Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

HİSTERİ

Terim Hipokrat tarafından ortaya atılmıştır. 
Hysteron: Döl yatağı anlamına gelir. Histeri belirtileri, doyurulmamış döl yatağının kadının bedeninde dolaşarak, başka bir yere yerleşmesidir.
Charcot: İlk kez histerinin yalnız kadınlarda değil, erkeklerde ve çocuklarda da görülebileceğini, histerinin ruhsal bir bozukluk olduğunu ileri sürmüştür. Hipnozla histeri belirtilerinin ortaya çıkabileceğini dile getirmiştir.
Histerik belirtiler klasik olarak iki ana türe ayrılmıştır:
Konversiyon histerisi ve Disosiyatif (Bilinçte çözülüm) nevroz. Bir de bu ikisine ek olarak Fransız ruh hekimi Briquet Somatizasyon Bozukluğu başlığını ele almıştır. Buna Briquet sendromu da denir.
 KONVERSİYON BOZUKLUĞU
Organlarda yapısal organik bir temele dayanmayan; İşlev yitimi, İşlev azalması ya da işlev çoğalması gibi belirtiler bulunur.

  • Genel görünüm ve davranış: Bir miktar yapaylık ve abartı olabilir. Somatik belirti dışında dikkat çeken bir özellik yoktur.
  • Konuşma ve ilişki kurabilme: Ses kısılması (afoni) ve Konuşmama (mutizm) görülebilir. Hasta fısıltıyla ya da kısık sesle veya yazarak durumunu anlatabilir.
  • Duygulanım: Belirtilere karşı özel bir aldırmazlık dikkati çeker. Buna 'Güzel aldırmazlık' denir. Önemli bir ayırıcı tanıdır fakat her zaman görülmez. Bazen çökkünlük olabilir.
  • Bilişsel yetiler: Bilişsel yetilerde bozukluk yoktur fakat travmatik olaylar ya anlatılmaz, ya da unutulur. Dolayısıyla bunaltı verici olayın anısı yerine somatik belirtiler geçmiştir.
  • Düşünce akımı ve içeriği: Bozukluk görülmez.
  • Fizyolojik belirtiler:
  • Devinim Belirtileri: Ayakta duramama, yürüyememe, kasılmalar tikler, dil tutulmaları (mutizm) afoni vb. en sık karşılaşılanı ise inmelerdir.
  • Duyu Belirtileri: Ağrılar, duyu artması (Hiperestezi), Duyu azalması (Hipoestezi), duyu yitimi (anestezi), histerik sağırlık, körlük vb belirtilerdir. Organik temeli olmadığı için bu belirtilerin muayenesinde bozukluk saptanmaz. Önemli olan bir husus şudur; Duyu yitimi vb bozukluk belirtilerinin hepsi organik temelli olmasa da gerçek olarak yaşanmaktadır. Yani hasta görmüyor ve de duymuyordur. Dolayısıyla bu belirtileri bilinçli bir yolla da çıkarmamıştır.
  • Nörovejetatif Belirtiler: Boğazda düğümlenme, öğürme, kusma, yalancı gebelik belirtileri vb.

Günümüzde genel olarak histeri denilince akla ilk gelen konversiyon belirtileri gösteren kişilerdir. Histeri çok farklı ve yanlış olarak da kullanılabilmektedir. Örneğin kişilik bozukluğunu dahi histeri içine alanlar vardır. 
Histerinin ayırıcı tanısında yukarıdaki organlarla ilgili (organik bulgu yok) belirtilerin yanında 'güzel aldırmazlık' bulunması da önemlidir.
Güzel aldırmazlık: Yürüyemeyen birisi bunu son derece normal bir şekilde söyleyebilir. Adeta durumuna aldırmamaktadır.
Her histeride güzel aldırmazlık bulunacak diye bir kural yoktur. Şüphesiz tanı koyması için tek bir ölçüt kullanılamaz. İyi bir fizik ve nörolojik muayenenin yanı sıra gözlem ve kişilik araştırması da gereklidir.

  • DİSSİYATİF BOZUKLUK

Histerinin disosiyatif türünde bilinç, bellek ve algılamada bozukluklar görülür.

  • Disosiyatif bayılmalar, yalancı konvülsiyonlar ve stüpör:

Konvülsiyon: Bilinç kaybı veya istemli kasların tümü ya da bazılarında ritmik kasılmalar.
Stüpör: Kısmi bilinç değişikliği, uyarılara reaksiyon azlığı. Uykulu olma durumu.
Kişi genellikle etkileyici bir olay akabinde kendisini incitmeyecek biçimde koltuğa, yatağa ya da yere düşerek bayılır. Epilepsiye benzer kasılmalar görülebilir. Epileptik bir nöbet en çok 1-2 dakika sürerken disosyatif bayılmalar 10-15 dakika, bazen saatler sürebilir. Kasılmalar sırasında ya da sonrasında çırpınmalar görülebilir. Bilinç açıktır. Konuşulanları duyar.
Sıklıkla bu tür bayılmaların ardından kişi saatlerce ya da günlerce stüpör içine girebilir.

EPİLEPTİK BAYILMA NÖBETİ

DİSOSYATİF BAYILMA NÖBETİ

Ortaya çıkaran etkenler

Alkol, ilaç kesilmesi, fiziki ve ruhsal stres

Ruhsal stres

Süre

En çok 1-2- dakika

10-20 dakika, saatler

Düşme biçimi

Birdenbire, tehlikeli olabilir. Çığlık olabilir

Genelde yer ve zaman seçimi vardır. Düşüş tehlikeli değildir.

Düşme yeri

Herhangi bir yer. Korunma olmaz.

Genellikle insanlar önünde görülecek biçimde, korunarak düşer.

Altına kaçırma

Olabilir

Genellikle olmaz

Yaralanma, dil ısırması

Olabilir

Dil ısırması olmaz. Dudaklarını, ellerini, çevredekileri ısırabilir.

Gelme zamanı

Günün herhangi bir saatinde olabilir. Uykuda gelebilir.

Genellikle psikolojik stres sonrası ve başka kişiler varken olur. Uykuda görülmez.

Nöbet sırasında

Ani bilinç yitimi olur
Nöbet sırasında ağrılı uyaranlara yanıt yoktur
Nöbet ardından uyku ve uyanırken konfüzyon (Bilinç bulanıklığı)

Bilinç yitimi olmayabilir de olabilir de. Konuşulanları kişi duyup anımsayabilir. Nöbet sırasında konuşabilir
Genellikle ağrılı uyaranlara yanıt alınır
Nöbet, ağıtlar, sıkıntılı görünüm ve hareketlerle sonlanır.

 


DİSOSİYATİF KAÇIŞ (FÜG)
Kişi birden, beklenmedik bir biçimde evinden uzaklaşarak başka bir semte ya da kente gider.  Saatlerce, günlerce, aylarca ya da yıllarca kalabilir. Yıllarca sürekli gezebilir de.  Daha önce yaşadığı kimliğe ve yere karşı tam bir unutma (amnezi) olur. Kendisine yeni bir kimlik edinmiş olabilir. Kaçış öncesi kimliğine döndüğünde daha sonra geliştirdiği kimlik ve yerler de unutulur. Bütün bu durumlar herhangi bir ilaç ya da nörolojik rahatsızlığa bağlı değildir.

DİSOSYATİF UNUTMA (AMNEZİ)
Disosyatif unutmada kişinin yaşamının bir bölümünü hatırlayamaması ve bu durumun normal bir unutkanlıkla açıklanamaması söz konusudur. Unutulan yaşam dönemleri genellikle travmatiktir. Psikanalitik açıdan seçici unutmalardır.

DİSOSYATİF KİMLİK BOZUKLUĞU

Bir kişide yineleyici biçimde başka bir ya da birden fazla kişiliğin belirmesi ve bu durumun kişinin yaşamına kısa ya da uzun süre egemen olmasıdır.
Bu bozukluğun asıl belirtisi:
Bu farklı kişilik ya da kimlikler birbirini tanımaz. Birbirlerinden habersizdirler ve birbirlerinin yaptığı eylemleri tümden unuturlar. Bir kişilikten ötekine kaymalar birden, kısa sürede olur.
Genellikle bu kişilerin hipnoza ve telkine yatkın oldukları kabul edilir.
Farklı kişilikler genellikle bireyin alışkın olduğu yaşam biçiminin dışında kişilik özellikleri gösterirler. Örneğin yumuşak huylu ve edilgen bir kişilikten atak bir kişiliğe geçebilir.

HİSTERİK PSİKOZ (PSÖDOPSİKOZ)
Genellikle şizofreninin kendine özgü psikoz özellikleri bulunmaz.
Belirtileri:
Genellikle ani başlayan çılgınlık belirtileri,
Bağırıp çağırmak, üstünü başını yırtmak, soyunmak,
Kendine zarar vermeden çevreye saldırmak,
Kendini oradan oraya çarpmak,
Sesler işitmek, hayaller görmek vb.
Dramatik tablo içinde bir miktar yapmacıklık, abartma ve oyunculuk havası vardır. Sanki deliliği oynuyor gibi bir izlenim verir.
Genellikle bu rahatsızlık ağır bir stres (özellikle aile içi) durumundan sonra ortaya çıkar. Kadınlarda daha çok görülür. Genellikle kısa süreli, geçici bir durumdur. Birkaç günden birkaç haftaya kadar sürebilir.

HİSTERİK KİŞİLİK
Günümüzde histerik kişilik tanımı yerine 'Histriyonik Kişilik' tanımı kullanılmaktadır.
Histerik kişiliğin özellikleri:
Değişken ruhsal yapı (psikoplastisite): Tutarlı ve sürekliliği olan bir kimlik geliştirmediği için kişi kolay etki altında kalan, telkine açık bir durumdadır.
Yalan uydurma eğilimi (mitomani): Rol yapma, yalan uydurma ve hastalığa öykünme eğilimidir.
Cinsel düzensizlik: Cinsel anlamda derin kısıtlanış ve düzensizlik vardır.
Davranışlar yapay, abartılmış, rol yapar gibidir. Duygulanım oynak ve yüzeyseldir. Dış görünüş baştan çıkarıcıdır. Benmerkezci, çabuk kırılan, sürekli beğenilmeyi bekleyen, çocuksu, telkine yatkın kişilerdir. Bu özellikler genellikle kadınlarda daha çok görülür.
Konversiyon bozukluğu ve disosyatif nevrozla histriyonik kişilik arasında bir bağ bulunduğu yönünde bir bilgi bulunmamaktadır.
Psikanalitik kurama göre histerik (histriyonik) kişilik daha çok fallik dönemde saplanmayı, çözülmemiş oidipal sorunların bulunduğunu gösterir.

 JANET'İN DİSOSİYASYON KURAMI
Pierre janet psikonevrozlardaki temel patolojiyi bilinç yapısındaki değişikliklere bağlar. Ortaya attığı 'Ruhsal gerilim' kavramı ile bu durumu açıklamaya çalışır.
Ruhsal gerilim kavramına göre; kişinin tüm enerjileri bütünleşerek bir amaç çevresinde yoğunlaşmaktadır. Buna bağlı olarak da bilinç, belli bir bütünlük göstermektedir. Kalıtım, yorgunluk ya da heyecansal yaşantılar nedeniyle ruhsal gerilimde bir düşüklük olabilir. Janet , bugün fobik ve obsesif-kompulsif olarak bilinen iki farklı bozukluğu tek bir başlık altında 'Psikasteni' olarak isimlendirmiştir. Histeride ise ruhsal gerilimde genel bir düşme olmaz, bilinç alanında daralma olur. Hipnozda olduğu gibi histeride de kişiyi telkin altında tutan bir düşünce vardır. Bu nedenle bilinç alanı bu fikir üzerinde daralmış, büzülmüştür.  Histeride 'sabit fikir' temel belirtidir. Janet, histeriyi kişiliğin birleşiminde bir düzensizlik, bir çözülme (disosiyasyon) olarak açıklamaya çalışmıştır.

FREUD'UN PSİKANALİTİK KURAMI

Freud ve Breuer başlangıçta hipnoz uyguladıkları hastaların histerik belirtilerinin yok olduğunu gördüler. Bu denemeler neticesinde Bilinçdışı, boşalma (Catharsis) ve Bilinçdışına bastırma (Repression) kavramları ortaya çıkmıştır. Daha sonra araştırmalarını yalnız sürdüren Freud, özellikle histeri çalışmalarına dayanarak psikanalitik kuramın ve sağaltımın temellerini atmıştır. Bu kuram sayesinde ruh hekimliği tanımlayıcı olmaktan kurtularak, hastalık belirtilerinin ardındaki güdücü güçleri inceleyen dinamik ilkeler kazanmıştır.
Histerik kişide yasak dürtülere karşı sürekli bir bastırma (bilinçdışında tutma) zorunluluğu vardır. Bastırmanın yetersiz kaldığı durumlarda çatışma ortaya çıkar. Dolayısıyla çatışmanın meydana getirdiği bunaltıya karşı yeni bir düzenek gerekir. İşte histerik nevrozda bu, Konversiyon (Döndürme) ya da Disosiyasyon (Çözülme) düzeneğidir.
Konversiyon  histerisinde baskın olan iki düzenek: Bastırma ve Döndürme'dir. Bastırma, çatışma ve onu doğuran dürtülerin bilinçdışı kalması; konversiyon da bunların somatik işlev bozukluklarına (Felç, anestezi vb) döndürülmesidir.
NEDEN SOMATİK İŞLEV YİTİMİ?
Çocukluk döneminde bedenin belli bölgeleri ya da işlevleri özel simgesel anlam kazanmaktadır. Örneğin kollar saldırma, öldürme dürtüsü ya da özdoyurumu (mastürbasyon) temsil edebilir. Organdaki işlev yitimi, bir bakıma hem isteği hem de yasağı temsil eden anlamlı bir bozukluktur. Bunun yanında bir organın fiziksel yönden hastalanmış olması da o organın konversiyona yatkınlığına yol açabilir.
HİSTERİDE BİRİNCİL VE İKİNCİL KAZANÇ
Birincil kazanç: Hasta bir çatışmadan, bir bunaltıdan kurtulmuştur. Onun yerine bir organda işlev yitimi olmuştur. Charcot'un tanımlamış olduğu 'Güzel Aldırmazlık' durumunu birincil kazanç sayesinde daha iyi anlayabiliriz.
İkincil kazanç: Hastanın gördüğü ilgi, bakım, sorumluluktan kurtulma vb durumlardır.
Burada unutulmaması gereken bu kazançların tümü bilinçdışıdır. Dolayısıyla bu kazançlar nedeniyle hastayı suçlayamayız.
Histeriyi meydana getiren çatışma hangi dürtü ve gereksinimlerle olmaktadır?
Klasik psikanalitik kurama göre bu çatışma çözülememiş 'oidipus çatışması'dır. Histerik, fallik dönemde saplanmış ya da bu döneme gerilemek zorunda kalmış kişidir.
Sonraki araştırıcılar bu bozuklukta oral döneme ilişkin çatışmaların da önemli olabileceğini belirtmişlerdir. Ayrıca yetişkin hastaların bilinçli öykülerine bakarak çocukluk dönemi cinsel saldırıların da etkili olduğu söylenebilir.

  • SOMATİZASYON BOZUKLUĞU (Briquet Sendromu)

Somatizasyon (Bedenselleştirme) bozukluğu genç yaşlarda başlayıp (30 yaşından önce) uzun yıllar süren bir bozukluktur. Briquet sendromu belirtilerinin önemli bir kısmı histerik görünüm vermekle birlikte hastalığın bir yaşam stili durumuna dönüşmesi önemli bir ayırıcı durumdur.
Bazı belirtiler: Karın ağrısı, bulantı, kusma, öğürme, geğirme, ses kısılması, sağırlık, körlük vb.

HİPOKONDRİYAZİS
Terim Hipokrat'a aittir. Bu bozuklukta temel bozukluk bunaltıdır. Ancak bunaltı bedene aktarılmış ve bedensel hastalık uğraşlarına dönüşmüştür. Bedende bir bozukluk olmadığı halde kişi sürekli hastalık kaygıları ve çeşitli somatik yakınmalar gösterir.
Genel görünüm ve davranış: Sağlıklı olduğu halde, kişi sık sık bedeninin çeşitli bölgelerinde bir bozukluk, bir ağrı olup olmadığını anlamak için dokunur, bastırır. Hekimleri yıldırırlar.
Duygulanım: Kaygı çoktur. Bu kaygı bir hastalığın olduğu ya da olabileceği kaygısıdır. Adeta dünyada kendi bedenlerinden başka bir şey yokmuşcasına bedensel uğraşları vardır.
Bilişsel yetiler: Bilinç, bellek ve yönelim bozukluğu yoktur. Sadece bedene odaklanmadan kaynaklanan dikkat dağınıklığı olur. Dikkatin çok yoğunlaştığı beden bölgelerinde karıncalanmalar, uyuşmalar vb durumlar algılanır.
Düşünceler: Düşünce sürecinde belirgin bir bozukluk yoktur.  Asıl bozukluk düşünce içeriğindedir. Düşünce içeriği hastalık kuşkuları ve kaygıları, hastalık tanıları ile doludur. Hangi organını düşünse orada bir şeyler algılar, algıladıkça dikkati, merakı artar. Bir diş eti kanaması akciğerden gelen kandır. Bir gaz sancısı bağırsaklarda ciddi bir hastalıktır. Kullandığı her ilaç yan etki yapar, daha kötü hisseder. Hekimleri dolaşır, sayısız muayeneler olur. Elinde bir tomar reçete vardır.
Fizyolojik (ve fiziki) Belirtiler: Fizyolojik bir bozukluk yoktur. Zaman zaman bunaltıya bağlı çarpıntı, üşüme, terleme, ellerde hafif uyuşmalar, soluk alma güçlüğü gibi belirtiler olabilir. Dinlendikçe, yatakta yattıkça hastalık düşünceleri daha da çok artar.

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.