Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

YOZGAT AYAKLANMALARI
a) Birinci Yozgat Ayaklanması (15 Mayıs-27 Ağustos 1920)
Millî Mücadele döneminde TBMM'nin otoritesine karşı çıkan ayaklanmalardan biri de Birinci Yozgat Ayaklanması idi. Bu ayaklanma, Osmanlı hanedanlığına bağlı Çapanoğullannın kışkırtıcı eylemlerinden dolayı Çapanoğullan Ayaklanmaları olarak da anılır. Ayrıca, sözkonusu ayaklanma, Orta Anadolu'da (Zile, Yıldızeli, Yenihan, Akdağmadeni ve Bo-ğazhyan bölgeleri) baş gösteren isyan hareketlerinin genel adıdır.
Henüz 1919 yılı ortalarında, Yozgat mutasarrıfı Necip Bey'in Heyet-i Temsiliyye'nin Ankara'dan gönderdiği emirlere uymayarak Allah'tan, Padişah'tan ve onların yasalarından başka birşey tanımayacağını etrafına yaymasıyla kendini gösteren Millî Mücadele karşıtlığı, Çapanoğullarının Necip Bey'i desteklemesi, 20 Ekim 1919'da Necip Bey'i görevden almak şeklinde oldu. Fakat Çapanoğulları, ayaklanmayı kışkırtıcı hareketlerine devam etmişler ve bu amaçla 14 Mayıs 1920'de Yozgat'ta yapılan at yarışları sırasında Zile ve Akdağmadeni taraflarından gelen kimselerle ilk gizli toplantılarını yapmışlardı.
Hemen belirtelim ki, Yozgat'ta yapılan ilk gizli toplantıya katılanların çoğu, bölgede yaşayan Çer-keslerin ileri gelenleriydi. Nitekim, bölgedeki Çer-kesler, Yıldızeli bölgesinde çıkan Postacı Nazım ayaklanmasında da önemli roller üstlendiler. Yıldı-zeli-Sivas posta ulaşımını üzerine alan ve bu işten iflas eden Erzurumlu Hüseyin Nazım adlı bir kimse, yanına eski Müdafaa-i Hukuk üyelerinden Kara Mustafa ve Katil Salih adlı kişileri alarak Yıldızeli-Akdağmadeni arasındaki köylerde İstanbul hükümeti lehinde propagandaya başlamış ve isyan için ilk örgütünü kurmuştu. Ayrıca Postacı Nazım, Yıldıze-li'ndeki Çerkeslerin desteğini aldıktan başka Düzce ve Bolu asilerinden buraya gelmiş olan Çerkesleri de etrafına toplamış ve oluşan bu kuvvete Halife Ordusu adını takarak Nisan 1920'de Yozgat beyleriyle temasa geçmişti.
1920 Mayıs'ının başında ilk silahlı toplantılarını yapan Postacı Nazım ve örgütü, Yıldızeli kaymakamının görevden alınmasına sebep oldular. Postacı Nazım, sürekli olarak Kuva-yı Millîyecilerin Padişahın rızası dışında çalıştıkları propagandasını yaparak Halife Ordusunun Samsun'a gelmekte olduğu haberini yaydı. Bunun üzerine Sivas'dan bir piyade taburu 25 Mayıs 1920'de Yıldızeli'ne gönderildi. Fakat, 27 Mayıs'da durum oldukça vahimdi. Bu tarihte, 3. Kolordu komutanı Albay Selahaddin'in Genelkurmay başkanlığına çektiği telgrafa göre asiler 27-28 Mayıs gecesi Yıldızeli'ni basacaklardı. Bu arada Mustafa Kemal Paşa, Yıldızeli ve Zile'deki Alevileri uyarması için Alevi dedesi Çelebi Efendi'nin bölgeye gönderilmesinin sağlanmasını Mucur Askerlik Şube başkanına emretti.
Yıldızeli ayaklanması önem kazanmıştı. Ayrıca, Sulusaray (Zile) yakınında bir askerî birlik asilerce dağıtılıp makineli tüfekleri ellerinden alınmıştı. Çamlıbel'de de asiler müfrezeyi basarak silahları ile birlikte esir etmişlerdi. Bunun üzerine Erzurum'daki 15. Kolordu'dan yardım istendi. Nitekim 28 Mayıs 1920'de Erzurum'dan Sivas yoluyla Yıldızeli'ne Cafer Bey süvari birliği gönderildi. Aynı gün ise Genelkurmay başkanı Albay İsmet Bey, Amasya ve dolaylarındaki 5. Kafkas Tümeninin bütün birliklerinin toplanarak Yıldızeli-Zile bölgesinde temizleme harekâtına katılmasını emretti.
Diğer taraftan, TBMM, Antep'de bulunan Kılıç Ali Bey'in 80 adamıyla Yozgat'a gitmesini uygun gördü. Kıhç Ali, 1 Haziran 1920'de Yozgat'a vardı. Kılıç Ali Bey, Akdağmadeni'ne gelince Boğazhyan'da toplanan 100 kişilik bir kuvvet de kendisine katıldı. Fakat halkın hükümeti zayıf, asileri güçlü görmesinden dolayı Kılıç Ali, karamsarlığa kapıldı. Bundan cesaretlenen Akdağmadeni'nin bazı köyleri asilere katıldılar (8 Haziran 1920). Kılıç Ali ise, Niğde ve Kayseri'den gelen takviye birliklerle güçlenmiş bir şekilde, 150 süvari, 50 piyade ile Akdağ-Yozgat hattını kesen asilere karşı harekete geçti. 11 Haziran'da Divanlı köyü yakınında asilerle çarpıştı. 5 saat süren çatışma sonunda asiler, 6 ölü, 9 yaralı bırakarak kaçtılar. Buna rağmen asiler 14 Haziran 1920'de Yozgat'ı işgal ettiler. Çapanoğlu Celâl'in Kılıç Ali'ye bir mektup göndererek "Halife ordusunun amacı Mustafa Kemal ile 7 arkadaşını yakalamaktır" deme cesaretini göstermesinden sonra Kılıç Ali, Ankara'ya sormadan Boğazlıyan'a çekildi ve Çerkeş Ethem'in kuvvetlerini beklemeye başladı. Ancak, 22 Haziran'da, Boğazlı-yan'da asilerin baskınına uğrayan Kılıç Ali, kaçarak kurtulmayı başardı.
Boğazlıyan ayaklanması, kaymakam Bekir Bey (Baran)'in raporuna göre, memleket ileri gelenleriyle birkaç Çerkeş köyü dışında, bütün Çerkeslerin asilerin tarafını tutmasından çıkmıştı. Ayrıca, elebaşılar, Çerkesler ile Alevileri özerklik vaadiyle kandırmışlar, halka korku da salmışlardı.
Daha önce belirttiğimiz gibi Yozgat, 14 Haziran 1920'de asilerce işgal edilmişti. Bu işgal, Haziran başından itibaren gelişen olayların sonucunda gerçekleşti. İlk önce, Genelkurmay başkanlığı ayaklanmayı katılabilir kuşkusuyla Çapanoğullarınm Ankara'ya getirilmesini istemiş ve bu işle Kılıç Ali'yi görevlendirmiş; o da Çapanoğullarınm Yozgat'taki evlerine nöbetçiler dikmişti. Ancak, Ankara Vali vekili Yahya Galip Bey, bu kişilere zor kullanılmasını önlemiş ve hatta evlerinin önündeki nöbetçileri de kaldırtmıştı. 7 Haziran'da Çapanoğullarınm tutuklanması emri gelince Yozgat Mutasarrıfı, onlara haber vererek 8 Haziran'da Yozgat'tan kaçmalarını sağladı. Bunun üzerine 9 Haziran'da Yozgat'ta sıkıyönetim ilân edildi. Sıkıyönetimin basma da Akdağmadeni'nde bulunan Kılıç Ali Bey atandı.
Buna asilerin ilk tepkisi 13 Haziran'da 300 kişiyle birlikte Yozgat'ı kuşatmaları oldu. Ertesi gün bunlara 300 kişi daha katıldı. Şehirdeki askerin azlığından dolayı asiler, 14 Haziran 1920'de kolayca Yozgat'a girdiler. İlk önce askeri depoya yönelen asiler, silahları alıp adamlarına dağıttılar ve şehir adetâ yağma edildi. Bu işin başında da Çapanoğlu Celâl, Edip gibi kimseler vardı. Bunun sonucunda ortaya çıkan kargaşalık, birtakım soygun çetelerinin çoğalmasına sebep oldu.
Çok geçmeden ayaklanma, civar bölgelere yayıldı. 15-16 Haziran gecesi Artova ve Çamlıbel karakolları basıldı. 15 Haziran'da ise Yıldızeli'nde 60 süvari ve 35 piyadeden oluşan bir asi çetesi bir karakola saldırarak jandarmaların elbise,.silah, ayakkabı ve paralarını alıp kaçtılar. 20 Haziran'a kadar birçok yerde karakol baskınları görüldü.
Sonunda TBMM, Yozgat'ta çıkan bu ayaklanmayı bastırmak için Çerkeş Ethem ve kuvvetlerini görevlendirdi. 20 Haziran'da Ankara'dan hareket eden Çerkeş Ethem kuvvetleri, 23 Haziran'da Yozgat önlerine geldi. Öğleye kadar yapılan çarpışmalarla Çerkeş Ethem, Yozgat'ı ele geçirdi. Aynı gün 12 isyancı, askerî mahkeme kararıyla şehrin içinde asıldı. Çerkeş Ethem, 24 Haziran'da 200 kişilik bir kuvveti Yozgat'ta bırakarak Alaca üzerine yürüdü. 24-25 Haziran gecesi Alaca'daki asileri kuşattı. Ertesi sabah, iki saatlik çatışmadan sonra Alaca'ya girerek asilere büyük kayıplar verdirdi. Yeniden Yozgat'a dönmeye hazırlanan Çerkeş Ethem kuvvetleri, Çapanoğlu Edip'in de aralarında bulunduğu asilerle 27 Haziran'da Alaca-Yozgat arasında sarp bir boğaz alan Arapseyfi'de karşılaştı. Çıkan çatışma sonunda Çapanoğlu Edip yaralı olarak kaçarken asiler 300'e yakın kayıp verdiler. Böylece Arapseyfi çatışması, Yozgat ayaklanmasına vurulan ikinci ve başlıca bir darbe oldu. Çerkeş Ethem, asilerin elebaşılarına idam cezası vermekten çekinmedi.
Bu tarihten sonra Yıldızeli-Zile taraflarında küçük isyan girişimleri olduysa da kısa sürede millî kuvvetlerce bastırıldı. Çerkeş Ethem kuvvetleri de 9 Temmuz'da Yozgat'ı bırakarak Batı Cephesine gitti. Bundan sonra küçük ölçüdeki asi gruplarının temizlenmesi işi Binbaşı Çolak İbrahim'in komutasındaki İkinci Kuvye-i Seyyare kuvvetleriyle Albay Refet (Bele) kuvvetlerine ve 3. Kolordu komutanı emrindeki kuvvetlere verildi. Yapılan izleme ve temizleme hareketleri sonunda asi elebaşılarının büyük kısmı ya yakalandı veya teslim oldular. Ağustos 1920 sonlarına gelindiğinde Birinci Yozgat Ayaklanması sona ermiş bulunmaktaydı.

b) İkinci Yozgat Ayaklanması
(5 Eylül-30 Aralık 1920)
Bu ayaklanma, Birinci Yozgat Ayaklanması sonunda aman dileyip affedilen asilerden kurulan 500 kişilik Akdağmadeni Alayı'mn cepheye gönderilmek istenmesinden çıkmıştı. Bu gönüllü alay, ilk önce Yozgat'a getirilmiş, fakat 5-6 Eylül gecesi bunlardan 40 kişi Kuva-yı Millîye emrinde savaşmak istemediklerinden kaçmışlardı. Özellikle Deli Hacı, Hasan ve Küçük Ağa gibi elebaşıları, arkadaşlarıyla kaçarak yeniden ayaklanmışlar ve kısa zamanda Deveci-dağı bölgesine de yayılmışlardı. Ayrıca Eylül başlarında Küçük Ağa 200 kişiyi, Postacı Nazım da 300 I kişiyi etraflarına toplamışlardı.
Görüldüğü gibi Yozgat civarında tutunamayan asiler, Amasya ve Tokat taraflarında eyleme başladılar. Nitekim Amasya ile Tokat arasında bulunan Çengelhan, 8 Eylül 1920'de 120 kişilik bir asi grubunca sarıldı. Buradan kaçmak isteyenlerin para ve eşyalarını zorla aldılar. Aynı şekilde, 9 Eylül'de Zi-le'ye bağlı Ortaköy de asilerin saldırısına uğradı. Bunun üzerine Sorgun'da bulunan 169 kişilik birlik, jandarma binbaşısı Naci komutasında Ortaköy'e gönderilmiş ise de asiler karşısında pek bir varlık gösterememişti. Dağılan askerler, Zile'ye kaçtılar. Bu olay, Genelkurmay başkanlığını Yozgat'ta ayaklanmanın yeniden başladığı kanaatine itti. Bunun sonucunda Eskişehir'deki İkinci Kuwe-i Seyyare'niii Yozgat'a gitmesi kararlaştırıldı. 19 Eylül'de Yozgat'a varan bu kuvvet, 420 er, 4 makineli tüfek, 2 toptan ibaretti. Temizleme işiyle bağımsız olarak Binbaşı İbrahim görevlendirildi.
İkinci Kuvve-i Seyyare, 20 Eylül-25 Eylül tarihleri arasında Nogay Kızıközü (Kırşehir) köyü, Ayvalı-közü (23 Eylül 1920) ve Koyunculu (25 Eylül 1920) çarpışmalanyla asilere aman verdirmedi. Özellikle Koyunculu çarpışması çetin geçti. Millî kuvvetler, 25 Eylül'de Küçük Ağa çetesini bertaraf ettikten sonra Koyunculu köyü yakınında Aynacioğlu çetesine rastladı. Bir saat süren çatışma sonunda asiler 17 ölü ve birçok yaralı bırakarak kaçtılar. Kuvve-i Seyyare ise iki ölü, bir yaralı vermişti. Bundan sonra esaslı bir direnme kalmadığından İkinci Kuvve-i Seyyare 29 Eylül'de Akdağmadeni'ne geldi. Büyük kısmıyla 6 Ekim'e kadar burada kalan bu birlikler, üç kol halinde yeniden Deveci dağı bölgesini taramaya başladı. Kuvve-i Seyyare 12 Ekim'de Zile'ye girerek tutuklu asi elebaşılarından Karakahyaoğlu Deli Ömer ve Çavdaroğlu Topal Hafız'ı 13 Ekim'de Zile'de idam etti.
Ne var ki Deli Hacı çetesi, İkinci Kuvve-i Seyyare Zile'de taramalar yaparken 18 Ekim 1920'de Akdağ-madeni'ni bastı. Yozgat milletvekilleri Bahri ve Rıza Beylerin evlerini yaktı. Kasabalılar dört saat kadar çarpıştı ve çok sayıda kasabalı hayatını kaybetti. Bu arada çetebaşı Deli Hacı vuruldu. 19 Ekim'de Boğaz-lıyan millî kuvveti gelerek duruma hakim oldu. 30 Ekim 1920 sabahı ise isyanla ilgisi olan 10 kişi idam edildi. Bundan sonra, Kasım-Aralık 1920 döneminde İkinci Kuvve-i Seyyare, dağılan asileri toplamaya çalıştı. Böylece İkinci Yozgat Ayaklanması da bastırılmış oldu.
KAYNAK: MİLLÎ MÜCADELEDE İÇ AYAKLANMALAR, Mustafa Budak, Yeni Şafak Kitaplığı: 14 Yakın Tarih Dizisi: 4 İstanbul 1995

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.