Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

İSLAM TIBBI

İslâm tıbbı tabiri ile Resulullah'ın getirdiği tıbbı kasdetmiyoruz. Tıbla ilgili hadis ve ayetlerin eski Yunan tıbbıyla yorumlanarak geliştirilen tıbbı kastediyoruz. Yani demek istiyoruz ki: Tıbb-ı nebevi adıyla ortaya konan tarihi kitaplar, nebevî tıbbı bütün orijinalliği ile temsil etmiyorlar. Bunun anlaşılması için bir-kaç noktayı belirtmemiz gerekecektir.
1- ESKİ TIBBIN DEVAMIDIR
İslam tıbbı (tıbb-ı. nebevi demiyoruz) esas itibariyle eski Yunan tıbbidir, İbn-i Sîna, Hâkim Râzi gibi bir kısım müslüman âlimler tıb sahasında isim yapmış iseler de Tıp tarihi araştırıcıları bunların eski Yunan tıbbından temelden ayrı orijinal bir sistemlerinden bahsedilemiyeceğini söylerler.
Bilhassa İbnu Sina'nın yunan menşeli tıbbı sistematize ederek daha anlaşılır hale getirmesi, Bu tıbbın Batı'ya tanıtılması yönüyle hizmeti asla küçümsenemez. Biz, onun da ahlat-ı erba'a nazariyesinden dışan dışarı çıkamamakla seki an'aneyi devam ettirdiğini, şahsi katkılarının bu çerçeve içerisinde cereyan ettiğini söylüyoruz.
Zehebî'nin Tıbb-ı Nebevî'sinin baş kısmından kaydedeceğimiz nazariyat kısmında görüleceği üzere, ahlat-ı erbaa telakkisi ve diğer bir kısım temel mefhumlar, müslüman ta-biblerce aynen benimsenmiştir. Dahası "Biz insanı karışık bir sudan yarattık" (İnsan 2) ayetinde geçen (karışık) kelimesini eski tıbbın kilit kelimesi ahlatla te'vil ederek bu tıbbı âdeta kudsî ve Kur'anî bir cilaya kavuşturmuşlardır. Bu durum, sadece üb ve felsefe yönü ağır basan tabiblere değil müfessir, muhaddis ve fakih olmak üzere diğer branşlardaki âlimlere de tesir etmesine sebep olmuş, onlar da kendileriyle ilgili âyet ve hadîsleri o tıbbın esaslarına uygun olarak açıklamaktan,   ıstılahlarını  aynen  kullanmaktan  çekinmemişlerdir. Sarihlerin amellerine birçok örneği az ileride hadîslerin açıklama kısmında göreceğiz. Burada vermek istediğimiz enterasan bir örnek eski tıbta geçen keylos kelimesiyle ilgili. Kelinıcnin aslı Latincedir: Chylus, bu tabir midede vukubulan bir kısım hazım hâdisesini ifâde eder. Şöyle ki: Muhtelif gıdaların, hazm olmak üzc/i: mîdede kalma müddetleri farklı ise de ortalama iki saatte ^ tns'rnı tamamlandığı kabul edilir. Ebced hesabıyla, kelimenin .Arapça imlasında mevcut beş harfin sayı değeri 126'dır. Yani ıVÂ saat altı dakika. Tam tamına eski tıpta midedeki hazım müddeti kabul edilen iki saatlik zaman dilimine tekabül eden değer.' '  Sistemin bir parçası olan keylos kelimesinin izhar ettiği bu tevafuk da, sistemin bütününün nazarlarda kudsileşmesinde rol oynamış olmalıdır. Bu tıbbın değerleri, tabirleri, böylece zaman içinde halkın dili durumunda olan şâir ve san'at-karlara kadar intikal edecektir. İşte vücudda artan sevda maddesini tevzînde yani normal haline getirmede kullanılan eftîmûn adlı ilaçla ilgili bir şiir:
"Cünûnumdan sarıldım zülf-i dilâraya
Ben, eftîmûnla buldum ilacı, def-i sevdaya.
Fıkıh kitaplarına tesiriyle-ilgili örneği Türkçemizde hâlen tedavülde olan ve pek kıymetli bir müracaat kaynağımızı teşkil eden en son Osmanlı yâdigarlanndan merhum Ömer Nasuhi Bilmen'in Istılahât-ı Fıkhiye Kamusu'ndan vereceğim: "Cüzzâm, bedenin içerisinde sevdâ'nın intişarından mütehaddis bir illettir ki, azanın mizâc ve heyetini ifsad, mahv ve sükutunu intaç eder, arız olduğu uzuv, evvela kızarır, daha sonra koparak dökülür.... Beres: Mizacın fesadından naşı bedenin zahirinde zuhur eden şiddetli bir beyazlıktır ki, azanın demeviyetini izâle eder, kendisiyle teşâüm olunur bir illettir..," (2. cüt s.347).
Bu iktibas edilen pasajda geçen sevda, mizâc, hey'et, ifsad, demeviyet tâbirleri tamamen eski tıbba ait ıstılahlardır.
Bu kaydettiklerimiz, eski tıbba ait değer ve tâbirlerin tabî!?, edîb, müfessir, şâir, fakih her sınıf müslümanlarca ne de-
8) Mana şudur: "Deliliğim sebebiyle, gönül alan sevgilinin zülfüne sarıldım. Benyücudumda artarak sıhhatimi dbozan sevda maddesininfazta kısmını bertaraf etme çâresini eftimunia sağladım." Seydanın tıbbî manasını bilmeyen, bu ifadeden yine de fazla bir şey anlayamaz.
recede benimsendiğini göstermekle kalmaz, kültürümüzün /her sahasına giren bu metinleri hakkıyla anlayabilmek için, bu tıb telakkisini tabirleriyle birlikte öğrenme ve öğretme gereğini, ilgili kelimeleri lügatlarda açıklama gereğini de ifade eder.
Tekrar edelim, bu tedrisatın tabiblerimizin tedrisatından bile çıkarılmış olması gerçekten büyük bir kayıptır.
TIBB-I NEBEVİ, HZ. PEYGAMBERİN SÜNNETİNDE TIP, PROF. DR. İBRAHİM CANAN

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.