Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

İŞLEVSEL PSİKOLOJİNİN ÖNCÜSÜ: WİLLİAM JAMES (1842-1910)

William James ve onun Amerikan psikolojisi içerisindeki rolü ve statüsü hakkında çelişkili pek çok şey vardır. William James işlevsel psikolojinin en önemli Amerikalı öncülerinden biridir. Ayrıca, ABD'de yeni bilimsel psikolojinin de öncüsüdür ve pek çok kişi tarafından Wundt'tan sonra Amerika'nın en büyük psikologu olarak kabul edilir. (Korn, Davis, &Davis, 1991) Ancak James pek çok meslektaşı tarafından bilimsel bir psikolojinin gelişiminde olumsuz bir etki olarak görülmüştür. James zihinsel telepati, geleceği görebilme gücü, ruhçuluk, ölmüş kişilerle iletişim kurma ve diğer mistik olaylara olan ilgisini açıkça ortaya koymuştu. Titchener ve Cattell da dahil olmak üzere pek çok Amerikalı psikolog, birer deneysel psikolog olarak psikolojiden söküp atmaya çalıştıkları zihinsel ve psişik olayları hayranlıkla kabullenme tavrı göstermesi sebebiyle James'i eleştirmiştir.

James herhangi resmi bir psikoloji sistemi oluşturmamış ve yandaş eğitmemiştir. James'çi bir düşünce ekolünden söz edilemez. Şekillendirdiği psikoloji bilimsel ve deneysel olmasına rağmen, James kendi tutum ve davra­nışlarında deneyci değildi. Psikoloji kendi deyişiyle "kötü küçük bilim" idi ve onun için Wundt'dan veya Titchener'dan farklı olarak, ömür boyu süre­cek bir tutku değildi. James psikoloji alanında bir süre çalışmış ve ardından başka alanlarla ilgilenmiştir.

Hatta psikoloji alanında aktif olarak çalışırken bile bağımsız kalmayı sürdürmüş, herhangi bir ideolojiye, sisteme veya ekole katılmayı reddetmiştir. James ne bir liderin takipçisidir ne de bir bilim dalının kurucusu­dur. Psikolojide olup biten her şeyin farkındaydı ve onun büyük bir parçasıydı ancak çok çeşitli düşünceler arasından kendi psikoloji görüşüne uy­gun olanları seçip geri kalanını reddedebiliyordu.

Psikolojiye büyük katkılarda bulunmuş olan bu etkileyici adam, haya­tının son dönemlerinde psikolojiye sırtını döndü. Hatta Princeton Üniver­sitesinde katıldığı bir konuşmanın hemen öncesinde bir psikolog olarak ta­nınmak istemediğini belirtmişti. Psikolojinin bir tür "apaçık olanı detaylandırma" olduğunu iddia etmişti. Herşeye rağmen onun psikoloji tarihindeki yeri hem çok açık hem de çok önemlidir.

James işlevsel psikolojiyi kuran kişi değildi fakat o dönemlerde Ameri­kan psikolojisine sızan işlevselci atmosfer içerisinde çok açık ve etkili bir şekilde yazıp düşünebilmişti. Böyle yapmakla, kendisinden sonraki psikologlara sağladığı parlak fikirler yoluyla işlevselci hareketi etkilemiş oldu.

James'in Hayatı

William James (ve ünlü bir romancı olan erkek kardeşi Henry) iyi tanı­nan zengin bir ailenin çocuğu olarak bir New York oteli olan Astor House'da doğdu. Çocuklarının eğitiminde Avrupa ile Amerika arasında kalan babası, büyük bir hevesle kendisini beş çocuğunun eğitimine adamıştı. Amerikan okullarının görünüş olarak çok dar ve sınırlı olduğuna, fakat bu­na eşit oranda da çocuklarının kendi vatandaşları arasında eğitim görmesi gerektiğine inanıyordu. James'in yolculuklar yüzünden sık sık yanda kesi­len ilk resmi eğitimi Fransa, İngiltere, İsviçre, Almanya, İtalya ve ABD'de yapıldı. (James'in biyografisinde, aldığı bu dağınık eğitimi anlatan ve "Zig-zag Yolculuklar" şeklinde bir başlık verdiği bir bölüm bulunmaktadır.) Ba­bası, ömürleri boyunca aile bağlan çok güçlü olacak olan çocuklan arasında zihinsel özgürlüğü özendirip teşvik ediyordu.

Özendirici gençlik deneyimleri James'i İngiltere'nin ve Avrupa'nın zi­hinsel ve kültürel avantajlarıyla karşı karşıya getirmiş ve onu bir dünya adamı yapmıştı. Yurtdışına sık sık yaptığı geziler aslında onun tüm hayatı­nın ayırıcı bir niteliğiydi. Babasının hastalıklarla baş etme yolu, hasta olan aile ferdini hastane yerine Avrupa'ya göndermekti. Annesi ise çocuklarına ilgi ve dikkati ancak hastalandıklarında verirdi. Belki de bu yüzden James'in sağlık durumu nadiren iyi olmaktaydı. Sık sık hastalandığı için Avrupa ile Amerika arasında mekik dokumak durumunda kalmıştı.

Babası çocuklarının hiçbirinin bir meslek edinmeye veya hayatını kazanmaya ihtiyacı olmadığını düşünmekle birlikte, James'in ilk ilgilerinin bilime yönelik olmasına çaba göstermişti. James 15 yaşındayken yılbaşı hediyesi olarak ona bir mikroskop almıştı. Daha önceden "Bunsen gaz lambasının yanı sıra, parmaklarını ve elbiselerini lekeleyerek, bazen tehlikeli patlamalara sebep olan, karıştırdıgı, ısıttığı ve aktardığı gizemli sıvılarla dolu şişeleri vardı" (Ailen, 1967, s.47). Bununla birlikte James 18 yaşında ressam olmaya karar verdi. William Morris Hunt'un stüdyosunda geçirdiği 6 ayda bu alanda fazla ümit vadetmedigine ikna oldu ve 1861 yılında Harvard'da Lawrence Bilim Okuluna girdi. Ardından hem sağlığı hem de kendisine olan güveni bozulmaya başladı, hayatının büyük bir kısmında kendisini etkileyecek olan nörotik bir rahatsızlığın içine düştü. Kısa bir süre sonra ilk seçimi olan kimyayı terketti. Görünüşe göre sebep James'in dikkat ve özen isteyen laboratuvar çahşmalannı küçümsemesiydi. Daha sonra tıp okuluna kaydoldu. Tıp uygulamalanna çok az istek duyuyordu ancak farkındaydı ki "tıp alanındaki pek çok şey saçmalıktı.....................................................

kimi zaman olumlu şeylerin başanldığı cerrahlık dışında, bir doktor sa­dece hastanın ve ailesinin yanında bulunmasının moral etkisiyle bile çok daha fazla şeyler yapabilirdi. Üstelik doktor bundan para da kazanabilir­di" (Allen'dan alıntı, 1967, s. 98).

James zoolog Louis Agassiz'a Amazon'dan deniz hayvanlan örnekleri toplamak amacıyla Brezilya'ya olan yolculuğunda yardım etmek üzere tıb­bî çalışmalanna bir yıl ara verdi. Bu yolculukta kendisi için bir başka olası meslek alanını, biyolojiyi denedi, ancak bu alanın gerektirdiği tam ve düzenli derlemelere ve sınıflandırmalara tahammül edemezdi. Kimyaya ve biyolojiye olan tepkisi aslında daha sonra psikolojide deneyden hoşlanmama­sının bir göstergesiydi.

1865 yılındaki yolcuğun ardından tıp James için tüm çekiciliğini kay­betmişti. Çalışmalarına kaldığı yerden isteksizce de olsa devam etti çünkü onu çeken başka hiçbir şey yoktu. Daha sonra depresyon ve sindirim rahatsızlıkları, uykusuzluk, göz problemleri ve bel ağrıları gibi fiziksel problemlerden ötürü çalışmalarına tekrar ara verdi.

Herkes için açıktı ki James, Amerika'da acı çekiyordu. Avrupa onun tek ilacıydı. 1867 yılında Dresden ve Berlin'e gitti ve buralarda beli için kaplıcaya girdi. Alman edebiyatı ve başka kitaplar okudu, intihar düşünceleriyle oynadı, yal­nızlığım ve çektiği sıla hasretini bir yığın yazışmayla ortaya koydu ve en az evindeki kadar mutsuz olmaya devam etti (Miller&Buckhout, 1973, s.84-85).

James neyse ki Berlin Üniversitesindeki fizyoloji derslerine devam ede­bildi ve zamanın "psikolojinin yeni bir bilim olmaya başladığı" zaman ol­duğunu belirtti (Ailen, 1967, s. 140).

James en sonunda 1869 yılında Harvard'dan tıp diplomasını aldı. Fakat bu arada depresyonu ağırlaşmıştı ve yaşamaya isteği hiç de güçlü değildi. İn­tiharı düşündü, tarifi imkansız ve korkunç rüyalar akınına uğradı. Yaşadığı kâbus geceleri tek başına dışan çıkmasına engel olacak kadar yoğundu.

Bu yüzden Massachusetts, Somerville'de bir akıl hastanesine yatırıldı. Ancak kendisine önerilen hiçbir tedavi ıstırabını azaltmadı (Townsend, 1996). James o dönemde bu tür problemler yaşayan tek insan değildi.

Bir nevrasteni salgım: Amerikalı bir nörolog olan George Beard, "nev­rasteni" terimini icat etti ve enteresan bir şekilde bu sağlık durumundan Amerikan nevrozu olarak bahsetti. Hastalıkla ilgili çeşitli semptomlar say­dı: uykusuzluk, hastalık hastalığı, baş ağrıları, deride isilik, sinir yorgunlu­ğu ve beyin çöküşü denilen durum. (Lutz, 1991). James bu sendroma "Americanitis" adını verdi (Ross, 1991).

19. yüzyılın ikinci yarısı boyunca, pek çok gözlemcinin "nevrasteni salgını" dediği şey üst sınıflara doğru hızla ilerledi. Nevrasteni, tam olarak sinir gücü eksikliği, hareketsizleştiren bir depresyon, bir istek kaybıdır. Buna boyun eğenler daha çok en eğitimli ve kendilik bilinci olan kişilerdi. Burjuvazinin sakat bıraktığı bu çocuklar arasında kariyer seçiminin ertelenmesi yaygın bir deneyim oldu (Lears, 1987, s. 87).

James'in arkadaşlarının, akrabalarının ve meslektaşlarının çoğu bu güç-süzleştiren semptomlardan çektiler. Bir arkadaş: "New England'da kendin öldürme isteği duymadan 35'ine ulaşmış birisi varsa hayret ederim" şeklinde yazmıştır. James ise şöyle der: "Anlıyorum ki, hiçbir eğitimli insan intihar dü­şüncesiyle oyalanmamış değildir." (Townsend'den alıntı, 1996, s.32-33). Bu durum yüksek eğitim almış, varlıklı Amerikan toplumu içerisinde çok yay­gındı. Tanınmış bir yayın organı şu başlığı atmıştı: "İnsan Olan Herkes Nev­rasteni" (Anybody who was anbody was neurasthenic) (Miller, 1991).

Rexall ilaç şirketi bu hastalığın sunduğu fırsattan yararlanmayı bildi Americanitis Elvcir isimli sinir hastalıklarına, sinir yorgunluğuna ve Ameri-canitis'den kaynaklanan tüm rahatsızlıklara yönelik patentli bir ilacı ortaya çıkardı (Marcus, 1998).

Hastalıktan muzdarip kadınlara, özellikle entelektüelere ve feministle­re, "Çalışmadan, okumadan veya herhangi bir sosyal yaşam olayına katıl­madan altı hafta veya daha fazla bir süre yatakta kalmaları ve daha fazla ki­lo almak için yüksek yağ oranlı bir diyet uygulamaları" tavsiye edilmişti. Erkeklerin ise yaşam tarzlarını bu denli kısıtlamaları beklenmemişti. Onla­ra tavsiye edilen tedavi planına "Seyahat, macera [ve] güçlü fiziksel egzer­sizler" dahil edilmişti (Shovvalter, 1997, s.50, 66).

Duane P. Schultz, Sydney Ellen Schultz, Modern Psikoloji Tarihi, Kaknüs yayınları, İstanbul, 2007

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.