Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

MADDÎ RIZIK - MANEVÎ RIZIK

Mide Gibi, Kafalar ve Ruhlar da Gıda İster. Orta son sınıfta iken yaptığımız bir münazarayı hatırlıyorum. Konusu, "Yemek için mi yaşamalı, yaşamak için mi yemeli? idi. Çekilen kura'da benim de içinde bulunduğum gruba, "yemek için yaşamalı" fikrini savunmak düşmüştü. Biz, olmayacak bir düşünceyi savunmanın zorluğunu anladığımız için çok iyi hazırlanmış, bir hayli laf cambazlıkları yapmıştık. Sonunda bizim takım münazarayı kazanmıştı da, edebiyat hocamız uzun uzun, "bu işin sadece münazara şartlarında doğru olduğunu, aksi halde hiçbir zaman aklı başında bir insanın yemek için yaşamayacağını" açıklamak zorunda kalmıştı.
Şimdi düşünüyorum da, galiba biz o zaman şuursuz kalabalıkların inanarak olmasa bile fiilen uyguladıkları şeyi savunmuşuz bilmeden... Gördüğümüz o ki, kalabalıklar rızık peşindedir. Hatta sadece rızkın emrinde ve hizmetindedir. Bütün canlılar rızkın kölesi ve esiri durumundadır. Onu elde etmek için nelere katlanılıyor. İnsanoğlunun en şiddetli aşkı da rızıktır. Bir başka deyişle insanların ve hayvanların büyük bir arzu ve istekle yöneldiği merkez nokta rızıktır... Hem de insanoğlunun böyle bir şiddetle yöneldiği rızık sadece mideyle ilgilidir. Yani insanın hayvan tarafına seslenmektedir. Sadece cisimle, vücutla, maddeyle ilgili olan rızık, hayatın esas ve temel maksadı ve tek hedefi yapıldığı zaman, insan insanî vasıflarını yitirip firavunlaşmaktadır.
RIZIK NASIL RUHANİLEŞİR?
İnsan sadece maddi ve hayvani bir varlık olmadığına göre, onun hayatının devamını sağlayan rızkı da, manevileştirmek ulvileştirmek ve hatta ruhanileştirmek gerekir. İslam, bunun çözümünü ve çaresini insana en yakışır biçimde göstermiştir.
İnsan kendisine nasip olan nzıkları şu üç yol ile maddi ve hayvani olmaktan çıkarabilir:
1-  Rızıklara onları yaratan Allah hesabına bakmakla,
2-  Şükürle,
3-Helal yemekle..
Şimdi bunları ele alalım.
1) İmanlı bir bakışla tabiatta bulunan herşeyin bir harf, bir kelime ve bir cümle olduğunu söyleyebiliriz. Kainat kitabını meydana getiren harfler arasında rızıklar da vardır. Bir harf nasıl kendi varlığından fazla, kendini yazanı gösterirse, rızıklar da onları yoktan yaratıp insana nasip eden Yaratıcı'yı gösterirler. İmanlı bir göz ile insan, o rızık harflerinin kelimelerinin, cümlelerininin manalarını ve Yaratıcı'yı gösteren işaretlerini okuyup anlayabilir. Ama inançsız bir bakışla onlar, başkasını gösteren birer harf olmaktan çıkarak, sadece kendilerini gösteren ve onun dışında herhangi bir mana taşımayan durumda kalırlar... Oysa ki her varlık, kendi varlığından çok daha fazla bir şekilde Yaratıcısının varlığına delalet ve işaret eder...
2)  Şükür ise rızkın neticesidir. Rızık, süslü görünüşü, güzel kokusu ve lezzetli tadıyla şükre davetiye çıkarır. Rızıklardaki bu üstün sanatları farkeden insanın yapacağı ilk iş şükürdür... Böylece rızık şükrü, şükür ise, Rahman olan Allah'ın rızasını kazandırır.
Yediği nimeti gücü ve ilmi sonsuz olan Yüce Yaratıcısının rahmet hazinelerinin bir hediyesi diye bilince, dilin aldığı lezzet birden bine çıkar. Nimet bir nur olur; sadece midesini doyurmaz, gönlüne ve ruhuna da tad olur, gıda olur. Şükür, kazandırdığı sevapla, yenilen ve içilen şeyi Cennet meyvesine dönüştürür. Böylece şükür sayesinde dünyanın geçici rızıkları, daimi lezzetler ve ebedi meyveler verir.
Şükürsüzlükle, o geçici lezzetler gelir geçer; arkasından da elemler ve hasretler bırakır. Şükürsüz rızıktan geriye kalanlar sadece kanalizasyonun taşıdıklarıdır. Rızkın aşık olmaya değecek tarafı ise şükrün kazandırdığı manevi yönüdür. Bu manayı bilmeyenlerin rızka aşkları ise, hayvanların iştihasından farksızdır.
Rızık, Yaratıcıyı gösteren bir harf olur ve şükür neticesini doğurursa, yanıbaşmda kanaati, iktisadı ve memnuniyeti bulur. Aksi halde şükürsüz insan, hırsın, israfın ve haramların elinde oyuncak olmaktan kurtulamayacaktır.
3)  İslâm, helal rızkı bile asgariye indirmeyi tavsiye etmiştir. Hatta bütün peygamberlerin ve velilerin ortak tavsiyesi, "az yemek, az konuşmak ve az uyumak"tır.
Helali bile ölçülü kullanmayı tavsiye eden bir inançta, harama yer ve yol bulmak mümkün mü? Yu-
nus'un tabiriyle:
"Ele geleni yiyen
Dile geleni diyen"lerin imanda nasipleri azdır. Bu
sebeple de haramla dolu mideler taşıyan insanın duası makbul sayılmamıştır.
Molla Gürani, talebesi olan Fatih Sultan Mehmed'e daima şu tavsiyede bulunur-muş:
"Haramdan perhiz et, haram lokmadan sakın!"
İkisinin de aynı kaptan yemek yedikleri bir sırada Fatih, hocasına takılarak şöyle demiş: "İşte siz de benim rızkıma ortak oluyorsunuz. Benim soframa haram karışmışsa, siz de haram yemiş oluyorsunuz."
Molla Gürani Fatih'e şu cevabı vermiş:
"Öyle bile olsa, benim önüme helal olan lokmalar düşmüştür."
Padişah bir ara yemek tabağını çevirerek şakasına devam etmiş...Molla Gürani ise hiç istifini bozmadan yemeye devam edince, Fatih şöyle konuşmuş:
"Artık haram yediğinize şüphe kalmadı!"
Ancak Molla Gürani'nin cevabı gerçek bir hazır ce-vaplık örneğidir:
"Hayır, haram yemiyorum... Sizin önünüzde haram benim önümde de helal kalmadığı için sahanı çevirdiniz..."
Haram yemeye şakadan bile razı olmayan bu anlayış, İslâm imanının verdiği şuurla meydana gelmiştir.
KAFA MİDEMİZİN RIZKI
Acaba kafa midelerinin rızıkları ne alemde?
Kafaların içindeki bilgilerin ne kadarı hayırlı ve faydalı? Yutulan haram lokmaların hesabı sorulacağı gibi, konuşulan haram sözlerin de hesabı vardır. 75 sene yaşayan bir insan, ortalama 90 milyon kelime konuşuyor. Acaba bu 90 milyon kelimenin yüzde kaçı hesabı verilebilecek cinstendir? Kafa midesinin hazmettiği nzıklann bir ifadesi olan söz de helalinden olmalıdır...
RUHUN GIDASI
Ruhlar, gıdasını hangi rızıkta aramalıdır?
Yoksa vücutları semizlerken cılız ve bücür ruhlu varlıklar mı olmalı insan? Bazan da Şeytan, nefislerin gıdasını ruha ait sandırıyor. Mesela tamamen nefse, sefahete, hatta fuhşa iştiha veren müzik türlerine bile ruhun gıdası dedirtebiliyor. Oysa ki, o tür gıdalarla beslenen heva ve heveslerin neler yaptırttığı gözler önündedir. Hiç bir ulvi duyguyu geliştirmeyen, hatta tam tersine, insanın hayvani taraflarını gıdıklayan müzik, çoğu zaman zehirli bir bal oluyor.
ÖLMÜŞLERİN RUHLARI DA RIZIK İSTER
Ya ölmüşlerin ruhuna hangi gıdayı verecek hangi rızkı hediye edeceğiz? Eğer böyle bir meselemiz varsa, çelenklerin bu konuda işe yarayıp yaramadığını iyi düşünmeliyiz.
Hani Çinliler yeni gömdükleri ölünün mezarına çok sevdikleri pirinç pilavından bir tabak koyuyorlarmış... Böyle bir merasime şahit olan Avrupalı turist sormuş:
- Bu ölü ne zaman kalkıp yiyecek o pirinci?.. Çinli hiç de istifini bozmadan cevaplamış:
-  Sizin ölüleriniz mezarlarına bıraktığınız çelenklerin çiçeklerini ne zaman koklarlarsa...
Şu halde ölmüşlerin ruhlarına manevi hediyeler gö-derilmeli nzık olarak. Şuurlu Müslümanların yaptığı gibi...
Müslümanm biri cami avlusundan geçiyordu. Yanında bulunan alü yaşlarındaki oğlu:
- Babacığım nedir bu kalabalık? diye sordu:
-   Evladım, bak o yüksekte duran cenaze... Biri ölmüş... Bekleyen cemaat onun ruhu için dua okuyor...
Birazdan cenaze namazı kılınacak...
Çocuğun merakını gören babası biraz daha bilgi verdikten sonra:
- Yavrucuğum, ben ölünce sen de benim arkamdan okursun değil mi? diye sorunca:
- Tabii babacığım, demiş çocuk...
- Neler okursun mesela...
- Valla ne bulursam, kitap, dergi, gazete... Sen iste yeter ki...
Babası o yaşa kadar okunacak şey olarak sadece saydıklarını gören çocuğuna kızamamış... Ve doğru bir kararla hemen bir "elifba" alıp bilebildiği kadarıyla ilk Kur'an dersini vermiş çocuğuna...
Evet, midelerin, kafaların ve ruhların nzıklarmı helal tarafından seçebilmek günümüz müslümanının en büyük bahtiyarlığı olacaktır. Cenabı Hak hepimize bunu nasip etsin..
ÖĞRETMENİN NOT DEFTERİ-3, CİHAN YAYINLARI, VEHBİ VAKKASOĞLU, ŞUBAT 2006

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.