Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

PSİKO-SOSYAL GELİŞİM EVRELERİ

Psiko-sosyal gelişim denilince akla H. Erikson gelir.  Freud’un takipçisidir. Fakat Freud’un her şeyi cinsellikle açıklamasını abartılı bulmuştur. Erikson’a göre insan, sosyal bir varlıktır.
Psiko-sosyal gelişimi olumlu ve olumsuz olmak üzere iki uçta ele almıştır.
1.    TEMEL GÜVENE KARŞI GÜVENSİZLİK EVRESİ:
Bu dönem Freud’un Oral Dönemine denk düşer. 0-1.5 yaşları arasını kapsar. Bu dönem, çocuğun temel güven duygusunu kazandığı bir dönemdir. Çocuğun ihtiyaçları giderilirse rahat uyuduğu gözlenir. Eğer çocuğun ihtiyaçları sevecenlikle karşılanırsa temel güven duygusu gelişir.  Bu dönemde ya temel güven duygusu kazanılır, ya da tam tersi, güvensizlik duyguları kazanılır. Eğer çocuk bakımında sevgi yoksa, bu durum güvensizlik duygusunun gelişmesine sebep olur. Güvensiz çocuklar çevresine ve annesine güvenmemektedir. Her an terk edilme duygusu içindedirler.
2.    ÖZERKLİĞE KARŞI ŞÜPHE VE UTANÇ EVRESİ:
Bu dönem Freud’un Anal Dönemine denk düşer. Eğer çocukta güven duygusu gelişmişse çocuk özerkliğe rahat kavuşabilecektir. Bunun yanında çocuk güven duygusu kazanmamışsa şüphe ve utanç duyguları gösterecektir. Bu demek değildir ki ilk dönem başarısız olduğunda tüm dönemler de başarısız olacaktır. Şüphesiz böylesi durumlar telafi edilebilir durumlardır. Bu dönemin en bariz özelliklerinden birisi de çocuğun ‘Ben yaparım’ çeklinde ortaya çıkmasıdır. Yetişkinlerin işlerine karışmalarından pek hoşnut olmazlar.
Bu dönemde tuvalet eğitimi önemli bir yer tutar.  Tuvalet eğitimi sırasında annenin baskıcı ve cezalandırıcı tutumu çocuğun özerkliğine engel olur. Bunun sonucunda ileriki yıllarda anormal utanma ve şüphe duyguları yerleşir. Çocukta her duygu normal sınırlar içinde yerleşmelidir. Aşırı koruyuculuk da özerkliği engeller.
3.    GİRİŞKENLİĞE KARŞI SUÇLULUK EVRESİ:
Freud’un Fallik dönemine denk düşer ve 3-7 yaş arasını kapsar. Bu dönemin önemli özelliği, çocuk 3 yaşında cinsiyetini fark etmeye başlıyor ve 5. yaşında da bu cinsiyetin kalıcı olduğunu öğreniyor. Bu andan itibaren de cinsiyetin getirdiği rolleri sergilemeye çalışır. Bu dönemde motor beceriler oldukça gelişmiştir. Çocuklara bu dönemde tek başlarına bir işi becerebilme cesareti kazandırılmalıdır. Çocuğa başarması için verilen iş ne çok kolay ne de çok zor olmalıdır.
4.    ÇALIŞKANLIĞA KARŞILIK AŞAĞILIK DUYGUSU EVRESİ:
Latent döneme denk düşer. 6-11 yaşları arasını kapsar. Bu dönem sakin bir dönemdir. Çocuk kendi cinsleriyle oynar ve karşı cinse düşmanca duygular besler. Kendini yaşıtlarıyla karşılaştırır ve bunun sonucunda kendisiyle ilgili yargıya (çalışkan-tembel vb.) varır. Uzmanlara göre çocuk kendini başkalarıyla değil de geçmişteki kendiyle karşılaştırırsa daha sağlıklı bir değerlendirmeye varılır. Bu dönemde çocuk, hangi alanda başarılı ise o alanda taktir edilmeli ve o yönü desteklenmelidir. Bu dönemde çocuktan fazla beklentiler içine girmek ileride çocuğun Obsesif bozukluklar geliştirmesine neden olabilir.
5.    KİMLİK KAZANMAYA KARŞI ROL KARMAŞASI EVRESİ:
Bu dönem, 12-18 yaşlarını, yani ergenlik dönemini kapsar. Genital döneme denk düşmektedir. Çocuğun vücudu artık yetişkin vücuduna dönüşür. Bu nedenle artık çocuk tavırlarını bırakıp yetişkin tavırlar sergilemesi beklenir. Ancak bu kolay gerçekleşmez. Nedeni ise rollerin değişiminin zor olmasıdır. Bu dönemin önemli özelliklerinden birisi de kimlik kazanma dönemi olmasıdır. Bu dönemde genç anne ve babasına karşı çıkar, kendi kimliğini oluşturmak için başkalarının kimliğini dener veya benimser. Başkalarını model alır fakat sorumluluk almaktan da korkar. Zıt duygular aynı anda yaşanabilir. Kimlik kazanma, ömür boyu süren bir iştir, ancak kimlik kazanmanın özü bu evrede gerçekleşir. Bir yandan çocuk kalmak isteyen genç, diğer yandan da özgürce davranmak ister. Özgürlüğünün kısıtlandığından şikayet eder.
Bu dönemin en önemli özelliklerinden birisi de tepki kimliğinin oluşmasıdır. Yani genç, kimliğini ararken bazı zararlı gruplara, çetelere girebilir. Anne ve babanın bu durumlardan çocuklarını koruması gerekir. Bu dönemde genç, bir yandan anne babaya karşı çıkarken, bir yandan da onların ilgisini çekmek ister.
TEPKİ KİMLİĞİ:
Bu dönemde genç, ana baba hakimiyetine tepki gösterdiği gibi toplumun hakim kültürüne karşı da olumsuz tavır takınabilir. Bu duruma tepki kimliği kazanma denir.
Erikson 4 kimlik statüsünden bahseder:
a)    Başarılı kimlik statüsüne sahip olanlar:
b)   Moratoryum kimlik statüsü: Karar verememe, uzatma anlamına gelir. Karar vermeyi sürekli geciktirirler. Aile içi ilişkiler dengesizdir.
c)    İpotekli kimlik statüsü: bunalım yaşamazlar ama bağlılık söz konusudur. Anne ve babanın hazır olarak sunduğu duruma bağlanırlar. Dolayısıyla bu durumda bireyleşemezler. Sakıncaları ancak anne babanın yokluğunda hissedilir.
d)   Durgunluk kimlik statüsü: Bunalım yoktur, bağlanma da yoktur. Aile içi etkileşim en alt seviyededir. Aile içi ilişki az olduğu için, birey bağlanmaya değer bir durum göremez. Sorumsuzdur.
6.    YAKINLIĞA KARŞI YALNIZLIK EVRESİ:
Freud gelişim dönemlerini bu evreye kadar açıklamıştır. Erikson ise bu evreden sonraki gelişim dönemlerini de açıklar.
Bu evrede insanlar, bir önceki evreye oranla daha gerçekçi ilişkiler kurmaktadırlar. Yakınlaşma sağlanamadığı durumlarda insan, yalnızlık duygularına kapılır. İlişkiler yüzeyseldir, gündeliktir ve çıkara dayanır. 18- Orta yaş arasını kapsar. Bu dönemin özelliği iş ve eş seçimidir.
7.    ÜRETKENLİĞE KARŞI DURGUNLUK EVRESİ:
Altıncı dönemde yalıtkan olan kişi, bu dönemde üretkendir. Orta yaş dönemini kapsar. Fedakârlık duygusu bu dönemde ön plana çıkar. Kendisi için değil başkaları için yaşar. Ağrıların başlaması, belin bükülmesi, dişlerin dökülmesi ölüme doğru gidişi açıkça belli ediyor.  Dolayısıyla kendisi için yaşamaktan çok başkaları için yaşama başlıyor.
Üreticilik duygusundan yoksun kişiler kendi çıkarlarını ön plana alarak yaşarlar. Bu nedenle üretmezler, durgun ve verimsizdirler.
8.    BENLİK BÜTÜNLÜĞÜNE KARŞI UMUTSUZLUK EVRESİ:
Yaşlılık dönemini kapsar. Her insan geçmişini film şeridi gibi gözlerinin önünden geçirir ve yaptıklarının muhasebesini yapar. Bir senteze ulaşır, Hedeflerim neydi? Neleri yapabildim? Neleri yapamadım? gibi sorular sorarlar.  Bu sorulara olumlu cevaplar bulabilenler ölümü de kabullenmekte zorluk çekmezler. Çünkü benlik bütünlüğüne ulaşmışlardır.

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.