay­rıca şekillerde Arap harfleri kullanılarak bazı parçalar işaretlenmiş ve metinde bunlara göndermeler yapılarak açıkla­maların anlaşılması kolaylaştırılmıştır. Bazı nüshalarda ise bu harflerin ebced* değerleri göz önüne alınmış, bazıların­da da henüz açıklanamayan gizli bir harf sistemi kullanılmıştır. Metinde aletlerin genel açıklaması verildikten sonra imal sırasına göre parçaların teker teker ya­pımı anlatılarak bunların montaj usulü açıklanmış ve en sonra da o aletin çalış­ması hakkında bilgi verilmiştir. Bütün bu özelliklerin dışında kitabın bazı nüshalarında sanat tarihçilerinin ilgisini çe­kecek düzeyde süslemeler vardır.
Eserin bazı bölümleri ilk defa E. Wie- demann ve F. Hauser tarafından Alman- ca'ya çevrilerek 1908-1921 yılları ara­sında muhtelif dergilerde makaleler ha­linde yayımlanmıştır (makalelerin listesi için bk. Der İslam, XI 119211, 214). Bu ça­lışmadan elli yıl kadar sonra 1974'te Do- nald R. Hill kitabın İngilizce'ye tam tercü­mesini yapmış ve eseri açıklamalı notlar­la birlikte tek bir cilt halinde neşretmiş- tir (The Book of Krıoıvledge of Ingerıious Mechanical Devices, Dordrecht 1974). Araş­tırmacılar kitabın mevcut on dört nüs­hasından (tavsifleri için bk. Ahmed Yûsuf el-Hasan, MTCJA, s. 60-62) Oxford Bod- leian Kütüphanesi'nde bulunan (Graves 27) ve "Bodleian nüshası" olarak adlan­dırılan metni esas almışlardır. Daha son­ra Ahmed Yûsuf el-Hasan, Bodleian nüs­hasından başka İstanbul'da bulunan üç nüshayı da (TSMK, III. Ahmed, nr. 3472, Hazine, nr. 414; Süleymaniye Ktp., Aya- sofya, nr. 3606) esas alarak daha otan­tik bir metin meydana getirmiş ve bu çalışmasını söz konusu İstanbul nüsha­larında görülen el-Câmic beyne'l-cilmi ve'l-cameli'n-nâfic fî sınâcati'l-hiyel adıyla yayımlamıştır (Halep 1979).
Eserin yakın zamanlara kadar bilin­meyen iki nüshadaki çizimlerde bazı bo­yut tutarsızlıkları ve aletlerin yerleştiri­lişindeki karmaşık noktalar birer kusur gibi görünürse de metinle beraber dik­kate alındığında bunun aşıldığı ve Ceze- rî'nin gayesine ulaştığı söylenebilir. Ger­çekten kitapta anlatılan su saatlerinden biri 1976'da Dünya İslâm Festivali için Londra Bilim Müzesi'nde, diğeri de 1 / 2 ölçeğinde İstanbul Teknik Üniversitesi'n- de yeniden yapılmış ve çalıştırılmıştır. İs­tanbul nüshaları Bodleian nüshasından daha iyi olduğu için Ahmed Yûsuf el-Ha­san neşrinin önceki yayınlarda karanlık kalmış bazı noktalara ışık tutacağı ta­biidir. Bu çalışmalarla bilim dünyasına tanıtılan Cezerî ve kitabı hakkında çe­şitli yorumlar ve değerlendirmeler yapıl­mıştır. Ancak bunlardan önce kitabının mukaddimesinde yer alan Cezerî'nin şu görüşleri dikkate alınmalıdır: "Benden çok evvel gelen âlimlerin kitaplarını ve onları takip edenlerin çalışmalarını göz­den geçirdim... Nihayet nakillerden kur­tuldum, başkalarının yaptıklarından sıy­rıldım ve problemlere kendi gözümle ba­kabildim... Uygulamaya dönüştürüleme- yen her teknik ilmin doğru ile yanlış ara­sında muallakta kaldığını gördüm". Ce­zerî, kendisinin Helenistik çağdan XIII. yüzyıla kadar uzanan bir mühendislik ge­leneğinin İslâm dünyasındaki bir deva­mı olduğunun bilincindedir. İslâm dün­yasında Mûsâoğulları (bk. benî mûsâ) ile başlayan bu gelenek Cezerî'de zirveye ulaşmıştır. Cezerî kendi yaptığı âbidevî su saatinin Pseudo-Archimedes'in yaptığı su saatine dayandığını söyler. Kitabının dör­düncü kısmında çeşmeler üzerindeki ça­lışmaları sırasında Mûsâoğullarîndan ve ayrıca BizanslI Apollonios'un otomatik müzik aletleri üzerine yazdığı eserden de bahseder. Bu arada kimin tarafından yapıldığı bilinmeyen aletleri de zikretmiş­tir. Cezerî esas itibariyle bir mûcit değil bir mühendistir ve görevinin kendinden öncekilerin yapmış oldukları aletleri mü­kemmelleştirmek olduğu kanaatindedir. Bu noktadan bakıldığında eserinde teori ile pratiğin eşit ağırlıkta olduğu, hatta bazı yazarlara göre aletleri yapmak için gerekli pratik bilgi ve kuralların ağır bas­tığı hissedilir. Gerçekten de o, çalışma­sının pratik hayatta işe yarar bilgiler tü­ründen olduğunu özellikle belirtir.
Su ve kandil saatleri Cezerî'nin gücü­nü ifade eden karmaşık aletlerdir. Su terfi makineleri ekonomik yönden daha önemli olmakla beraber kitapta bunla­ra saatler kadar önem verilmemiştir. Me­tal döküm tekniğine ait bilgiler ileri bir mühendislik seviyesini ifade etmekte­dir. Cezerî'nin aletleri yer çekimi kuvve­tiyle çalışır ve bu kuvvet düşürülen bir ağırlık, boşalan bir kaptaki şamandıra veya batan bir cisimle elde edilir. Ceze­rî, kullandığı makine parçalarını ve imal usullerini de en ince ayrıntılarına kadar tanımlamıştır. Büyük bir kısmı bugün­kü Avrupa mühendislik terminolojisine giren makine parçaları üzerine yaptığı çalışmaların en önemlileri şunlardır: Ko­nik vanalar, kapalı kum kutularında pi­rinç ve bakır döküm, tekerleklerin ba­lansı, ahşap şablon kullanılması, aletlerin kâğıttan maketlerinin yapılması, su akı­tan savakların ayar edilmesi, çarpılmayı en aza indirmek için ahşabın tabakalar halinde kullanılması, gerçek anlamda emme borusunun kullanılması, suyunu belli bir zaman aralığı ile boşaltan kap­lar ve daire sektörü dişliler. Bunlardan bir kısmının yüzyıllar sonra Avrupa'da âdeta yeniden keşfedildiği bilinen tarihî bir gerçektir. Meselâ kapalı kum kutu­ları ile döküm Avrupa'da 1500 yılların­da başlamıştır. Konik vanalardan ilk söz eden Leonardo da Vinci dir. Su saatinde seviye kontrol cihazına benzer ve buhar kazanlarında kullanılacak bir aletin pa­tenti İngiltere'de 1784 yılında alınmıştır.
Cezerî'nin makinelerinden sadece bi­ri, su çarkı ile işleyen tulumba modern mühendisliğin gelişmesine doğrudan doğruya katkıda bulunmuştur. Bu ma­kine, a) çift etki ilkesinin uygulanması, b) dönme hareketinin ileri-geri hareke­te çevrilmesi, c) emme borusunun bili­nen ilk kullanılışı olmasından dolayı çok önemlidir. Dolayısıyla buhar makinesi­nin ve emme basma tulumbanın ilk ör­neği sayılabilir. Söz konusu makinede akan suyun çevirdiği çark düşey düz­lemde bir dişliyi, bu dişli de yatay düz­lemdeki diğer bir dişliyi döndürmekte­dir. Yatay dişlinin çevresine yakın bir yer­de düşey bir pim bulunmaktadır. Bu pi­me ortası yarık ve diğer ucu yine bir pim­le sabitleştirilmiş bir çubuk geçirilmiş ve bu çubuğa da tulumbaların piston kol­ları bağlanmıştır. Yatay dişli dönünce ya­rık çubuk açısal bir hareket yapmakta, piston kolları da ileri geri gidip gelerek tulumbaları çalıştırmaktadır.
BİBLİYOGRAFYA :
Brockelmann, GAL Suppl., I, 902-903; Sar­ton, Introduction, II, 632-633; D. R. Hill. "Me- dieval Arabic Mechanical Technology", Pro- ceedings of the First International Symposium for the History of Arabic Science, Halep 1976, 222-237; a.mlf., "Notice of an Important al-Jazari Manuscript", MTUA, 11/2 (1978), s. 291-314; a.mlf., "al-Jazarî", DSB, XV, 253- 255; a.mlf., "al-Diazarı", El2 Suppl. (İng.), s. 266-267; Ahmed Yûsuf el-Hasan. "el-Câmic beyne'l-'ilm ve'l-'ameli'n-nâfic fî şmâ'ati'1- hiyel", Ebhâşü l-mü'temeri's-seneviyyi'ş-şânî li'l-cemciyyeti's-Sûriyye li-târthi'l-'ulûm, Ha- leb 1979, s. 99-103; a.mlf., "The Arabic Text of al-Jazari's: 'a Compondium on the Theory and Practice of the Mechanical Arts", MTUA. 1/1 (1977), s. 47-64; Kâzım Çeçen, "The Great Islamic Scientist al-Jazari (in 6 Century hT, International Conference on Science in İsla- mic Polity, İslamâbâd 1983, II, 28-35; a.mlf., "12. Asırda Diyarbakır'da Büyük Bir Türk Mü­hendisi; el-Cezerî", insan ve Kâinat, sy. 13, İs­tanbul 1986, s. 47-51.
SADETTİN ÖKTEN
KAYNAK: İSLAM ANSİKLOPEDİSİ, TÜRKİYE DİYANET VAKFI YAYINLARI, 7. CİLT, İSTANBUL

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.