Psikoloji Tarihi

İslam Ansiklopedisi A

İslam Ansiklopedisi B

Cemil Meriç

Karen Horney

PDR Notları






 
ANTALYA, BURSA, İSTANBUL VE KONYA'DAKİ ADAYLAR! SINAV KAYGISINDAN KURTULMAK İÇİN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİNİZ TIKLAYIN

WİLHELM WUNDT (1832-1920) WUNDT'UN HAYATI

Wundt Almanya'nın küçük bir kasaba­sında doğdu ve hayatının ilk yıllarını yoğun bir yalnızlık duygusu içerisinde yaşadı. Okulda düşük notlar aldı ve tipik bir "evin tek çocuğu" hayatını yaşadı (abisi yatılı bir okuldaydı). Yaşıtı olan tek arkadaşı iyi huylu fakat güç belâ konuşabilen zihinsel özürlü bir çocuktu.

Wundt'un babası bir papazdı. Anne ba­bası oldukça şen şakrak ve sosyal olmaları­na karşın "Wundt'un babasıyla ilgili ilk hatıraları pek hoş değildi. Wundt 80 yaşlarındayken çok canlı bir biçimde, babasını izlemeye çalışırken merdi­venlerden nasıl düştüğünü hatırlıyordu. Ayrıca babasının onu bir gün okul­dayken ziyaret ettiği ve öğretmenine dikkatini yöneltmediği için tokatladı­ğı da hatıraları arasındaydı.

İkinci sınıfın başlangıcında Wundt'un eğitimini babasının asistanı olan genç bir mahalle papazı üstlendi. Wundt bu gence ebeveynine olan duygusal bağlılığından çok daha güçlü bir bağlılık hissetti. Mahalle papazı başka bir kasabaya gönderildiğinde Wundt alt üst oldu. Bunun üzerine bu genç mahalle papazıyla birlikte yaşamasına izin verildi. Ve 13 yaşına dek onunla kaldı.

"Wundt'un ailesinde, hakikaten her disiplinde tanınmış insanlar ve güçlü bir akademik gelenek vardı. Söylenen oydu ki, "Hakikaten Almanya'daki hiç­bir aile ağacında Wundt'un ailesindeki kadar zihinsel olarak aktif ve üretici bireyler yoktur" (Bringmann, Balance, Evans, 1975, s. 288). Ne yazık ki, bu etkili aile geleneği genç Wundt tarafından sürdürülemeyeceğe benziyordu.

Wundt vaktinin çoğunu ders çalışmaktan çok hayal kurarak geçiriyor­du ve Gymnasiurrivm ilk senesinde sınıfta kaldı. Sınıf arkadaşlarıyla iyi ge­çinemiyor, öğretmenlerden birisi tarafından sıklıkla tokatlanırken diğerleri tarafından alaya alınıyordu. Bir seferinde dayanamayarak okuldan kaçtı. Bu durum hiç de ümit verici bir başlangıç değildi.

Wundt yavaş yavaş hayallerini kontrol altına almayı öğrendi, hatta oldukça popüler birisi oldu. Okul hayatından hiçbir zaman hoşlanmamış olmasına rağmen, zihinsel ilgilerini ve kabiliyetlerini geliştirdi. 19 yaşında okuldan mezun olduğunda üniversiteye hazırdı.

Wundt hayatını kazanırken aynı zamanda da bilim üzerine çalışmak amacıyla doktor olmaya karar verdi. Tedaviye yönelik çalışmaları Wundt'un bir yılını Tübingen Üniversitesinde geçirmesine sebep oldu. Sonraki üç buçuk yılını anatomi, fizyoloji, ilaç ve kimya okuduğu Heidelberg'te geçirdi ve burada kimya alanında ünlü olan Robert Bunsen'den çok etkilendi. Yavaş ya­vaş tıp eğitiminin kendisine göre olmadığını anladı ve fizyolojiye yöneldi.

Berlin'de büyük fizloyog Johannes Müller ile geçen bir sömestrlik ça­lışmadan sonra Wundt 1855 yılında doktorasını yapmak için Heidelberg'e döndü. Fizyoloji alanında Heidelberg'te 1852'den 1864'e dek sürecek doçentlik dönemi başladı. 1858 yılında Helmholtz'un asistanı olarak atandı. Fakat yeni öğrencileri laboratuvarın esaslarına alıştırma işi ona sıkıcı geldi ve bu rutinden birkaç yıl sonra vazgeçti. 1864 yılında yardımcı profesör ol­du ve 1874 yılına dek Heidelberg'te kaldı.

Heidelberg'te fizyoloji araştırmaları yaptığı sırada, bağımsız ve deneysel bir bilim olarak psikoloji fikri Wundt'un zihninde canlanmaya başlamıştı. Ye­ni bir bilim olarak psikolojiyle ilgili ilk düşünceleri Duyusal Algılama Teorisi­ne Katkılar1 başlıklı kitabında yer aldı. Bu kitabın çeşitli kısımları 1858 ve 1862 yıllan arasında basıldı. Wundt bu kitabında evindeki donanımsız laboratuvannda yaptığı orijinal deneylerini anlatmanın yanı sıra, yeni psikolojinin metodlarına ilişkin görüşlerine de yer vermişti. Wundt ilk kez deneysel psiko­lojiyi ele aldı. Fechener'in Elementler (1860) adlı kitabıyla Wundt'un bu çalış­ması çoğunlukla yeni bilimin literatür alanındaki doğuşu olarak düşünüldü.

Beitrage'yi 1863 yılında ondan daha önemli başka bir kitap izledi: İnsan ve Hay\an Zihinleri Üzerine Dersler2. Kitabın ilk baskısından yaklaşık 30 yıl sonra İngilizce tercümesiyle revizyondan geçirilmesi ve Wundt'un 1920'de­ki ölümüne dek yeni baskılarının yapılması bu kitabın öneminin bir işare­tidir. Kitap birkaç yıl boyunca deneysel psikologların dikkatini çeken pek çok problemi tartışıyordu.

Wundt 1867 yılında, Heidelberg'te fizyolojik psikoloji dersi vermeye başladı. Bu, Wundt'un böyle bir dersi ilk kez resmi bir şekilde sunuşuydu. Heidelberg'teki bu çalışmanın dışında sık sık psikoloji tarihinin en önemli kitabı şeklinde anılan Fizyolojik Psikolojinin ilkeleri 1873 ve 1874 yıllarında iki bölüm halinde basıldı. Kitabın 37 yıl içerisinde, sonuncusu 1911 yılında olmak üzere altı baskısı yapıldı. Kuşkusuz, Wundt'un şaheseri ok bu kitap psikolojinin kendine özgü problemleri ve deneyleme metotlarını bir laboratuar bilimi olarak resmen kurulmasını sağlamıştır. Uzun yıllar Grundzüge'nin müteakip baskılan deneysel psikologlara bir bilgi deposu 1 yeni psikolojinin yükselişinin bir tutanağı olarak hizmet etti. Bu hizmet Wundt'un kitabın önsözünde belirttiği "yeni bir bilim alanının işaret edilmesi" girişiminin amacıydı. Kitabın kullandığı fizyolojik psikoloji başlığı yanıltıcı olabilir. 19.yüzyılın ortalarında "fizyolojik" kelimesi Almancada "deneysel" kelimesinin eşanlamlısı olarak kullanılıyordu. Bu nedenle, Wundt bugün bildiğimiz fizyolojik psikolojiyi değil, deneysel psikolojiyi yazıp öğretiyordu (Blumenthal, 1980).

 

Leipzig Yılları

Wundt, 1875 yılında, 45 yıl boyunca olağanüstü bir çalışma sergileyeceği Leipzig'de felsefe profesörü olunca kariyerinin en uzun ve en önen dönemi başlamış oldu. Leipzig'e gelmesinden kısa bir süre sonra kendi' laboratuvarını açtı ve 1881 yılında yeni bilimin ve yeni laboratuarın resmi bir haber organı olan Felsefe Çalışmaları4dergisini çıkmaya başladı. Aslı da dergiye Psikoloji Çalışmaları adını vermek niyetindeydi ancak anlaşıl bu isimde başka bir derginin olması (bu dergi ruh, parapsikoloji, gizem ve büyüden bahsediyor olmasına rağmen) Wundt'un kendi dergisinin ismini 1 men değiştirmesine sebep oldu (Bringmann, Bringmam Ungerer, 1981 Bununla birlikte, Wundt 1906 yılında dergisinin adını Psikoloji Çalışma n şeklinde değiştirdi. Wundt'un el kitapları, laboratuarı ve bilimsel dersiyle, yeni psikoloji hale yola girmeye başlamıştı.

Wundt'un yayılan ünü ve laboratuarı pek çok öğrenciyi onunla birlikte çalışmak üzere Leipzig'e çekiyordu. Bu öğrenciler arasında daha sor psikolojiye önemli katkılarda bulunacak olan pek çok kişi vardı. Bunlar arasında yer alan birkaç Amerikalı'nın çoğu ülkelerine döndüklerinde kendi laboratuvarlannı açtılar. Bu laboratuar 19. yüzyılın son dönemlerinde geliştirilen pek çok laboratuara model teşkil etti. Leipzig'de toplanan bu öğrenciler en azından başlangıçta, belli bir görüş açısı ve amaç etrafında birle ırk psikolojideki düşünce ekollerinin oluşumuna katkıda bulundular.

Wundt'un Leipzig'deki dersleri çok popülerdi ve geniş bir katılıma sa­hipti. Bir keresinde, bir sınıfta 600'den fazla öğrenci vardı. Wundt'un sınıf yönetimi Titchener tarafından şu şekilde anlatılmıştır:

Wundt tam saatinde sınıf kapısında belirir, dakiklik esastır. Tamamen siyahlar giyinmiştir ve küçük bir deste ders notu taşımaktadır. Kürsünün yan tarafındaki ara yolu acemi ayak sürtmeleriyle takırdatır ve sanki tabanları tahtadanmış gibi bir ses çıkarır. Kürsünün üzerinde uzun bir sıra vardır. Bu sıranın üzerinde gösteriler (demo) yapılır. Birkaç mimiği vardır -işaret parmağım alnın­dan geçirir, tebeşirini yeniden düzeltir- sonra dinleyicilerine yüzünü döner ve dirseklerini kitap destesinin üzerine yerleştirir. Sesi önceleri zayıftır, sonra güç ve vurgu kazanır. Ellerini ve kollarım gizemli bir şekilde anlattıklarım tasvir edercesine yukarı ve aşağı doğru hareket ettirerek, işaret ederek ve sallayarak konuşur. Başı ve vücudu dimdiktir, sadece elleri ileriye ve geriye doğru hareket eder. Nadiren, yazılmış notlarına başvurur. Saat dersin bitimini vurduğunda anlatımını durdurur, bir an başını eğer ve aynı takırtılar içerisinde, geldiği gibi gider (Miller Buckhout, 1973, s.29).

Wundt her bir yeni yüksek lisans öğrenci grubunun ilk konferansına bir araştırma listesiyle gelirdi. Öğrencileri ödevlerini alış usullerini şöyle hatırlarlar:

Wundt'un elinde araştırma konularım içeren bir liste bulunurdu ve bizi ayak­ta duruş sıramıza göre alır; oturmamız konusunda hiçbir şey söylemez, konu başlıklarını ve saatleri ayarlardı. Üniversite tarafından verilecek bilimsel dereceye aday olanların mümkün olan en fazlasına araştırmanın 23 konusunu ödev olarak hazırlamalarım isterdi (Baldwin, 1980, ss.283, 306).

Wundt araştırmaya çok dikkatlice nezaret eder ve tezin tamamlanma­sıyla ilgili mutlak red veya kabul gücünü elinde tutardı. Alman bilimsel dogmatizm ruhu Leipzig laboratuarında güç kazanmıştır.

Wundt özel yaşantısında sessiz ve alçakgönüllüydü, günleri dikkatlice düzenlemiş bir rutini takip etmekle geçiyordu.5 Sabahlan bir kitap veya ma­kale üzerinde çalışır, öğrenci tezlerini okur ve dergisini yayıma hazırlardı. Öğleden sonraları laboratuarı ziyaret eder veya sınavlarda hazır bulunurdu. Carttell, Wundt'un laboratuar ziyaretlerinin 5 ile 10 dakika arası sürdüğü­ne dikkat çekmiştir. Görünen o ki, Wundt labarotuvar araştırmalarına olan büyük güvenine rağmen, "kendisi bir laboratuar çalışanı değildi" (1928, s. 545). Wundt, daha sonra yürüyüş yaparken daima öğleden sonra 14'te baş­layan dersi hakkında düşünürdü. Oldukça disiplinli bilim yaşantısı göz önü­ne alındığında belki de onun pek çok akşamını müziğe, politik faaliyetlere, en azından gençlik yıllarında öğrenci sorunlarına ve işçi haklarına ayırdığı­nı öğrenmek şaşırtıcı olabilir. Wundt'un ailesi yüksek gelirden hoşlanan, hizmetçiler tutan ve sık sık eğlenceler düzenleyen insanlardı.

 

Kültürel Psikoloji

Bir laboratuar ve derginin kurulmasıyla sayısız araştırma bir düzen altına alınmış oldu ve 1890-1891 yıllarında Wundt o büyük enerjisini felsefeye yöneltti. Etik, mantık ve sistematik felsefe üzerine yazılar yazdı. Fizyolojik Psikolojinin ilkeleri kitabının ikinci baskısını 1880'de, üçüncü baskısını 1887'de yaptı.

Wundt'un yeteneğini odaklaştırdığı başka bir alan olan kültürel psiko­lojinin ana hatları Beitrage'de 1862 yılında yazıldı. 19. yüzyılın sonlarına doğru Wundt tekrar bu projeye döndü ve 1900-1920 yıllan arasında bası­lan on ciltlik Halk Psikolojisi6 ile son şeklini verdi. Halk psikolojisi veya kültürel psikoloji dilde, sanatta, efsanelerde, gelenek ve göreneklerde, ka­nunlarda ve ahlakta kendisini gösteren zihinsel gelişimin çeşitli aşamalarının araştırılmasını kendisine konu edinir. Bu çalışmanın psikoloji açısın­dan önemi daha çok içeriğiyle ilgilidir. Çalışma, yeni bir bilim olan psiko­lojinin ikiye bölünmesine yardım etmiştir: deneysel ve sosyal psikoloji. Wundt'a göre duyum ve algı gibi daha basit zihinsel işlevler laboratuar çalışmalarıyla incelenebilir ve incelenmelidir. Oysa daha yüksek yapılı zihin­sel süreçlerin deneyler yoluyla araştırılması mümkün değildir. Çünkü bu zihinsel süreçler dil alışkanlıkları ve kültürel eğitimin diğer yönleri tarafın­dan belirlenmiştir.7 Bu nedenle Wundt'a göre yüksek düzeyli düşünme sü­reçleri ancak sosyoloji, antropoloji ve sosyal psikolojinin deneysel olmayan yaklaşımlarıyla etkili bir şekilde incelenebilir. Sosyal güçlerin yüksek dü­zeyli karmaşık zihinsel süreçlerin gelişiminde büyük rol oynadıkları iddiası hem doğru hem de çok önemlidir. Fakat Wundt'un ulaştığı yüksek düzeyli zihinsel süreçlerin deneysel olarak incelenmesinin imkânsız olduğu so­nucu çok geçmeden çürütülmüştür.

Wundt'un kültürel psikolojinin önemini kabul edip 10 yılını bu alanın gelişimine adamasına ve psikolojinin temel birimlerinden birisi olarak dü­şünmesine rağmen, kültürel psikolojinin Amerikan psikolojisi üzerindeki etkisi çok az olmuştur. Amerikan Psikoloji Dergisi'nde 90 yıl boyunca bası­lan makalelerin taraması, Wundt'un yayınlarından sadece %3,5 gibi küçük bir miktarının Völkerpsychologie'ye ait olduğunu göstermiştir. Oysa Wundt'un Fizyolojik Psikolojinin ilkeleri kitabının %61'inden fazlası çalış­malara referans oluşturmuştur (Brozek, 1980).

Peki böyle bir alan Almanya'da neden geniş bir kabulle karşılandığı halde ABD'de önemsenmedi? Bir olasılık Wundt'çu psikolojinin kendisi­ne ait versiyonunu Amerika'ya taşıyan Titchener'in Wundt'un çalışmalarının bu bölümlerini, kendi yapısalcı psikolojisiyle uyumlu olmadığı gerekçesiyle atlamasıdır.

Duane P. Schultz, Sydney Ellen Schultz, Modern Psikoloji Tarihi, Kaknüs yayınları, İstanbul, 2007

 
1- BU SİTE TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR VE BİLGİLERİN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMA İHTİMALİ VARDIR.
2- BU SİTE RESMİ BİR SİTE DEĞİL, KİŞİSEL BİR SİTEDİR.
3- YANLIŞLIKLA DA OLSA VERİLEBİLECEK HATALI BİLGİLER DOLAYISIYLA www.ygslyssistemi.com YÖNETİMİ HİÇ BİR SORUMLULUK KABUL ETMEZ.
4- SİTEMİZDEN EDİNDİĞİNİZ TÜM BİLGİLERİ MUTLAKA RESMİ KAYNAKLARDAN DA KONTROL EDİNİZ.
5- SİTEMİZDEKİ DİĞER SINAVLAR KISMI SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. YGS LYS HARİCİNDEKİ SINAVLARLA İLGİLİ SORU SORMAYINIZ.
6- HİÇ BİR KULLANICI SİTEMİZDEKİ BİLGİLERDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ZARARA UĞRADIĞI YÖNÜNDE ŞİKAYETTE BULUNAMAZ.
ASLOLAN RESMİ KAYNAKLARDAN ELDE EDİLEN BİLGİLERDİR. BURADA VERİLMİŞ OLAN BAZI PRATİK BİLGİLERİN OLASI YANLIŞLIĞI YA DA GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ OLMASI NEDENİYLE MAĞDUR OLMAMAK İÇİN LÜTFEN RESMİ KAYNAKLARA BAKINIZ.
7- BU SİTEYİ ZİYARET EDEN TÜM ZİYARETÇİLERİ BU UYARILARI OKUMUŞ KABUL ETMEKTEYİZ..

www.ygslyssistemi.com başarılar diler.......

Makale Arşivi

copyrite© ygslyssistemi.com
Her hakkı saklıdır. Yayınlanan makalelerin bir kısmı ya da tamamı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.