Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

JAMES MCKEEN CATTELL (1860-1944)

Amerikan psikolojisinin işlevsel ruhu belki de en iyi şekilde günlük hayat içerisinde ve James'in bir başka çağdaşı olan Cattell'ın çalışmalarıyla gösterilebilir. Cattell çoğunlukla Amerikan psikoloji hareketi içinde, zihinsel süreçlerin araştırılmasını uygulamalı ve test-yönelimli bir yaklaşım doğrultusunda etkileyen kişi olarak bilinir. Psikoloji anlayışı insanın bilinçli içeriklerinden ziyade yetenekleriyle ilgilidir ve bu bakımdan tıpkı Hail ve James gibi işlevsel olma ya yakın olmasına rağmen, resmi olarak asla bu akımla birleşmemiştir. Cattell, Amerikan işlevselcilik ruhunu temsil eder, ancak kendisinin zihinsel süreçler üzerindeki vurgusu onların organizmaya olan faydası açısındandır.
Cattell'ın Hayatı
Cattell, Easton'da (Pennsylvania) doğdu ve lisans eğitimini 1880 yılın­da babasının müdürü olduğu Lafayette Kolejinde yaptı. Yüksek lisans çalış­ması için Avrupa'ya gitme geleneğinden sonra ilk olarak Göttingen'e ve ar­dından Leipzig'e Wundt'un yanma gitti.
Felsefe üzerine hazırladığı bir yazı ona Johns Hopkins'te bir eğitim bur­su kazandırdı (1882). O zamanlar Cattell'm temel ilgi alanı felsefeydi, hat­ta üniversitedeki ilk döneminde hiçbir psikoloji dersi almamıştı. Görünüşe göre Cattell'ın psikolojiyle ilgilenmesi uyuşturucularla olan kişisel tecrübe­lerinin bir sonucu idi.
Cattell esrar, morfin ve afyondan kafein, tütün ve çikolataya varana dek çok çeşitli maddeleri denemişti. Bu deneyimin sonuçlarını hem kişi­sel hem de profesyonel anlamda ilginç bulmuştu. Bazı maddeler, özellik­le esrar, onu çok neşelendirmiş, yaşadığı depresyon ve bunaltıyı azaltmış­tı. Cattell ayrıca uyuşturucuların kendi zihinsel fonksiyonları üzerindeki etkisiyle de ilgilenmişti.
Duygularını dergisinde "Kendimi bilim ve felsefede parlak keşifler ya­pıyor gibi hissettim" şeklinde açıklamıştı. "Tek bir korkum vardı, o da bun­ları sabahleyin hatırlayamayacak olmam." Bir ay sonra şunları yazdı: "Oku­mak ilginç değil. Fazla dikkat sarf etmeden okumamı sürdürebiliyorum. Bir kelimeyi yazmak ise uzun zaman alıyor. Kafam oldukça karışık" (Sokal, 1981a, s.51-52).
Aslında Cattell şaşkın değildi, ancak uyuşturucuların psikolojik etkile­rini fark etme konusunda başarısız olmuş ve kendi davranış ve zihinsel du­rumunu giderek artan bir büyülenmeyle izlemişti. "Sanki iki insanmışım gibi görünüyordum, bunlardan birisi diğerini gözlemleyebilen ve hatta üzerinde deneyler yapabilendi."
Cattell'ın 1883 yılında VVundt'un yanma geri dönüşü, tarih verilerinin nasıl tahrif edilebileceğine ilişkin bir örnek sağlayan ve psikoloji tarihinin iyi bilinen birkaç kısa öyküsünden biridir. İddiaya göre Cattell, Leipzig laboratuvarına geldi ve cesur bir tavırla "Sayın Hocam, bir asistana ihti­yacınız varmış, o benim" dedi (Cattell, 1928, s.545). Böylelikle Wundt'un kendi araştırma projesini seçmesini kolaylaştırmış olacaktı. Cattell'm projesinin konusu Wundt'çu psikolojiye hemen hemen hiç uygun düşme­yen bireysel farklılıklar psikolojisiydi. Wundt'un Cattell'ı ve projesini ge­lecek olayları doğru tahmin eden bir söz ile, gcırız Amerikanisch diye nite­lendirdiği söylenir. Bireysel farklılıklara olan ilgisi aslında evrimci bakış açısının doğal bir sonucudur.
Söylendiğine göre Cattell Wundt'a, Wundt'un kitaplarının çoğunun ya­zıldığı ilk daktilosunu vermiştir. Bu hediyeden dolayı Cattell "....bu dakti­lo ile Wundt'un, yazabileceğinden en az iki kat fazla kitap yazmasına im­kan verdiği için cidden kötü bir davranış yapmakla" (Cattell, 1928, s.545) şaka yollu eleştirilmişti.
CatteU'm dergi ve mektupları üzerinde 1981 yılında Sokal tarafından yapılan titiz tarihsel araştırmalar bu hikayelerin kuşkulu olduğunu göster­miştir. Cattell'm bu olaylara ilişkin olarak yıllar sonra yazdıkları, kendi ya­zışmaları ve günlük kayıtlarıyla desteklenmiyordu. Örneğin, Sokal Wundt'un Cattell hakkında oldukça olumlu şeyler düşündüğüne ve 1886 yılında Cattell'ı laboratuvar asistanı olarak kendisinin atadığına dikkat çek­ti. Ayrıca, Cattell'm bireysel farklılıkları araştırmak istediğine dair bir kanıt yoktu. Üçüncüsü, Cattell Wundt'u daktiloyla ilk tanıştıran kişi oldu ancak ona bir daktilo vermedi.12
Cattell Wundt'çu içgözlemi yapmaya -tepki zamanını algı veya seçim gibi çeşitli faaliyetlere bölmeye- kendisinin güç yetiremediğini anlamış ve bu görevi yerine getirmede herkesin eşit olup olmadığını sorgulamış tır. Bu tutum, içgözlem metodundan fayda sağlayamayan kişilerin laboratuvarmda kalmasına izin vermeyen Wundt'a yağ çekmek demek değildi. Bu nedenle Cattell araştırmalarının bir bölümünü kendi odasında yürütmüştü.
Farklı düşüncelerine rağmen Wundt ve Cattell tepki zamanı çalışma­larının değeri konusunda aynı fikirdeydiler. Cattell çeşitli zihinsel işlem­ler için gereken zamanın araştırılmasının ve bireysel farklılıklarla ilgilf araştırmalar yapılmasının faydalı olacağına inanıyordu. Klasik tepki za­manı araştırmalarının çoğunluğu Cattell tarafından, Leibzig'de bulunduğu üç yıl boyunca yapılmıştı. Cattell laboratuvardan ayrılmadan önce tep­ki zamanına ilişkin birkaç makale yayımlamıştı.
1886 yılında mezun olduktan sonra Bryn Mawr ve Pennsylvania Üni­versitelerinde psikoloji dersleri verdi. Daha sonra İngiltere'de, Sir Francis Galton ile tanıştığı Cambridge Üniversitesinde okutman oldu. Bu iki adam bireysel farklılıklar hakkında benzer ilgi ve görüşlere sahipti ve o sıralarda ününün doruğunda olan Galton, Cattell'm ufkunu genişletti. Cattell Gal- ton'un çok yönlülüğüne hayrandı ve onun ölçme ve istatistiğin üzerinde önemle durmasından çok etkilenmişti. Bunun sonucunda Cattell, sıralama ve sınıflama üzerinde önemle duran ilk Amerikalı psikologlardan biri oldu. Daha sonra psikolojide çok yaygın olarak kullanılan sıralama metodunu ge­liştirdi ve derslerinde istatistiği öğreten ve deneysel sonuçların istatistiksel analizi üzerinde önemle duran ilk psikolog oldu (Diamond, 1977). Cattell, kişi olarak "matematiksel okuryazarlığı olmamasına", toplama ve çıkarma *
işlemleri yaparken bile basit hatalar yapan birisi olmasına rağmen Gal- ton'un etkisiyle niceliğin, miktarın, sıralamanın ve derecelendirmenin üze­rinde önemle duran Amerikalı ilk psikologlardan birisi oldu (Sokal, 1987, s.37). Cattell oldukça fazla kullanılan faydaya göre sıralama metodunu ge­liştirdi (bu bölümün ilerleyen kısımlarında anlatılacaktır) ve deneysel so­nuçların istatistiksel analizini öğreten ilk psikolog oldu.
Wundt istatistiksel teknikleri desteklemedi, bu yüzden yeni Amerikan psikolojisini karakteristiği olarak istatistiğe verilen önem Cattell'in Galton'dan etkilenmesi sebebiyle oluştu. Bu vurgu ayrıca Amerikan psikologlarının niçin Wundt'un yapuğı gibi bireysel deneklerle değil, geniş denek gruplarıyla çalış­maya yoğunlaştıklarını açıklıyordu. Çünkü bu şekilde, istatistiksel karşılaştır­malar yapmak mümkün oluyordu. Bir tarihçi şuna dikkat çekmişti:
İstatistiğin 1900 yılı civarı hızlı gelişimi psikologların özlemini çektiği ve bi­limsel güvenilirlik için gerekli olan tam ölçüm yapmaya uygun nicel aletleri sağlamış oldu. Sinerjik bir ilişki gelişti: psikologların yoğun istekleri yeni ista­tistiksel tekniklerin geliştirilmesine, yeni istatistiksel teknikler de yeni araştır­ma imkanlarının oluşmasını sağladı (Richards, 1996, s.26).
19. yüzyılın son on yıllarında verilerin grafikle gösterilmesi Galton, Eb- binghaus, Hail ve Amerikalı psikolog Thomdike tarafından çok sık kulla­nıldı. Korelasyon katsayısı hesaplamak için bir formül öne süren Britanya- lı istatistikçi Kari Pearson 1900 yılında ki-kare testini oluşturdu. Her iki teknik de Ingiltere'den ziyade Amerikan psikolojisinde yaygın şekilde kul­lanıldı. 1907 yılında, Stanford Üniversitesinde psikolog olan John Edgar Cover deney ve kontrol gruplarının kullanımını savunan ilk kişi oldu (De- hue, 2000; Smith, Best, Cylke, &Stubbs, 2000).
Cattell ayrıca Galton'un soyarıtmu çalışmalarından da etkilenmişti. Suç­lu ve (zihinsel veya bedensel) özürlü insanların kısırlaştırılmasını, çok zeki ve sağlıklı insanların kendi türleriyle evlenmelerinin teşvik edilmesi gerek­tiğini ileri sürdü. Kendi yedi çocuğuna kolej profesörlerinin kızlan veya oğullarıyla evlenmeleri durumunda 1000$ vermeyi teklif etti (Sokal, 1971).
Cattell 1888 yılında babasının ayarlamasıyla Pennsylvania Üniversite­sinde psikoloji profesörü oldu. Üniversitede felsefe bölümünde bir profesör açığı olduğunu öğrence baba Cattell eski bir arkadaşı olan okulun dekanına ikna ederek bu makamın oğluna ayırtılmasmı sağladı. Baba Cattell oğlunu profesyonel ününü artırması amacıyla daha fazla makale yayınlamaya teşvik etti ve hatta Wundt'tan bir tavsiye mektubu almak için Leipzig'e gitti. Deka­na ailenin zengin olması sebebiyle ücretin önemli olmadığını söyledi ve Cat­tell oldukça düşük bir ücretle çalışmaya başladı (O'Donnell, 1985). Cattell daha sonra, yanlış bir şekilde, bunun dünyadaki ilk psikoloji profesörlüğü olduğunu iddia etti. Oysa onun ataması gerçekte felsefe bölümüne olmuştu.
Cattell 1891 yılında Pennsylvania Üniversitesinden ayrıldı ve hem psi­koloji profesörü hem de bölüm başkanı olmak üzere 26 yıl çalışacağı Co- lumbia Üniversitesine geçti.
Cattell, Hall'un Amerikan Psikoloji Dergisi' nden hoşnut olmaması sebe biyle, 1894 yılında J. Mark Baldwin ile Psikoloji Eleştirileri dergisini çıkar­maya başladı. 1894 yılında Alexander Graham Bell'den, ödenek yokluğu se­bebiyle yayınlanması durdurulmuş olan haftalık Bilim13, dergisini devaldı. 5 yıl sonra bu dergi Amerikan Bilimsel Yükseliş Demeği'nin14 resmi dergisi oldu. Cattell 1906 yılında Amerikalı Bilim Adamları ve Eğitimde Liderler'in15 de dahil olduğu bir başvuru dizisine başladı. 1900 yılında Aylık Popüler Bi­lim16 dergisini satın aldı, 1905'te adını benimsettirdikten sonra Aylık Bilim­sel17 olarak yayımlamaya devam etti. 1915'te Okul ve Toplum18 isimli bir başka haftalık dergi kuruldu. Bu organizasyonlar ve yayımcılık çalışmaları çok fazla zaman istiyordu ve bu durumda Cattell'ın araştırmacı üretkenli­ğinin düşmesi hiç şaşırtıcı değildi.
Cattell'ın Columbia'daki meslek yaşamı boyunca psikoloji alanında ABD'deki diğer lisansüstü okullarından çok daha fazla doktora derecesi ve­rildi. Cattell bağımsız çalışmanın önemi üzerinde duruyor, öğrencilerine kendi araştırmalarını yapmaları için önemli ölçüde serbestlik tanıyordu. Bir profesörün hem üniversiteden, hem yönetimden hem de öğrencilerinden bağımsız olması gerektiğine inanıyordu ve bunu ortaya koymak için de kampüsten 64km uzakta, West Point'te askeri akademinin karşısında ika­met ediyordu. Evinde bir laboratuvar ve yayın odası oluşturmuştu ve üni­versiteye ancak haftanın belirli günlerinde gidiyordu. Bu nedenle akademik yaşamda sık rastlanılan vakit kaybettirici faaliyetlerden uzak kalabiliyordu.
Bu bağımsızlık üniversite yönetimi ile Cattell arasındaki gergin ilişki­nin birkaç sebebinden sadece biriydi. Cattell üniversitenin işlerine fakül­te katılımının daha fazla olması konusunda ısrar ediyor, pek çok kararın yönetim tarafından değil, fakülte tarafından alınması gerektiğini öne sü­rüyordu. Sonunda, Cattell Amerikalı Üniversite Profesörleri Birliğinin kurulmasına öncülük etti.
Cattell Columbia Üniversitesi yönetimiyle ilişkilerinde pek de nazik de­ğildi. "Geçinilmesi zor....kibar olmayan, iflah olmaz kabalıkta ve terbiyeden yoksun bir adam" şeklinde tanımlanıyordu (Gruber, 1972, s.300). Sosyal davranış kurallarına göre oynamıyor, yönetime olan saldırılarında hicivlerle dolu eleştirileri nazik tartışmalara tercih ediyordu. Cattell'ın Columbia'daki günleri sayılıydı. 1910 ve 1917 yıllan arasındaki üç olay mütevelli heyetinin Cattell'ın "emekli" olmasına karar vermesiyle sonuçlandı. Son darbe I. Dün­ya Savaşı sırasında, Cattell'ın askerlik karşıtlannı savaşa gönderme eylemini protesto etmek üzere ABD Senatosuna mektuplar yazmasıyla geldi. Bu uy­gun bir tavır değildi ancak Cattell özellik olarak dik başlı bir adam olarak kalmaya devam ediyordu. 1917 yılında ülkesine karşı vefasız olduğu gerek­çesiyle Columbia'daki işine son verildi. Cattell şahsına yönelik karalama ya­pıldığını ileri sürüp üniversiteye karşı dava açtı. Davayı kazandı ve kendisi­ne 40.000$ verilmiş olmasına rağmen, eski görevine iade edilmedi. Bu olay­dan sonra kendini meslektaşlanndan tecrit etti ve üniversite yönetimi hak­kında sert üsluplu kitapçıklar yazdı. Pek çok düşman edindi ve hayatının ge­ri kalan bölümünde yaşadıklanna karşı öfke dolu bir tavır içinde kaldı.
Cattell bir daha asla akademik yaşantıya dönemedi. Kendini büyük bir zevkle yayınlarına Amerikan Bilimsel Yükseliş Derneğine ve bilgiyi yaymaya yönelik diğer topluluklara adadı. Psikolojinin bir sözcüsü ola­rak, bilimsel topluluklar içinde psikolojinin daha saygın yerlere gelmesi için çok çaba harcadı.
1921 yılında en büyük arzularından birini gerçekleştirdi: psikoloji uygu­lamalarının bir iş olarak teşviki. APA üyeleri tarafından satın alman tahvil­ler ile, endüstriye, psikoloji topluluklarına ve halka psikolojik hizmet sağla­mak üzere Psikoloji Şirketini organize etti. Bu macera başarısızlığa uğradı, şirket kuruluşunun ilk iki yılında sadece 50$ kar sağladı. Cattell'm başkan kaldığı sürede bu durumda bir ilerleme görülmedi. Cattell istifa etttikten sonra organizasyonun durumu iyileşti. 1969 yılında 5 milyon dolarlık satış yaptı ve yayımcı Harcourt Brace Jovanovich'e satıldı (Landy, 1993). Önem­

  1. ölçüde gelişen bu organizasyon günümüzde uluslararası bir girişimdir.

Cattell 1944'teki ölümüne dek bir psikoloji sözcüsü ve editör olarak ak­tif kalmayı sürdürdü. Amerikan psikoloji tarihindeki son derece hızlı yük­selişinden söz etmeyi hakketmektedir. Cattell 28 yaşında Pennsylvania Üniversitesinde profesör, 31 yaşında Columbia Üniversitesinde bölüm baş­kanı, 35 yaşında APA'ya başkan oldu ve 40 yaşında Ulusal Bilim Akademi­sine seçilen ilk psikolog olarak adından sözettirdi.
Daha önce Cattell'm ilk çalışmasının tepki zamanı hakkında olduğun­dan ve bireysel farklılıklar çalışmalarıyla ilgilendiğinden bahsetmiştik. 1914 yılında bir grup öğrencisinin Cattell'm sayısız kısa yazısını bir araya getirmesiyle çalışma alanı örneklerle açıklanmış oldu. Araştırmaları tepki zamanı ve bireysel farklılıklara ek olarak okuma ve algı, çağrışım, psikofi- zik ve değer düzeni metodunu ele alıyordu. Bu alanların hiçbirinin önemi inkar edilemez ancak denilebilir ki, Cattell psikolojiyi en çok bireysel fark­lılıklar ve zihinsel testler yoluyla etkilemiştir. Cattell'ın araştırma temaları­nın hepsi aslında bireysel farklılıklar problemi etrafmdadır.
Duane P. Schultz, Sydney Ellen Schultz, Modern Psikoloji Tarihi, Kaknüs yayınları, İstanbul, 2007

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.