Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

HERBERT SPENCER (1820-1903) VE SENTETİK FELSEFE  

1882 yılında kendi kendinin öğretmeni olan 62 yaşındaki Ingiliz filo­zof, milli kahraman ilan edildiği ABD'ye geldi. New York'ta, kendisini bir kurtarıcı ve bir mesih olarak öven Amerika çelik endüstrisi milyoneri And- revv Carneige tarafından karşılandı (Blumenthal, 1977). Amerika'nın bilim, iş dünyası, politika ve din alanlarından pek çok liderinin gözünde bu adam gerçek bir kurtarıcıydı.
Bu adam Darwin'in "bizim filozof' dediği bilim adamı Herbert Spencer idi. Spencer'ın Amerika sahnesi üzerindeki etkisi muazzamdı, dönemin en ünlü kişisiydi. Spencer çok üretken birisiydi, çok sayıda kitap yazmıştı ve bunların çoğu tenis setleri arasında veya sandalında tembelce yatıp uzanırken sekreterine dikte ettirdiği kitaplardı (Boakers, 1984). Çalışmaları popüler magazin dergilerinde dizi haline getirilmiş, kitapları binlerce satmış ve felsefe sistemi, hemen her bilim dalından bilim
adamlarınca üniversitelerde öğretilir olmuştu. "Spencer 1860'lariu ilk yıllarında bir şimşek gibi üniveristeleri
çarpmış ve 30 yıl boyunca hakimiyetini sürdürmüştür" (Pell, 1971, s.2). Fikirleri                toplumun her  kesiminden               insanlarca okunmuş ve bir Amerikan neslini etkilemişti.               Eğer bir  yerde televizyon varsa Spencer mutlaka bir tartışma programındaydı ve büyük övgüler almaktaydı.
Eğer 35 yaşındayken diğer insanların varlığına katlanamama veya gün­delik yaşamındaki herhangi bir rahatsızlığa tahammül edememe şeklinde seyreden nörotik hali olmasaydı çok daha fazlasını yazabilirdi. Kulak tıkaç­ları konuşan insanların seslerinden rahatsız olmamasına yardım ediyordu. Bu şekilde sadece kısa süreli de olsa çalışabiliyordu. Dış dünya tarafından rahatsız edildiğinde uykusuzluk, çarpıntı ve sindirim rahatsızlıkları baş gösteriyordu. Tıpkı Darwin gibi, Spencer'ın bu rahatsızlıkları da hayatını kendi sistemini geliştirmeye adamasıyla başlamıştı.
Sosyal Danvinizm 
Peki ona bu kadar ün ve alkış getiren felsefesi neydi? Kısaca ifade ede­cek olursak felsefesi Danvinizm yani, evrim teorisi ve en sağlıklı, güçlü ola­nın hayatta kalması düşüncesi idi (gerçi Spencer Darwin'in bu konuda yap­tığı çalışmaların çok ötesine geçmişti).
ABD'de Darwin'in teorisine olan ilgi Spencer'dan önce de çok yoğundu. Evrim teorisi Amerika'da -teorinin doğduğu yer olan İngiltere de dahil olmak
üzere- başka yerlerden çok daha hızlı yayılmış ve tamamen kabul görmüştü. Darwin'in düşünceleri sadece üniversitelerde ve bilgili toplumlarda değil, po­püler dergilerde ve bazı dini yayınlarda da tartışılıp kabul görmüştü.
Spencer evrimin insan bilgisi ve deneyimi açısından önemine işaret edi­yor ve insan karakteri ve sosyal kurumlar dahil olmak üzere, evrenin tüm yönlerinin gelişiminin evrimsel olduğunu, ancak "en uyumlu olanın hayatta kalacağı" ilkesiyle (bu ifadeyi ilk defa Spencer kullanmıştı) uyumlu olarak çalıştığını ispat etmeye çalışıyordu. Burada vurgu sosyal Daı~winizm (social Danvinism) üzerineydi. Evrimin insan doğasına ve insan topluluklarına uy­gulanması olan sosyal Danvinizm, ABD'de büyük bir ilgiyle karşılanmıştı.
Spencer'in ütopik görüşü en uyumlu olanın hayatta kalması yoluyla sa­dece en iyilerin yaşayabileceğine ilişkindi. Gidişatın doğal düzenine her­hangi bir müdahalede bulunmamak şartıyla insan mükemmelliği kaçınıl­mazdı. Bireyselcilik ve laissez-faire1 ekonomisi üzerinde durdu, eğitim ve bannmayı desteklemek için bile olsa devletin, insanlann yaşantılannı dü­zenleme girişimlerine şiddetle karşı çıktı.
İnsanlar ve organizasyonlar kendilerini ve kendi toplum şekillerini ge­liştirmek üzere kendi hallerine bırakılmalıydı, tıpkı yaşayan türlerin doğal dünyada yalnız bırakılması gibi. Devletten gelecek her tür yardım, evrimin doğal sürecine kanşmak olacaktı. Bu görüşe göre çevrelerine uyum sağla­yamayan bireyler, meslekler veya kurumlar varlıklarını sürdürmeye uygun değillerdir ve toplumun bir bütün olarak ıslahı için yok olmaları veya soy- lannm tükenmesi sağlanmalıdır. Devlet, sadece en mükemmel olanlann ya­şamlarını sürdürebileceğini ifade eden doğanın ana kanununa uymayarak zayıf ve güçsüz olanlan desteklemeye devam ederse, bunlar etkilerini sür­dürmeye devam edecek ve sonuçta toplumu zayıflatacaklardı. Spencer sa­dece en güçlü olanlann yaşamasını garantiye alarak insan toplumunun kendi kendini ilerletebileceğini ve en sonunda insani ve toplumsal mükem­melliğe ulaşacağını ispatlamaya çalışmıştı.
Bu mesaj Amerika'nın bireysel bakış açısına hayli uygundu ve "en güç­lü olanın yaşaması" ve "var olmak için mücadele" tabirleri Amerikan ulu­sal bilincinin parçası haline gelmişti. Bu tabirler 19. yüzyıl Amerikan top­lumunun büyük bölümünün ne durumda olduğunu yansıtıyordu.
Ünlü demiryolu işadamlarından James J. Hill, Spencer'm mesajını birkaç kez tekrarladı: "demiryolu şirketlerinin geleceği, en uyumlu olanın hayatta kalacağı kanunu ile belirlenmiştir. " Ve John D. Rockefeller: "büyük bir giri­şimin büyümesi sadece en uyumlu olanın hayatta kalmasıdır" demiştir. (Hofstadter, Hill ve Rockefeller'den aktarmıştır, 1992, s. 45)
19. yüzyılın son birkaç on yılında ABD Spencer'm fikirlerinin yaşayan bir örneği idi. Amerika serbest girişime, yani devlet düzenlemesinden ba­ğımsız olmaya ve kendi kendine yetmeye inanan çalışkan insanlarca kurul­muş, öncü bir ulustu ve en güçlü olanın yaşamasına ilişkin her şeyi kendi günlük yaşantılarından biliyorlardı. Toprak; cesaret sahibi, kurnaz, almayı ve ondan bir hayat çıkarmayı becerebilenler için hala serbestçe elde edile­bilirdi. Doğal ayıklanma ilkeleri günlük yaşam içerisinde, özellikle de ba­şarının (kimi zaman hayatta kalmanın), kişinin çoğunlukla düşmanca olan çevresel taleplere uyum sağlama yeteneğine bağlı olduğu Batı sınırında, akılda kalacak şekilde gösterildi. Uyum sağlayamayanlar yaşamayı sürdü- remiyordu. Tarihçi Frederick Jackson Turner 19. yüzyıl Amerika'sını şu sözlerle tasvir etmişti:
Kabalık ve gücün şiddet ve merakla birleştiği, hızlı çözümler bulan, becerikli,
yaratıcı bir zihin; büyük amaçlan gerçekleştirmede etkili madde dünyasını
kavrama hakimiyeti olan; kıpır kıpır, heyecan dolu bir enerji; işte egemen bi­reyselcilik (Tumer, 1947, s.235).
Amerika uygulamalı, faydalı ve işlevsel olana doğru yönelmişti ve Ame­rikan psikolojisi kendi öncü yıllarında bu nitelikleri yansıtıyordu. Bu ne­denle Amerika evrim düşüncesine, Almanya, hatta İngiltere'den daha uy­gundu. Amerikan psikolojisi işlevsel bir psikoloji haline gelmişti çünkü hem evrim teorisi hem de ondan türeyen işlevsel ruh ABD'nin temel yapı­sını içinde barındırıyordu.
Spencer'm görüşleri genel Amerikan yaşam felsefesiyle uyum içerisinde olduğu için felsefi sistemi 20 yıldan fazla bir süre, yeni psikoloji de dahil olmak üzere, her bilgi alanını etkilemişti. Ünlü Amerikalı vaiz Henry Ward Beecher, Spencer'a şöyle yazmıştır:
Amerikan toplumunun kendine özgü şartlan, yazılarınızın Avrupa'dakinden çok daha başarılı ve canlı kalmasını sağlamıştır (Beecher, Hofstadter'den alıntı, 1992, s.31).
Sentetik Felsefe 
Spencer 1850 yılı gibi erken bir zamanda evrim konusu üzerine yazılar yazmıştı ancak Danvin öncesi bu yayınlar pek dikkat çekmemişti. 1859 yı­lında Darwin'in Türlerin Kökeni Üzerine'si yayımlandığında, Spencer akım­la birleşti ve kendisinin daha kuramsal olan evrimciliği, Danvin'in iyi bel­gelenmiş düşünceleriyle güç kazanmış oldu. İkisinin çalışmaları birbirini tamamlayacak nitelikteydi; Danvin detaylı verilerini genelleme konusunda çok dikkatli iken, Spencer teorinin anlamını müzakere etmeye ve evrimsel öğretiyi yaygın şekilde uygulamaya alışkındı.
Spencer bu amaçla sentetik felsefesiyi (synthetic philosophy) geliştirdi, ("sentetik" kelimesi "sentez etme" veya "birleştirme" anlamında kullanılmış­tır, yapay veya doğal olmayan bir şey kastedilmemiştir.) Dikkat edilirse her şeyi kuşatıcı bu sistemin, evrim ilkelerinin tüm insan bilgisine ve deneyimi­ne uygulanması temeline dayalı olduğu görülür. Spencer açık bir şekilde, ev­renin tüm yönlerinin gelişiminin farklılaşma süreçlerini izleyen bir bütünleşmeyi kapsadığını iddia etmiştir. Büyüyen ve gelişen her şey ilk önceleri basit ve homojendir. Daha sonra fark edilebilir şekilde ayrı parçalar ortaya çıkar (farklılaşma-differentiation) ve sonraki aşamada bu tek tek parçalar yeni, iş­levsel bir bütün oluşturmak üzere (bütünleşme-integration) birleşirler.
Spencer'a göre her şeyin homojen olma durumundan heterojenliğe doğru ilerlemesi demek olan farklılaşmayı izleyen bütünleşme fikri evrim­seldir. Bu görüşün psikoloji açısından anlatmak istediği şey şudur: sinir sis­temi daha karmaşık hale geldikçe, organizmanın maruz kaldığı deneyim tü­rü ve zenginliği, buna uygun olarak da üst düzey işlevselliği artacaktır.
Spencer'm sentetik felsefe sistemi 10 cilt halinde 1860 ila 1897 yıllan arasında yayımlandı. Bu ciltlerden ikisini Psikolojinin İlkeleri2 oluşturur. İlk olarak 1855 yılında basılan Psikolojinin İlkeleri, William James tarafından Harvard'da öğretmenlik yaparken ders kitabı olarak kullanılmıştı. Spencer İlkeler'inde, "zihnin şu an içinde bulunduğu şekilde olmasının sebebi, çe­şitli ortamlara uyum sağlamak amacıyla gösterdiği geçmiş ve devam eden çabalarıdır" fikrini ele alır. Spencer sinir sisteminin ve zihinsel süreçlerin uyumlu doğası üzerinde durmuş ve deneyimlerin artan karmaşıklığı ve davranış hakkında, "bir organizmanın yaşayabilmek için çevresine uyum sağlamakta ihtiyaç duyduğu şeylerin evrimsel bir parçasıdır" demiştir.
Duane P. Schultz, Sydney Ellen Schultz, Modern Psikoloji Tarihi, Kaknüs yayınları, İstanbul, 2007

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.