Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

KÜLTÜR ÜZERİNE

Kültür (culture) batı kökenli bir kelime ve kavram olup; terbiye, eğitim, uygarlık, irfan, bilgi ve münevverlik anlamlarına gelmektedir. Görüldüğü gibi, kültürün kelime anlamı oldukça geniş olmasına rağmen; ülkemiz insanı, kültürü daha çok "bilgi" karşılığında kullanmakta; bilen adam ve bilgili kişi anlamlarında olmak üzere, "kültürlü insan", tipi ortaya çıkmaktadır. Halbuki, her bilgili insan kültürlü insan değildir, fakat her kültürlü insan bilgili insandır. Gerçekten de, bir bilginin kültüre dönüşmesi, yani bir bilginin kültür olabilmesi için; insanın davranışlarına, hayat tarzına, hayatı yorumlamasına, olayları değerlendirişine ve insanlara bakış açısına etkili olması gerekir. Bir başka ifadeyle, insandaki bilgi, onun başını, "dolu başak" misali eğebiliyorsa; o insan kültürlü insan demektir. Çünkü, bilgi onu eğitmiş, yani tebiye etmiş, tevazu sahibi kılmış ve kamil manada "insan" haline getirmiştir. Bu değişmenin ve gelişmenin aksine olarak; bilgi, taşıyanın başını "boş başak" misali dikmişse, yani onu ucub ve kibir sahibi yapmışsa; o bilgi, kültür haline dönüşememiş; dolayısıyla, onu eğitememiş, yani terbiye edememiş, olgun ve kendini bilen bir insan haline getirememiş demektir. Bir başka ifadeyle, işte böyle bir durumda, bilgi kültüre dönüşmemiş, yani bilgilUnsan, kültürlü insan olamamış, demektir.
Bütün bu söylenenlerin ışığında, daha kapsamlı olacak biçimde, kültürü şu şekilde ve yeniden tarif edebiliriz. Kültür; insanın okuduklarından, dinlediklerinden, gördüklerinden ve ge-1 çirdiklerinden, yani başına gelenlerden kazandığı bir birikim ve davranış biçimidir. Bu öyle bir birikim ve davranış biçimidir ki; kişi, nerede nasıl davranacağını, nerede nasıl konuşacağım, nerede ne zaman susacağını bilir. Eskilerin tabiriyle, "umur görmüş insan"ın sahip olduğu şeydir, kültür.
Bir yerde iki kişinin oluşu, iki kültürün oluşu demektir. Bu iki kişi, aynı kültür kaynaklarından, aynı şekilde, aynı zamanda ve aynı mekanda beslenmiş olsalar da, bu böyledir; yani, ne yapılırsa yapılsın, bu iki kişide iki ayrı kültür oluşacaktır. Fakat, oluşan bu iki ayrı kültür arasında, çok büyük farklılıklar olmayabilir. Bir başka deyişle, kaynak ve beslenme birliğinden dolayı, bu iki kişinin kültüründe benzer yanlar, ayrı yanlardan daha çok olabilir» Bu ayrılık ve benzerlik, bu iki kişinin ya-fadılışındaki ayrılık ve benzerlik ölçüsünde olacaktır.  Bundan sonraki dönemde ise, kültürel etkileşim olayı ortaya çıkacaktır. Kendini zayıf hisseden, yani kendine güveni olmayan, diğerin-, den etkilenmeye başlayacaktır, kültürel etkileşim sürecinde. Bu etkileşim, duyduğu beğeninin ve hayranlığın derecesine bağlı j olarak ve şahsiyetinin izin verdiği yere kadar olacaktır. Bu etkileşimin çok doğal bir sonucu olarak, bir yanda kültürlü insan, öte yanda "kalıp insan", ya da "taklit insan" tipleri ortaya çıkacaktır. Bu etkileşmeyi fert planından alıp, cemiyet planına götürecek olursak, yine de bir şeyin değişmediğini görebiliriz. Yani, etkileşme şekli veya tarzı, yine benzer nedenlerle, benzer şekillerde ve benzer ölçüde olacaktır. Sonuç olarak, bir yanda kültürlü cemiyet veya kültürlü millet; Öte yanda, taklidi cemiyet ve taklidi millet. Şüphesiz ki, bu resmettiklerimiz, uç durumlardır; elbette bunların ortası olacaktır. Ve bunların ortası, Kainatın Efendisi(sav)nin lisanından bize duyurulmuştur; "hikmet mü'minin yitiğidir, nerde bulursa alır", biçimindedir, bu duyuru. Dikkat edilecek olursa, bu alışta şahsiyet kaybı yoktur; kalıp insan, ya da taklit millet olma durumu yoktur. Gerçekten de, bu alışta, sadece insanlığın ortak değerlerinin paylaşılması hadisesi vardır. Çünkü, bu etkileşim, kimlik kaybına yol açmayacak bir ölçüde olmaktadır; bunun ise şüphesiz ki, hiç kimseye ve hiçbir topluma herhangi bir zararının olması söz konusun değildir.
İster fert planında, isterse toplum planında olsun, kültürel kaynaklar değiştiğinde, bunun doğal bir sonucu olarak, kültürel değişim olayı ortaya çıkacaktır. Bir başka ifadeyle, kültürel değişimin nedeni, kültürel kaynakların değişimidir. Denilebilir ki, kültürel kaynaklar niçin değişiyor? Dört duvar arasında yaşamayan her insan ve kendini Çin Şeddi içine hap-setmemiş olan her toplum, bir dinamizme sahiptir ve bu dinamizmin bir sonucu olarak, sürekli bir biçimde, yeni kaynaklarla karşılaşmakta ve ister istemez, bu kaynaklardan beslenmektedir. Bu beslenme dolayısıyla, ortaya çıkacak olan kültürel değişim, müsbet veya menfi yönde olabileceği gibi; yavaş, ya da sür'atli de olabilir. Bu tamamen kaynağın gücüne, yaşanılan zamana ve içinde bulunulan mekana göre değişecektir. Nitekim, cahiliye toplumundan, çok sür'atli sayılabilecek bir kültürel değişmle, kısa zamanda bir islam toplumu çıktığı gibi; o muazzam ve göz kamaştırıcı islam toplumu, yeni fethedilen yerlerdeki kültürel kaynakların etkisiyle, Ebuzer(ra)i çileden çıkaracak ölçüde bir değişime, yani bir kültürel kimlik kaybına uğramıştır. Kısacası, dönen dünyada ve devam eden hayatta ve insanların değişik vesilelerle, her an iç içe oldukları bir dönemde, değişmemek, ya da değişime uzun süre direnmek mümkün değildir. Bu değişim sırasında önemli olan, sahip olunan islami kimliği kaybetmemektir.
Öncelikle islam kültürünü, yani insanı müslüman yapan kültürü, sonra da batı kültürünü ortaya koymamız gerekecektir. Bilindiği gibi islami kültürün asıl kaynağı kitap ve sünnettir. Dolayısıyla, inanan insan, yani müslüman bu iki kaynaktan beslenmektedir. Fakat bu iki kaynağın koyduğu esaslara, yani insana kazandırmaya çalıştığı kişiliğe halel getirmemek, yani bu kişiliği zedelememek kaydıyla; insan her türlü kaynaktan, elbette yararlanma hakkına sahiptir. Dolayısıyla, değişik beldelerde ve değişik kavimlerde, aslı bir, yani kumaşı aynı; fakat teferruatı, yani boyası farklı kültürler ortaya çıkacaktır. Oysa batı kültürünün asıl kaynağı, tahrif edilerek bozulmuş olan, incildir. Batı insanı, tahrif ettiği bu ana kitaptan gerekli ve yeterli kültürel beslenmeyi sağlayamayınca, aklının ve nefsinin ürünlerine başvurmuş, dolayısıyla aslı, yani temeli vahiyden çok çok uzak, nefsani ve şeytani bir kültür ortaya çıkmıştır. Durum bu olunca; islam kültürüyle batı kültürü, hem esasta, temel kaynak ayrılığı yüzünden; hem de teferruatta, kavimler ve beldeler ayrılığı nedeniyle, birbirinden oldukça farklıdır.
DEĞİŞİMİN İKLİMİ, PROF. DR. SEYİT MEHMET ŞEN, ESRA YAYINLARI YAYIN, İSTANBUL KASIM 1998

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.