Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

DİKKATİNİZİN NEDEN SIK DAĞILDIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ?

Dağınık dikkatle iki saat ders çalışmaktansa, dikkatinizi vererek 45 dakika çalışmak daha etkili sonuç getirecektir. Hiç kimsenin bile bile dikkati dağınık bir şekilde çalışmayı kabul edeceğini düşünmüyorum. Buna rağmen öğrencilerin en belirgin şikayetlerinden biri dikkat dağınıklığıdır. Dikkat dağınıklığını üç grupta toplayabiliriz.
1. Kişi Çalışmayı Sevmiyor
Yapmakla yapmamak arasında hiçbir fark olmayan veya sonuçlarını önemsemediğiniz şeyleri yaparken heyecan duymazsınız. Niye çalıştığınızı bilmiyorsanız, sorumluluklarınızın bilincine vakıf değilseniz, elbette çalışmayı da sevmezsiniz. Mesela, ailenizle tatile gideceksiniz. Bilgisayarınızı götürmeye izin vermiyorlar. Tatil kavramı güzel de olsa bu tatile giderken surat asacak ve bırakın tadını çıkarmayı, tatil sizin için sinir bozucu olacaktır.
Hayatta yapmak istediğiniz her şeye müsaade edilmeyecektir. Yapmak zorunda olduğunuz şeylerin sorumluluklarını yerine getirdikçe yapmak istediklerinizi yapmaya daha fazla zaman bulabileceğinizi göreceksiniz.
2. Dikkatinin Dağıldığının Farkında Değil
Şişman insanları dinlerseniz, hepsinin ortak bir söylemi vardır. Fazla yemedikleri halde kilolarına hakim olamıyorlar. Alıştıkları yemek miktarını normal olarak değerlendiriyorlar. Dikkatsiz ders çalışanlar, birçok defa daha az çalışıp başarılı olan arkadaşlarını çözemiyorlar. Vasat çalışma alışkanlıklarınızın farkında değilseniz, zaten bu durumu değiştirmek için bir çaba sarf edemeyeceksiniz; hatta elinizden geleni yaptığınızı düşünerek başka sebepler arayacaksınız.
3. Farkında; Ama Ne Yapacağını Bilmiyor
Can sıkıntısı, hayal kurma, konuyu sevmeme, günün yanlış zamanında isteksiz çalışma, baskı altında kalma, sürekli araya giren şeyler, çalışmada kararsız olma, uyku düzensizliği, kötü beslenme, gürültü ve duygusal sorunlar, endişe ve yetersizlik duyguları, dikkati dağıtan başlıca faktörlerdir.
1. ve 2. gruplardaki meselelere çözüm önerilerimizi bu kitapta bulabileceksiniz.
Dikkatinizi dağıtan faktörleri tamamen ortadan kaldıramayabilirsiniz; ancak bunlara karşı duyarsızlaşıp dikkatinizi kontrol etmeyi öğrenebilirsiniz.
Konsantrasyon Nedir?
Bir şeyi daha az çabayla daha yoğun gerçekleştirebilme yeteneğine "konsantrasyon" diyebiliriz. Sözlükte "tek bir nesneye yöneltilen dikkat" olarak da tanımlanmaktadır.
Hayattaki başarılar, yetenek ve fırsatlardan ziyade yaptığınız işe kendini verebilme ve azmin eseridirler.
Konsantrasyon da bir alışkanlıktır; yani sonradan kazanılır. Bir şeye yoğunlaşmak için yoğun çaba harcıyorsak, bu, genellikle yoğunlaşma alışkanlığımızın olmamasından kaynaklanır.
Günümüzde dikkatimizi yoğunlaştırmamız gereken sorumluluklarımız artmakla birlikte dikkatimizi dağıtan faktörler de artmış ve dikkat dağınıklığı adeta yaygın bir sorun olmuştur.
Televizyon, bilgisayar, telefon, cep telefonu, dış gürültü, iç gürültü (içimizden olumsuz düşündüklerimiz), yapacağımız işlere öncelik belirleyememe, zamanın kısıtlılığı, bir anda birçok şeyi birarada gerçekleştirme eğilimimiz,bir şey yaparken bir başka şeyi düşünme alışkanlığımız, zihni dağıtan duygusal sorunlar, karşı cins ilişkilerindeki problemlerin artması, daha fazla özgürlük arayışımız ve disipline karşı olumsuz tutumlarımız, günümüzde dikkati dağıtan ve üzerinde gerçekçi kararlar vererek üstesinden gelmemiz gereken sorunlarından birkaçıdır.
Dikkati yoğunlaştırmadan önce dikkati dağıtan faktörleri tespit edip onlardan kurtulma planı ve eylemleri gerçekleştirmemiz gerekir. Zihne bu terbiyeyi kazandırmadan çok çalışmak, aslında "çalışıyor" görünmekten farksızdır.
Konsantre Okuma Nedir?
Seminerlere ve konferanslara katılanlar soruyorum-. "Kaçınızda ders çalışırken veya okurken konsantrasyon sorunu var?'
On kişiden dokuzu elini kaldırıyor. Diğerleri de ya konsantrasyonun ne olduğunu bilmiyorlar veya dikkatlerinin dağıldığının farkında bile değiller.
Bazı konsantrasyon sorunları ve önerilerimiz şunlardır:
"Okurken ve Çalışırken Uykum Geliyor."
Bunun birkaç sebebi olabilir; ya yorgunken çalışmaya başlıyorsunuz ya isteksizce çalışıyorsunuz ya da aşırı rehavet ve gevşek (yatarak veya yaslanarak) çalışıyorsunuz. Ders çalışma isteksizliğiniz muhtemelen zamanla isteksiz bir refleks olarak uyku hormonlarının salgılanmasına sebep oluyor.
"Dinlerken Dikkatim Hep Başka Yere Kayıyor."
Nedense bu, üç büyüklerin lig maçlarını seyrederken olmuyor!
İstemeden yaptığınız şeylerin onlarca mazereti olabilir. Belki de istemeniz gereken şeyleri istemeyi öğrenmelisiniz. Konuşmacının "Mesut Yılmaz üslubu" ile konuşması, monoton ses tonu, yemek sonrası derse girme, isteksizlik, yorgunluk bunun diğer sebepleri olabilir.
"Öğrenemeyecekmişim veya Hata Yapacakmışım Gibi Hissediyorum."
Dikkati dağıtan şeylerden biri de kendine güven eksikliği ve yüksek kaygı düzeyidir. Yapabileceklerinde şüphe duyan ve kaygı üreten bir öğrenci, kaygılarını haklı çıkaracak davranışlar üretmeye başlar. Sonra da bu davranışlarını kontrol edemeyecek kadar gergin ve ümitsiz olabilir. Mezarlıkta ıslık çalarak korkusunu denetlemeye çalışan bir çocuk gibi
davranmaktansa, korkularınızla yüzleşip kendinizi güçlendirmek için bir çaba harcamanız daha doğru olur. ("Sınav ve Sınanma Kaygısı" ve "Ben Değer Tiryakiliği" kitaplarını okumanızı tavsiye ederim. Dr. Abdulkadir Özer, Remzi Kitabevi.)
"Derse Başlamakta Zorluk Çekiyorum."
Zamanla bu düşünce, "ders çalışmaya vakit bulmakta zorluk çekiyorum"a kadar uzanabiliyor. Büyük ihtimalle ders çalışma planı yapmıyor, yapıp uymuyor veya yaptığınız planların gidişatını denetlemiyor ve öğrenme yükünü geleceğe aktararak sorumluluklarınızı hep erteleyip daha sonra da bunun altında eziliyorsunuz.
"Derse Başlıyorum; Ancak Sık Sık Dalıyor ve Verimsiz Çalışıyorum."
Eğer bu sorununuzun farkındaysanız ne mutlu size; çünkü birçok öğrencim bunu fark ettiğinde bir yıl geçmiş oluyor!
Pasif öğrenme, dikkati uyanık tutmak için canlı çalışma, İSOAT tekniğini kullanma ve daha hızlı okuma tekniklerini kullanma, başladığınız derse başlama ve bitiş sürelerini-önceden belirleme ve bunlara uyma, 40 +5+10 dakika formülünü uygulama, çalışma verimliliğine bir hedef koyarak başlama (Mesela, "Bu konuyla ilgili soruların % 90'ını doğru yapacağım." vb.), uzun vadeli amaçlarınız için kısa vadeli ödül planlarını devreye sokma, iki veya üç kişilik arkadaş grubuyla çalışma, zorlandığınız konularda öğretmen veya arkadaşlarınızdan yardım isteyebilmekten çekinmemek sorununuza çözüm olabilir.                                                                                 
"Başladığım İşi Sonuna Kadar Götüremiyorum." Buna biz "sabırsızlık" diyoruz. Bir şeyleri kendiniz için istemeniz ona sahip olmanız için gerekli ama yeterli değildir. Bir de onu hak etmeniz ve onu elde etmek için harcayacağınız enerjiyi dengeli kullanmanız gerekiyor. Başarının sırrı, bir tek şeyle adamakıllı, diğer binlercesiyle de gereği kadar meşgul olabilmektir. Yapabilirseniz ders çalışırken transa girin ve başarma konusunda yeterli inanç geliştirmediğiniz, sonunu göremediğiniz işe başlamayın.
"Ne istediğim Konusunda Şüphelerim Var." Kız öğrencilerin üniversite sınavlarında erkeklerden daha başarılı olduklarını son birkaç yılın istatistiklerinden görüyoruz. İnsanlar her zaman bir şeyi istedikleri için değil, istemedikleri bir durumu yaşamamak için de çaba gösterebilirler. Buna "negatif motivasyon" diyoruz. Özellikle Anadolu'da kız öğrencilerin ilk veya ikinci sınavda başarılı olamamaları ailelerin "kızlarını okutma hevesi'ni çabuk kırabiliyor; çünkü okumak hem pahalı hem de "çalışan kadın" imajı halen yeterli itibar görmüyor. Bu nedenle "Kısmef'e yol görünüyor. Bunu bilen kızlar "kısmet" yoluna gitmemek için erkeklere göre bir üniversiteye girmek için daha çok çaba sarf ediyorlar. Eğer üniversite sınavlarını "Eee, zamanı geldi. Bakalım ne olacak?" olarak değerlendiriyorsanız, pek bir şey olmayacağını göreceksiniz. İstediklerinizi gerçekten ve çok; ama çoook istemelisiniz. Önünüzdeki engeller karşısında yıkılmayacağınıza söz verip daha çook çalışmalısınız, çoook!
Konsantrasyon Eşiğinizi Nasıl Tespit Edebilirsiniz?
Dikkatinizi vermeniz gereken bir konuda dikkatinizi tutabilme sürenize "konsantrasyon eşiği" diyoruz. Konsantrasyon eşiği zayıf olanlar okumaktan, ders çalışmaktan, dinlemekten ciddi şeyler düşünmekten çabuk sıkılırlar. Bunların konsantrasyon eşiği düşüktür. Bu nedenle mücadele etmek zorunda kaldıklarında eziyet çekerler. Siz de değişik konulardaki davranışlarınızı gözlem altına alarak konsantrasyon eşiğinizi belirleyebilirsiniz. Bunlar, kitap okurken, ders çalışırken, ders dinlerken, soru çözerken, sınavda değişebilir. Bu konulardaki konsantrasyon eşiğinizi bulmak üzere günlüğünüze bu eylemleri gerçekleştirirken konsantrasyonunuzun ne kadar süre içinde dağıldığını, derse başlarken konsantre olmanızın ne kadar sürdüğünü, soru çözerken konsantrasyonunuzun kaçıncı soruda dağılmaya başladığını belirleyin. (Sadece bu işlemi yapmak bile konsantrasyonunuzu % 20 artıracaktır.) Her sıkıldığınızda yerinizden hemen kalkmayın, biraz daha sabredin. Saatle çalışın ve buna uymadığınız zaman daha önce belirlediğiniz bazı ödüllerden kendinizi mahrum bırakın. Bu tür bir iradeli davranışı geçmek için biraz da olsa, iradeli olmak zorundasınız.
Konsantrasyonunuzun en sık dağıldığı çalışma saatlerini belirleyin. Bu saatlere dinlenme, ders dışı faaliyetler koyup, çalışma saatlerinizi, daha verimli olabiliceğini düşündüğünüz saatlere kaydırın.
Konsantrasyonu Korumak ve Geliştirmek Mümkün mü? Fransa'nın eski başbakanlarından Climencau'ya başarısının sırrı sorulduğunda "Saçlarımı tararken yalnız saçımı düşünürüm." demişti. Biraz kendinizi gözlemlerseniz bir işi yaparken
o işle alakası olmayan birçok şeyi düşünme alışkanlığını sürdürdüğünüzü göreceksiniz. Kahvaltıdayken okula geç kaldığınızı ve eksik ödevinizi nasıl tamamlayamadığınızı nasıl izah edeceğinizi, sınıfta birazdan zil çalınca arkadaşınıza söyleyeceğiniz şeyleri, yatağa girdiğinizde o gün canınızı sıkan arkadaşlarınızın siluetlerini, yürürken ve daha başka şeyler yaparken bilmem daha neler düşünüyorsunuz.
Hepimizde kendimizi gerçekleştireceğimiz yüksek bir potansiyel var. Konsantrasyonunun önemi de buradan gelir. Kişi, kendi iç potansiyelinden konsantre olduğu ölçüde yararlanabilir.
Kişisel gelişim uzmanı Amerikalı yazar Antony Robbins "içinizdeki Devi Uyandırın" kitabında "Artık 'konsantrasyon gücü' diye isim verdiğim ilkeye koşum vurmayı başarmıştım. Tüm kaynaklarımızla hayatımızın bir tek alanına odakladığımız zaman, bir anda ne kadar büyük bir kapasiteye komuta eder duruma gelebileceğimizi çoğu insanlar bilemezler. Kontrollü odaklanma, sizi engelliyormuş gibi görünen çoğu şeyi yarıp gelen bir lazer ışını gibidir. Herhangi bir alandaki gelişme üzerine sürekli odaklandığınız zaman, o alanı nasıl daha iyi hale getirebileceğiniz konusunda benzersiz farklılıklar geliştiririz. Çoğumuzun asıl istediğimiz şeyi elde edemeyişimizin nedenlerinden biri, doğrudan odaklanamayışımızdır. Gücümüzü hiçbir zaman tam anlamıyla konsantre etmeyişimizdir." diyor.
Konsantrasyon Problemleri Nasıl Çözülebilir?
Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş.   "Arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman, her seferinde bu tahta perdeye bir çivi çak." demiş. Genç, ilk gün tahta perdeye 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendini kontrol etmeye çalışmış ve her geçen gün daha az çivi çakmış. Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip durumu anlatmış. Babası onu yeniden tahta perdenin önüne götürmüş. Gence "Bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahta perdeden bir çivi sök." demiş. Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki her çivi sökülmüş.
"Bu hikayenin konsantrasyonla ne ilgisi var?" diyorsanız, işte size bir öneri: Kırtasiyeden fotokopi kâğıdı büyüklüğünde siyah bir karton ve tırnak büyüklüğünde yuvarlak kırmızı ve sarı stikerler (yapışkanlı punto) alın. Ders çalışmaya her oturduğunuzda dikkatinizin dağıldığı anda kırmızı sti-kerlerden bir tane çıkarıp kartona düzgün bir sıra içinde yapıştırın ve üzerine tarih, saat yazın. Üst üste kırmızı stiker yapıştırmadığınız günler geldiğinde sarı stikerleri kırmızının üstüne yapıştırma vakti geldi demektir. Verimli, yüksek konsantrasyonda geçen çalışmalarınızın akabinde bir sarı stiker daha yapıştırarak bütün kırmızılar kapanıncaya kadar devam edin.
Sebebini Biliyorsanız, Üstesinden Daha Kolay Gelirsiniz
Her gün bir sivrisinek, siz ders çalışırken gelip ensenizden sizi ısırıyor. Bunu sinsice ve düzenli olarak her gün yapıyor. Ondan kurtulmak için iki seçeneğiniz var; ya evi terk edeceksiniz ya da bir süre sivrisineğe dikkatinizi verecek ona tuzak kuracaksınız.
İstediğiniz Sonuçları Hemen Elde Edemiyorsanız, Ümitsizliğe Kapılıp Vazgeçmeyin. Vazgeçmek, geçici sorunlarınıza kalıcı çözüm olur! Teşebbüs ve ısrarlarınızı kesintisiz değil kısa aralarla sürdürün. Israr, iki yönü keskin bir ok gibidir. Aralıklı ısrar, engelleri; aralıksız ısrar da sahibini parçalar. Aralıklı okuyan öğrenci, yılda 300 kitap okuyabilir, aralıksız okuyan 48 saatte çöker. Bu nedenle bir defada çok yol kat etme sevdanızdan vazgeçin. Kısa ararlarla disiplinli, ısrarlı ve akıllı yol alın. Göreceksiniz "tesadüfler bile sizden yana tavır alacak.
SINAVLARA HAZIRLANANLAR İÇİN BAŞARI REHBERİ, ADİL MAVİŞ - OĞUZ SAYGIN, HAYAT YAYINLARI, İSTANBUL, MART 2004

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.